AVUKAT SÜLEYMAN KESİCİ HUKUK BÜROSU | ANTALYA AVUKAT
Ceza Davasında istinaf Nedir? Başvuru Süresi ve İnceleme Kapsamı
Ceza mahkemesinin verdiği karara karşı istinafa nasıl başvurulur? İki haftalık başvuru süresi, gerekçeli kararın tebliği, istinafa kapalı hükümler, bölge adliye mahkemesinin inceleme yetkisi ve temyiz süreci, 2026 güncel mevzuatıyla açıklanıyor. | Ceza Davasında istinaf Nedir? Başvuru Süresi
CEZA | KANUN YOLLARICEZA HUKUKU
Av. Süleyman Kesici
9/23/202621 min read
Ceza Davasında İstinaf Nedir? Başvuru Süresi ve İnceleme Kapsamı
Yayın tarihi: 23 Eylül 2026
Ceza mahkemesinin mahkûmiyet, beraat veya diğer bir hüküm vermesi, dosyanın her durumda o anda kesin olarak sona erdiği anlamına gelmez.
Kanunun istinafa açık bıraktığı ilk derece mahkemesi hükümleri, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden incelenebilir.
Bu inceleme yalnız:
“İlk derece mahkemesi kanunu doğru uyguladı mı?”
sorusuyla sınırlı değildir.
Bölge Adliye Mahkemesi; delillerin değerlendirilmesini, suçun oluşup oluşmadığını, hukuki nitelendirmeyi, cezanın belirlenmesini, savunma hakkının kullanılıp kullanılmadığını ve yargılama sürecindeki usul işlemlerini de dosyanın niteliğine göre inceleyebilir.
Gerekirse duruşma açabilir, tanık veya bilirkişi dinleyebilir ve ilk derece mahkemesinin hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurabilir.
Bu yönüyle istinaf, Yargıtay'daki temyiz incelemesinden farklıdır.
2026 yılı bakımından bilinmesi gereken en önemli değişikliklerden biri ise başvuru süresidir.
Eski tarihli internet içeriklerinde ceza davasında istinaf süresinin hâlen 7 gün olduğu yazabilmektedir.
Bu bilgi güncel değildir.
2 Mart 2024 tarihinde kabul edilen 7499 sayılı Kanunla CMK m.273 değiştirilmiştir. Güncel sistemde istinaf başvurusu, gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde yapılır.
Dolayısıyla ceza dosyasında hüküm açıklandıktan sonra yalnız karar tarihine bakılması yeterli değildir.
Gerekçeli kararın ne zaman tebliğ edildiğinin ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
İstinaf Nedir?
İstinaf, ilk derece ceza mahkemesinin verdiği hükmün bir üst derece mahkemesi tarafından yeniden incelenmesini sağlayan olağan kanun yoludur.
Ceza yargılamasında istinaf incelemesini Bölge Adliye Mahkemesi ceza daireleri yapar.
Örneğin bir asliye ceza mahkemesi sanık hakkında mahkûmiyet kararı vermiş olabilir.
Sanık:
“Suçu işlemedim.”
“Deliller yanlış değerlendirildi.”
“Tanığım dinlenmedi.”
“Hukuka aykırı delile dayanıldı.”
“Suçun hukuki vasfı yanlış belirlendi.”
veya
“Ceza hatalı hesaplandı.”
gerekçeleriyle istinaf yoluna başvurabilir.
Benzer şekilde katılan veya Cumhuriyet savcısı da kanunun tanıdığı sınırlar içerisinde hükmü istinafa taşıyabilir.
İstinafın amacı yalnız kararın şeklen kontrol edilmesi değildir.
Bölge Adliye Mahkemesi gerektiğinde dosyanın maddi olay ve hukuki değerlendirme yönünden yeniden incelenmesini sağlayabilir.
İstinaf ile Temyiz Aynı Şey mi?
Hayır.
İstinaf ve temyiz iki farklı kanun yoludur.
İstinaf incelemesini Bölge Adliye Mahkemesi, temyiz incelemesini ise Yargıtay yapar.
İstinafta dosyanın maddi yönü daha geniş biçimde incelenebilir.
Örneğin;
delillerin değerlendirilmesi,
tanık anlatımlarının yeterliliği,
sanığın suçu işleyip işlemediği,
eksik araştırma,
suç vasfı,
cezanın belirlenmesi
gibi konular değerlendirmeye alınabilir.
Bölge Adliye Mahkemesi gerekli gördüğünde duruşma da açabilir.
Temyizde ise temel inceleme hukuka aykırılık denetimidir.
Bu nedenle:
İlk derece mahkemesi → Bölge Adliye Mahkemesi → şartları varsa Yargıtay
şeklindeki sistemde istinaf ile temyiz birbirini takip edebilecek, ancak birbirinden farklı iki aşamadır.
Her Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay'a götürülebilmesi de mümkün değildir.
