Karakola veya Savcılığa Çağrıldım: Ne Yapmalıyım? | 2026 Güncel Rehber

Karakola veya savcılığa çağrılan kişi ne yapmalı? Şüpheli, tanık ve müşteki sıfatları, avukat hakkı, susma hakkı, ifade ve çağrı süreci hakkında güncel rehber. Karakola veya Savcılığa Çağrıldım: Ne Yapmalıyım? | 2026 Güncel Rehber

CEZA HUKUKUCEZA | SORUŞTURMA, İFADE VE SORGU

Av. Süleyman Kesici

9/7/202612 min read

Karakola veya Savcılığa Çağrıldım: Ne Yapmalıyım? | 2026 Güncel Rehber
Karakola veya Savcılığa Çağrıldım: Ne Yapmalıyım? | 2026 Güncel Rehber

İlk Kez Karakola veya Savcılığa Çağrıldım: Ne Yapmalıyım?

Yayın tarihi: 7 Eylül 2026

Telefonunuz çalıyor ve arayan kişi polis merkezinden, jandarmadan ya da Cumhuriyet Başsavcılığından aradığını söylüyor: “Bir dosyayla ilgili ifadeniz alınacak, gelmeniz gerekiyor.”

Daha önce böyle bir süreç yaşamamış biri için ilk tepki çoğu zaman endişe oluyor. “Hakkımda şikâyet mi var?”, “Gözaltına alınır mıyım?”, “Ne ile suçlandığımı telefonda söylemeleri gerekir mi?”, “Avukatla mı gitmeliyim?”, “Gitmezsem ne olur?” gibi sorular peş peşe geliyor.

Oysa yapılması gereken ilk şey paniğe kapılmak değil, neden ve hangi sıfatla çağrıldığınızı anlamaktır.

Çünkü karakola veya savcılığa çağrılan herkes şüpheli değildir. Kişi bir soruşturma kapsamında şüpheli olabileceği gibi mağdur, müşteki veya tanık olarak da çağrılmış olabilir. Bu sıfatların her biri farklı hak ve yükümlülükler doğurur.

Karakoldan veya Savcılıktan Arandığınızda İlk Olarak Neyi Öğrenmelisiniz?

İlk sorunuz mümkün olduğunca basit olmalıdır:

“Hangi sıfatla ve hangi olay nedeniyle çağrılıyorum?”

Arayan birimin adı, soruşturmanın yürütüldüğü yer ve mümkünse dosya veya soruşturma numarası not edilmelidir.

Özellikle yalnızca telefonla yapılan bir bildirim söz konusuysa, arayan kişinin gerçekten ilgili kolluk veya adli birimde görevli olup olmadığının teyit edilmesi de önemlidir.

Dolandırıcılık amacıyla kendisini polis, savcı veya başka bir kamu görevlisi olarak tanıtan kişilere ilişkin olayların görüldüğü unutulmamalıdır. Gerçek bir kamu görevlisi sizden telefonda para göndermenizi, banka hesabınızı boşaltmanızı veya paranızı belirli bir hesaba aktarmanızı istemez.

Bu nedenle çağrının gerçekliğinden şüphe duyuluyorsa ilgili polis merkezi, jandarma birimi veya Cumhuriyet Başsavcılığı resmi iletişim kanalları üzerinden ayrıca teyit edilebilir.

Şüpheli Olarak mı, Tanık Olarak mı Çağrıldığınız Neden Önemli?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nda “şüpheli”, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir.

Tanık ise soruşturulan olay hakkında bilgi sahibi olduğu düşünülen kişidir.

Mağdur veya müşteki ise suçtan zarar gördüğünü ileri süren taraftır.

Bu ayrım yalnızca kullanılan kelimelerden ibaret değildir.

Örneğin şüphelinin kendisine yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkı vardır. Tanığın ise kural olarak bildiklerini doğru biçimde anlatması beklenir. Bununla birlikte tanık, vereceği cevabın kendisini veya kanunda belirtilen yakınlarını ceza soruşturması veya kovuşturması riskiyle karşı karşıya bırakabileceği durumlarda belirli sorulara cevap vermekten çekinebilir.

Bu nedenle hangi sıfatla çağrıldığınızı öğrenmeden ifade içeriği hakkında değerlendirme yapmak sağlıklı değildir.

Resmî Çağrıyı Görmezden Gelmek Doğru mu?

Hayır.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 145. maddesine göre ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır. Çağrılma nedeni belirtilir ve gelmemesi hâlinde zorla getirilebileceği bildirilir.

Usulüne uygun şekilde çağrıldığı hâlde gelmeyen şüpheli veya sanık hakkında, şartlarının oluşması hâlinde zorla getirme kararı verilebilir.

Bu nedenle “