Ceza Mahkemesinin Her Kararı İstinaf Edilebilir mi?
Hayır.
CMK m.272'nin temel kuralı, ilk derece mahkemesi hükümlerine karşı istinaf yolunun açık olmasıdır.
Ancak aynı maddede bazı hükümler istinaf kapsamı dışında bırakılmıştır.
23 Eylül 2026 itibarıyla;
hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere sonuç olarak 15.000 TL dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri,
üst sınırı 500 günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat hükümleri
ve
kanunlarda kesin olduğu açıkça belirtilen hükümler
kural olarak istinaf edilemez.
Adalet Bakanlığı – Güncel Ceza Muhakemesi Kanunu
Burada özellikle 15.000 TL sınırı bakımından eski internet içeriklerine dikkat edilmelidir.
Bu tutar 2024 yılında 7499 sayılı Kanunla 3.000 TL'den 15.000 TL'ye yükseltilmiştir.
Hapis Cezasından Çevrilen Adli Para Cezası da 15.000 TL'nin Altındaysa Kesin mi?
Hayır.
CMK m.272/3-a bu konuda açık bir istisna içermektedir.
15.000 TL'lik kesinlik sınırı uygulanırken hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç tutulmuştur.
Dolayısıyla doğrudan adli para cezası olarak verilen hüküm ile hapis cezasının daha sonra adli para cezasına çevrilmesi aynı şekilde değerlendirilmez.
Bu ayrım özellikle kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırıma çevrildiği dosyalarda önemlidir.
Yalnız hüküm fıkrasında para cezası görülmesi üzerinden:
“15.000 TL'nin altında, istinaf edilemez.”
sonucuna ulaşılmamalıdır.
Cezanın hangi hukuki işlem sonucunda adli para cezasına dönüştüğü de incelenmelidir.
15 Yıl ve Üzeri Hapis Cezalarında İstinaf Başvurusu Yapılmazsa Ne Olur?
CMK m.272 önemli bir istisna daha getirmektedir.
On beş yıl ve daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümler, taraflar istinaf başvurusu yapmasa dahi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından re'sen incelenir.
Dolayısıyla örneğin sanık hakkında 18 yıl hapis cezası verilmişse dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi denetiminden geçmesi yalnız sanığın başvuru yapmasına bağlı değildir.
Ancak bu durum:
“Nasıl olsa dosya otomatik gidecek, istinaf dilekçesi hazırlamaya gerek yok.”
şeklinde değerlendirilmemelidir.
Somut hukuka aykırılıkların, delil tartışmalarının ve savunma sebeplerinin açık biçimde ortaya konulması dosyanın istinaf incelemesi bakımından yine önem taşır.
Ceza Davasında İstinaf Süresi Kaç Gündür?
2026 yılında güncel süre iki haftadır.
CMK m.273'e göre istinaf istemi:
hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde
yapılır.
Adalet Bakanlığı – CMK m.273 Güncel Metni
Dolayısıyla eski sistemdeki:
“Karar duruşmada açıklandı, yedi günlük süre başladı.”
yaklaşımı günümüzde geçerli değildir.
2024 yılında yapılan değişiklikle hem süre iki haftaya çıkarılmış, hem de sürenin başlangıcı gerekçeli kararın tebliğine bağlanmıştır.
Bu değişiklik 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
İstinaf Süresi Duruşmada Karar Açıklandığı Anda mı Başlar?
Hayır.
Güncel CMK m.273 sisteminde esas alınan tarih, gerekçeli hükmün tebliğ edildiği tarihtir.
Örneğin mahkeme 1 Eylül 2026 tarihinde kısa kararını açıklamış ancak gerekçeli karar sanığa 15 Eylül 2026 tarihinde tebliğ edilmiş olabilir.
İstinaf süresi yalnız 1 Eylül tarihine bakılarak hesaplanmaz.
15 Eylül'deki tebliğ esas alınır.
Bu nedenle bir ceza dosyasında kanun yolu süresi kontrol edilirken;
karar tarihi,
gerekçeli kararın yazıldığı tarih,
tebliğ tarihi
birbirinden ayrılmalıdır.
Özellikle elektronik tebligat veya usulsüz tebligat iddiasının bulunduğu dosyalarda süre hesabı ayrıca dikkatle yapılmalıdır.
İstinaf Başvurusu Nereye Yapılır?
İstinaf başvurusu doğrudan Bölge Adliye Mahkemesine verilmek zorunda değildir.
CMK m.273'e göre başvuru, hükmü veren ilk derece mahkemesine yapılır.
Başvuru;
dilekçeyle
veya
zabıt kâtibine yapılacak ve tutanağa geçirilecek beyanla
gerçekleştirilebilir.
Örneğin Antalya'daki bir asliye ceza mahkemesinin kararına karşı istinaf incelemesini Antalya Bölge Adliye Mahkemesi yapacak olsa bile başvuru dilekçesi öncelikle kararı veren asliye ceza mahkemesine sunulur.
Dosya gerekli işlemler tamamlandıktan sonra ilgili Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairesine gönderilir.
Tutuklu sanıklar bakımından CMK m.263'teki özel başvuru usulü ayrıca uygulanabilir.
İstinaf Dilekçesinde Gerekçe Yazmak Zorunlu mu?
Sanık ve CMK'da belirtilen katılan veya suçtan zarar gören kişiler bakımından istinaf nedenlerinin dilekçede hiç gösterilmemesi, tek başına inceleme yapılmasına engel değildir.
CMK m.273/4 bunu açıkça düzenlemektedir.
Ancak:
“Nasıl olsa gerekçe yazmak zorunlu değil, sadece istinaf ediyorum demek yeterlidir.”
şeklinde hareket etmek uygulama bakımından sağlıklı olmayabilir.
Çünkü dosyada;
hangi delilin yanlış değerlendirildiği,
hangi tanığın neden önemli olduğu,
hangi savunmanın karşılanmadığı,
hangi hukuka aykırı delilin hükme esas alındığı,
suçun hangi unsurunun oluşmadığı,
ceza hesabındaki hatanın ne olduğu
somutlaştırıldığında Bölge Adliye Mahkemesinin dikkatine dosyanın kritik noktaları doğrudan sunulmuş olur.
Cumhuriyet savcısı bakımından ise durum farklıdır.
Savcının istinaf nedenlerini gerekçeleriyle birlikte açık biçimde göstermesi gerekir.
“Kararı İstinaf Ediyorum” Yazmak Yeterli mi?
Başvurunun geçerliliği bakımından bazı kişiler için istinaf nedenlerinin belirtilmemesi incelemeye engel olmayabilir.
Ancak etkili bir istinaf dilekçesi yalnız:
“Karar usul ve yasaya aykırıdır, kaldırılmasını talep ederim.”
cümlesinden oluşmamalıdır.
Özellikle ceza dosyalarında hükmün hangi açıdan hatalı olduğunun başlıklar hâlinde ortaya konulması yararlıdır.
Örneğin;
suçun maddi unsurlarının oluşmadığı,
mahkûmiyet için yeterli ve kesin delil bulunmadığı,
tanık beyanlarının çelişkili olduğu,
hukuka aykırı delile dayanıldığı,
savunma tanığının gerekçesiz biçimde dinlenmediği,
eksik araştırmayla hüküm kurulduğu,
eylemin yanlış suç tipi kapsamında değerlendirildiği,
haksız tahrik veya takdiri indirim hükümlerinin hatalı uygulandığı
ayrı ayrı açıklanabilir.
İstinaf dilekçesi, ilk derece savunmasının yalnız kopyalanması değil; gerekçeli kararın neden hatalı olduğunu gösteren bir kanun yolu dilekçesi olmalıdır.
İstinaf Başvurusu Kararın Kesinleşmesini Durdurur mu?
Evet.
CMK m.275'e göre süresi içerisinde yapılan istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller.
Bu sonuç ceza yargılamasında son derece önemlidir.
İstinafa tabi bir mahkûmiyet hükmü süresinde istinaf edilmişse kural olarak hüküm henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet niteliği kazanmaz.
Ancak koruma tedbirleri açısından farklı kurallar söz konusu olabilir.
Örneğin sanığın yargılama sırasında tutuklu olması hâlinde yalnız istinaf başvurusu yapılmış olması tutuklama kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Tutukluluk durumu ayrıca değerlendirilir.
İstinaf Dilekçesi Süre Geçtikten Sonra Verilirse Ne Olur?
İstinaf istemi kanuni süreden sonra yapılmışsa, hükmü veren mahkeme başvuruyu reddedebilir.
Aynı şekilde;
karar istinafa kapalıysa
veya
başvuruyu yapan kişinin istinaf hakkı bulunmuyorsa
ilk derece mahkemesi istinaf istemini reddedebilir.
Ancak bu ret kararı da tamamen denetim dışı değildir.
CMK m.276 uyarınca başvurucu, ret kararının kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinden bu konuda karar verilmesini isteyebilir.
Bu durumda dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir.
Dolayısıyla:
“İlk derece mahkemesi istinaf dilekçemi reddetti, artık hiçbir şey yapılamaz.”
şeklinde genel bir sonuç çıkarılmamalıdır.
İstinaf Dosyası Bölge Adliye Mahkemesine Gittiğinde İlk Olarak Ne Yapılır?
Dosya ilgili ceza dairesine ulaştığında önce ön inceleme yapılır.
CMK m.279'a göre bu aşamada özellikle;
Bölge Adliye Mahkemesinin yetkili olup olmadığı,
başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı,
kararın istinaf incelemesine tabi olup olmadığı,
başvurucunun istinaf hakkının bulunup bulunmadığı
kontrol edilir.
Başvuru bu aşamayı geçerse dosya esas yönünden incelenir.
Dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesi ilk olarak suçun işlenip işlenmediğini tartışmaya başlamaz.
Önce kanun yolu başvurusunun usulen incelenebilir olup olmadığı belirlenir.
Bölge Adliye Mahkemesi Dosyayı Baştan mı İnceler?
İstinafın önemli özelliklerinden biri, incelemenin yalnız hukuki meselelerle sınırlı olmamasıdır.
CMK m.280 uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi dosyayı ve dosyayla birlikte sunulan delilleri inceler.
İlk derece mahkemesinin;
usul işlemlerini,
delil değerlendirmesini,
ispat sonucunu
ve
hukuki nitelendirmesini
denetleyebilir.
Bu nedenle:
“İstinaf mahkemesi yalnız mahkemenin kanun maddesini doğru yazıp yazmadığına bakar.”
ifadesi doğru değildir.
İstinaf incelemesinde maddi olayın değerlendirilmesi de önem taşıyabilir.
Bölge Adliye Mahkemesi Hangi Kararları Verebilir?
Dosyanın özelliklerine göre birden fazla ihtimal vardır.
Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığını ve delil değerlendirmesinin yerinde olduğunu düşünürse istinaf başvurusunun esastan reddine karar verebilir.
Bazı hukuka aykırılıklar yeni bir araştırmaya ihtiyaç olmadan düzeltilebiliyorsa hatayı düzelterek de başvuruyu esastan reddedebilir.
CMK m.280'de sınırlı olarak belirtilen bazı ağır usul hatalarında ilk derece hükmünü bozarak dosyayı geri gönderebilir.
Diğer hâllerde ise davanın yeniden görülmesine karar vererek duruşma açabilir.
Duruşma sonunda;
istinaf başvurusunu esastan reddedebilir
veya
ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeni bir hüküm kurabilir.
Bölge Adliye Mahkemesi Dosyayı Her Hata Durumunda İlk Mahkemeye Geri Gönderir mi?
Hayır.
Bu konu son yıllardaki Yargıtay uygulamasında özellikle önem kazanmıştır.
CMK m.280, Bölge Adliye Mahkemesinin hangi durumlarda bozma kararı vererek dosyayı ilk derece mahkemesine gönderebileceğini sınırlı biçimde düzenlemektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay dairelerinin güncel yaklaşımında, Bölge Adliye Mahkemelerinin kural olarak yalnız bir bozma mahkemesi gibi davranamayacağı vurgulanmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30 Nisan 2025 tarihli kararında da Bölge Adliye Mahkemelerinin esas olarak davayı yeniden değerlendirebilen bir kanun yolu mercii olduğu; CMK m.280/1-e ve f dışındaki durumlarda kanunda bulunmayan gerekçelerle dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesinin hukuki sorun oluşturabileceği belirtilmiştir.
UYAP Mevzuat ve İçtihat – İstinafta Bozma Yetkisinin Sınırları
Bu ayrım uygulamada önemlidir.
Örneğin yalnız:
“Deliller yanlış değerlendirilmiş.”
denilmesi her durumda dosyanın ilk mahkemeye gönderilmesi gerektiği anlamına gelmez.
Gerekirse Bölge Adliye Mahkemesi duruşma açarak delilleri kendisi değerlendirebilir ve yeni hüküm kurabilir.
İstinafta Duruşma Açılır mı?
Her istinaf dosyasında duruşma yapılmaz.
Bölge Adliye Mahkemesi dosya üzerinden yaptığı inceleme sonucunda karar verebilir.
Ancak CMK m.280 kapsamında davanın yeniden görülmesi gerektiği sonucuna ulaşırsa duruşma hazırlığına başlanır.
Bu aşamada gerekli görülen;
tanıkların,
bilirkişilerin
dinlenmesine ve keşif yapılmasına karar verilebilir.
Dolayısıyla:
“İstinaf kesinlikle dosya üzerinden sonuçlanır.”
veya
“İstinafa gidince mutlaka yeni duruşma yapılır.”
ifadelerinin ikisi de doğru değildir.
Dosyanın niteliğine ve tespit edilen hukuka aykırılığa göre süreç değişebilir.
Bölge Adliye Mahkemesinde Yeni Tanık Dinlenebilir mi?
Gerekli görülürse evet.
CMK m.281, Bölge Adliye Mahkemesine gerekli görülen tanık ve bilirkişilerin dinlenmesine ve keşif yapılmasına karar verme imkânı tanımaktadır.
Bu nedenle ilk derece mahkemesindeki delil değerlendirmesinin yetersiz olduğu bazı dosyalarda istinaf aşamasında yeni bir duruşma yapılması mümkün olabilir.
Ancak:
“İlk derece mahkemesinde hiçbir delil sunmayayım, hepsini istinafta sunarım.”
şeklinde bir strateji doğru değildir.
Ceza yargılamasında savunmaya ilişkin deliller mümkün olan en erken aşamada sunulmalı; istinaf ise ilk derece yargılamasındaki hata ve eksikliklerin somutlaştırıldığı bir kanun yolu olarak kullanılmalıdır.
İstinafta Sanığın Yeniden Dinlenmesi Mümkün mü?
Evet.
Bölge Adliye Mahkemesi duruşma açtığında sanığın dinlenmesi mümkündür.
Ayrıca CMK m.282 özel bir güvence içermektedir.
Sanık, müdafii veya diğer ilgililer davet edilmelerine rağmen istinaf duruşmasına gelmemişse bazı koşullarda yargılamaya devam edilebilir.
Ancak Bölge Adliye Mahkemesi sanık hakkında ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır bir ceza verecekse, kanundaki özel istisna saklı olmak üzere sanığın dinlenmesi gerekir.
Bu düzenleme doğrudan savunma hakkıyla ilgilidir.
Yalnız Sanık İstinafa Başvurursa Cezası Artabilir mi?
Kural olarak hayır.
CMK m.283'e göre istinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa yeniden verilen hükümdeki ceza, önceki hükümde belirlenen cezadan daha ağır olamaz.
Bu ilke uygulamada aleyhe değiştirme yasağı olarak bilinir.
Örneğin sanık hakkında 3 yıl hapis cezası verilmiş ve yalnız sanık lehine istinaf başvurusu yapılmışsa Bölge Adliye Mahkemesinin yeni hüküm kurarken cezayı 4 yıla çıkarması mümkün değildir.
Ancak burada “yalnız sanık lehine” ifadesi önemlidir.
Cumhuriyet savcısının veya kanunen yetkili başka bir tarafın sanık aleyhine de istinaf başvurusunda bulunduğu dosyada aynı güvence otomatik biçimde uygulanmaz.
Bu nedenle kanun yolu stratejisi belirlenirken yalnız sanığın dilekçesine değil, diğer tarafların başvurularına da bakılmalıdır.
Savcı da Beraat Kararını İstinaf Edebilir mi?
Evet.
Cumhuriyet savcısı kanundaki şartlar çerçevesinde mahkûmiyet hükmünü sanık lehine veya aleyhine istinafa taşıyabileceği gibi beraat kararına karşı da kanun yoluna başvurabilir.
Savcının istinaf isteminde başvuru nedenlerini gerekçeleriyle birlikte açık biçimde göstermesi gerekir.
Savcının istinaf istemi ilgililere tebliğ edilir ve ilgililer güncel CMK m.273/5 uyarınca iki hafta içerisinde cevap verebilir.
Dolayısıyla sanığın beraat etmiş olması her durumda dosyanın kesinleştiği anlamına gelmez.
Öncelikle savcının veya katılan tarafın kanun yoluna başvurup başvurmadığı kontrol edilmelidir.
Katılan da İstinaf Başvurusu Yapabilir mi?
Kanunda belirtilen koşullarla evet.
Katılan sıfatını almış olan kişi veya vekili hükmü istinafa taşıyabilir.
Ayrıca katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş kişiler bakımından da CMK'da kanun yoluna başvuru hükümleri bulunmaktadır.
Bu nedenle yalnız:
“Duruşmada sanık ve savcı var, başka kimse istinaf edemez.”
şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.
Dosyadaki katılma ve mağduriyet statüsünün ayrıca incelenmesi gerekir.
Hükümden Önce Verilen Ara Kararlar İstinaf Edilebilir mi?
Bazı ara kararlar bakımından kanun ayrıca itiraz yolu düzenlemiştir.
Ancak başkaca kanun yolu öngörülmeyen ve hükme esas teşkil eden ara kararlar, CMK m.272/2 uyarınca esas hükümle birlikte istinaf incelemesine taşınabilir.
Örneğin yargılamanın gidişatını ve sonuç hükmünü doğrudan etkileyen bazı ara kararların hukuka aykırılığı, hükme karşı yapılacak istinaf başvurusunda ileri sürülebilir.
Bu nedenle istinaf dilekçesi hazırlanırken yalnız gerekçeli kararın son sayfasındaki hüküm fıkrasına bakmak yeterli değildir.
Yargılama boyunca;
delil taleplerinin reddi,
tanıkların dinlenmemesi,
bilirkişi talepleri,
savunma hakkına ilişkin ara kararlar
da dosyanın bütünlüğü içerisinde incelenmelidir.
Hukuka Aykırı Delil İstinafta İleri Sürülebilir mi?
Evet.
Ceza yargılamasında hüküm hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere dayanmalıdır.
İlk derece mahkemesinin hukuka aykırı şekilde elde edilmiş bir delili mahkûmiyetin belirleyici dayanağı olarak kullanması, önemli bir kanun yolu sebebi olabilir.
Örneğin arama, elkoyma, iletişim tespiti veya dijital delilin elde edilmesi sırasında hukuka aykırılık bulunduğu ileri sürülebilir.
Ancak yalnız:
“Delil hukuka aykırıdır.”
demek yerine;
delilin nasıl elde edildiği,
hangi usul kuralının ihlal edildiği,
bu delilin hüküm üzerindeki etkisinin ne olduğu
somut olarak açıklanmalıdır.
Eksik Araştırma İstinaf Sebebi Olabilir mi?
Evet.
İlk derece mahkemesi maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından belirleyici bir delili toplamadan hüküm kurmuş olabilir.
Örneğin;
olayı gören önemli bir tanık dinlenmemiş,
kamera kayıtları getirtilmemiş,
kritik bir HTS veya bilirkişi incelemesi yapılmamış,
sanığın savunmasını doğrulayabilecek resmî kayıtlar araştırılmamış
olabilir.
Böyle bir durumda eksik araştırmanın hükmün sonucunu nasıl etkilediğinin istinaf dilekçesinde açıklanması gerekir.
Ancak her eksik görülen işlem otomatik olarak hükmün bozulmasını gerektirmez.
Eksikliğin hükmün doğruluğunu etkileyebilecek nitelikte olması önemlidir.
Ceza Yanlış Hesaplandıysa İstinafa Gidilebilir mi?
Evet.
İstinaf yalnız sanığın suçu işleyip işlemediğine yönelik değildir.
Suç sabit kabul edilse bile;
temel cezanın belirlenmesi,
artırım ve indirim oranları,
zincirleme suç,
teşebbüs,
haksız tahrik,
yaş küçüklüğü,
takdiri indirim,
mahsup,
hak yoksunlukları,
müsadere,
erteleme veya diğer bireyselleştirme hükümleri
yönünden hata bulunabilir.
Örneğin mahkeme TCK m.62'deki takdiri indirim uygulamasını tamamen soyut gerekçeyle reddetmiş veya matematiksel ceza hesabında hata yapmış olabilir.
Bu hususlar da istinaf incelemesine konu olabilir.
İstinaf Mahkemesi Beraat Kararı Verebilir mi?
Evet.
Bölge Adliye Mahkemesi duruşma açarak davayı yeniden görürse ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü kaldırarak beraat kararı verebilir.
Aynı şekilde ilk derece mahkemesinin beraat kararının istinaf edilmesi hâlinde ve kanuni koşulların bulunması durumunda Bölge Adliye Mahkemesi farklı bir hüküm de kurabilir.
Bu nedenle istinaf:
“Yalnız cezayı azaltan bir mercidir.”
şeklinde düşünülmemelidir.
Dosyanın niteliğine ve başvuruların yönüne göre hükmün kendisi değişebilir.
İstinaf Başvurusu Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?
Ceza Muhakemesi Kanunu bütün istinaf dosyaları için:
“Şu kadar ay içinde karar verilmelidir.”
şeklinde tek bir genel sonuçlandırma süresi öngörmemektedir.
Dosyanın;
tutuklu olup olmaması,
duruşma açılıp açılmaması,
tanık veya bilirkişi dinlenmesi gerekip gerekmediği,
ilgili ceza dairesinin iş yükü,
dosyanın kapsamı
süreyi etkileyebilir.
Bu nedenle belirli bir ceza dosyasının istinafta kesin olarak kaç ay süreceğini baştan söylemek mümkün değildir.
İstinaftan Sonra Yargıtay'a Gidilebilir mi?
Her dosyada değil.
CMK m.286'nın temel kuralına göre Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.
Ancak aynı maddede çok sayıda temyiz edilemez karar sayılmıştır.
Örneğin ilk derece mahkemesince verilen beş yıl veya daha az hapis cezasına karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmesi hâlinde karar, kanundaki özel istisnalar saklı olmak üzere kural olarak temyiz edilemez.
Benzer şekilde yalnız adli para cezasına ilişkin bazı Bölge Adliye Mahkemesi kararları da temyize kapalıdır.
Buna karşılık CMK m.286/3'te bazı suçlar bakımından ayrıca temyiz imkânı tanınmıştır.
Adalet Bakanlığı – CMK m.286 Güncel Metni
Bu nedenle:
“İstinaftan sonra mutlaka Yargıtay vardır.”
veya
“Beş yılın altındaki hiçbir karar Yargıtay'a gidemez.”
şeklindeki iki genelleme de hatalı olabilir.
Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği kararın türü, ilk derece cezası ve suç tipi birlikte incelenmelidir.
Temyiz Süresi de İki Hafta mı?
Evet.
2024 yılında yapılan değişiklik yalnız istinaf süresini değil, temyiz süresini de güncelledi.
CMK m.291 uyarınca temyiz istemi de hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır.
Dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra Yargıtay yolunun açık olduğu bir dosyada yeni bir kanun yolu süresi başlar.
İstinaf başvurusu yapılmış olması temyiz başvurusunun da kendiliğinden yapılmış sayılması sonucunu doğurmaz.
İstinaf Dilekçesi Hazırlanırken Dosyada Neler Kontrol Edilmelidir?
Sağlıklı bir istinaf incelemesi için yalnız gerekçeli karar okunmamalıdır.
Dosyanın tamamı birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle;
iddianame,
sanığın soruşturma ve kovuşturma savunmaları,
katılan ve tanık beyanları,
bilirkişi raporları,
kamera ve dijital deliller,
arama ve elkoyma tutanakları,
duruşma zabıtları,
ara kararlar,
esas hakkındaki mütalaa,
savunmanın mütalaaya karşı beyanları
ve
gerekçeli karar
birbiriyle karşılaştırılmalıdır.
Çünkü gerekçeli karardaki sorun bazen ancak duruşma tutanakları veya soruşturma evrakıyla karşılaştırıldığında ortaya çıkar.
Örneğin mahkeme:
“Sanık aşamalarda çelişkili savunma yaptı.”
demiş olabilir.
Oysa ifade ve duruşma tutanakları incelendiğinde savunmanın başından sonuna kadar aynı olduğu görülebilir.
Böyle bir durumda istinaf dilekçesinde yalnız mahkemenin değerlendirmesine itiraz etmek değil, dosyadaki somut kayıtları karşılaştırarak hatayı göstermek gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Ceza davasında istinaf nedir?
İlk derece ceza mahkemesinin hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden incelenmesini sağlayan olağan kanun yoludur.
2026 yılında ceza istinaf süresi kaç gün?
Güncel süre iki haftadır. Süre, gerekçeli hükmün tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.
Ceza istinaf süresi hâlâ 7 gün mü?
Hayır. 7499 sayılı Kanunla CMK m.273 değiştirilmiş, eski yedi günlük süre iki haftaya çıkarılmıştır.
Süre kararın duruşmada açıklandığı gün mü başlar?
Hayır. Güncel düzenlemede gerekçeli hükmün tebliğ tarihi esas alınmaktadır.
İstinaf başvurusu nereye yapılır?
Başvuru, hükmü veren ilk derece mahkemesine dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır.
İstinaf dilekçesinde gerekçe yazmak zorunlu mu?
Sanık ve kanunda belirtilen bazı ilgililer bakımından nedenlerin gösterilmemesi incelemeye engel değildir. Bununla birlikte somut istinaf sebeplerinin ayrıntılı gösterilmesi dosyanın etkili biçimde incelenmesi bakımından önemlidir. Cumhuriyet savcısı ise başvuru nedenlerini gerekçeleriyle açıkça göstermelidir.
İstinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller mi?
Süresinde yapılan istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller.
Her ceza mahkemesi kararı istinaf edilebilir mi?
Hayır. CMK m.272/3'te istinafa kapalı bazı hükümler düzenlenmiştir.
15.000 TL adli para cezası istinaf edilebilir mi?
Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak 15.000 TL dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri CMK m.272/3 kapsamında istinafa kapalıdır.
15 yıldan fazla hapis cezasında başvuru yapmak gerekir mi?
On beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler Bölge Adliye Mahkemesi tarafından re'sen incelenir. Bununla birlikte somut hukuka aykırılıkların dilekçeyle ortaya konulması yine önemlidir.
Yalnız sanık istinafa giderse cezası artar mı?
İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa CMK m.283 gereğince yeni hükümdeki ceza önceki cezadan daha ağır olamaz.
Savcı da istinafa giderse ceza artabilir mi?
Sanık aleyhine kanun yolu başvurusu bulunması hâlinde yalnız sanık lehine başvuruda geçerli olan aleyhe değiştirme yasağının koşulları oluşmayabilir. Dosyadaki bütün kanun yolu başvuruları birlikte değerlendirilmelidir.
İstinafta duruşma yapılır mı?
Her dosyada değil. Bölge Adliye Mahkemesi dosya üzerinden karar verebileceği gibi gerekli durumlarda duruşma açabilir.
İstinafta tanık dinlenebilir mi?
Evet. Duruşma açılması hâlinde gerekli görülen tanık ve bilirkişiler dinlenebilir, keşif yapılabilir.
Bölge Adliye Mahkemesi beraat kararı verebilir mi?
Şartları varsa ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurabilir; bu yeni hüküm beraat kararı da olabilir.
İstinaftan sonra mutlaka Yargıtay'a gidilir mi?
Hayır. CMK m.286'da temyize kapalı çok sayıda Bölge Adliye Mahkemesi kararı bulunmaktadır. Her dosyanın temyiz edilebilirliği ayrıca incelenmelidir.
Yargıtay'a temyiz süresi kaç gündür?
Güncel CMK m.291 uyarınca gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır.
Sonuç
Ceza davasında istinaf, ilk derece mahkemesi kararının yalnız biçimsel olarak kontrol edildiği bir aşama değildir.
Bölge Adliye Mahkemesi;
delillerin değerlendirilmesini,
maddi olayın ispatını,
suçun hukuki niteliğini,
ceza hesabını
ve
yargılama sürecindeki hukuka aykırılıkları
dosyanın niteliğine göre inceleyebilir.
Gerekli hâllerde duruşma açabilir, tanık ve bilirkişi dinleyebilir ve ilk derece hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurabilir.
2026 yılında özellikle istinaf süresinin doğru bilinmesi önemlidir.
Eski kaynaklarda yer alan 7 günlük süre artık geçerli değildir.
Güncel sistemde istinaf başvurusu, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde yapılmalıdır.
Süresinde yapılan başvuru hükmün kesinleşmesini engeller.
Bununla birlikte etkili bir istinaf yalnız süresinde dilekçe vermekten ibaret değildir.
Dosyanın;
gerekçeli kararı,
duruşma tutanakları,
delilleri,
tanık anlatımları,
savunmaları
ve
ara kararları
birlikte incelenmelidir.
Ardından mahkemenin hangi noktada hata yaptığı somut olarak gösterilmelidir.
Örneğin:
Mahkûmiyete yeterli delil var mı?
Deliller hukuka uygun elde edildi mi?
Savunmanın gösterdiği belirleyici deliller toplandı mı?
Tanık anlatımlarındaki çelişkiler giderildi mi?
Suçun bütün unsurları gerçekten oluştu mu?
Eylem doğru suç tipi kapsamında mı değerlendirildi?
Ceza doğru hesaplandı mı?
Sanık lehine uygulanabilecek hükümler değerlendirildi mi?
sorularının ayrı ayrı cevaplanması gerekir.
Ayrıca istinaf stratejisinde karşı tarafın kanun yolu başvurusu da önem taşır.
Yalnız sanık lehine istinaf bulunuyorsa aleyhe değiştirme yasağı devreye girerken, sanık aleyhine savcı veya başka yetkili taraf başvurusu bulunduğunda hukuki durum değişebilir.
Son olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararı verildiğinde dosyanın otomatik olarak Yargıtay'a gideceği düşünülmemelidir.
CMK m.286 uyarınca bazı kararlar temyize açık, bazıları ise kesindir.
Bu nedenle ceza yargılamasında kanun yolu değerlendirmesi her aşamada yeniden yapılmalıdır:
İlk derece hükmü istinafa açık mı?
İstinaf süresi ne zaman başladı?
Hangi hukuka aykırılıklar ileri sürülecek?
Sanık aleyhine başka bir istinaf başvurusu var mı?
Bölge Adliye Mahkemesi hangi kararı verdi?
Bu karar Yargıtay'da temyiz edilebilir mi?
Ceza dosyasında istinaf dilekçesinin yalnız ilk derece savunmasının tekrarı olarak değil, gerekçeli hükmün ve dosyanın tamamının eleştirel biçimde incelendiği bağımsız bir kanun yolu çalışması olarak hazırlanması gerekir.
Hukuki Dayanaklar
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu; özellikle m.260-263 ve m.272-291.
7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun.
Adalet Bakanlığı – Güncel Ceza Muhakemesi Kanunu
Resmî Gazete – 12 Mart 2024, 7499 Sayılı Kanun
UYAP Mevzuat ve İçtihat – İstinafta Bölge Adliye Mahkemesinin Bozma Yetkisinin Sınırları
İlgili Yazılar
Ceza Soruşturmasında İfade Vermeden Önce Bilinmesi Gerekenler: 2026 Güncel Rehber
İlk Kez Karakola veya Savcılığa Çağrıldım: Ne Yapmalıyım?
Tutuklama Kararı Hangi Şartlarda Verilir? Kuvvetli Suç Şüphesi ve Tutuklama Nedenleri
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Nedir? 2026 Güncel Şartlar
Ceza Davasında Hukuka Aykırı Delil Nedir? Hangi Deliller Kullanılamaz?
Yazar: Av. Süleyman Kesici
Yayın tarihi: 23 Eylül 2026
Son hukuki kontrol ve güncelleme: 23 Eylül 2026
Bilgilendirme Notu: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Ceza yargılamasında istinaf ve temyiz imkânı; hükmün türüne, ceza miktarına, suçun niteliğine, başvuruyu yapan kişiye, diğer tarafların kanun yolu başvurularına ve kararın tebliğ tarihine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Kesici Hukuk
© 2026 Kesici Hukuk, Avukat Süleyman Kesici Hukuk Bürosu. Tüm hakkı saklıdır.


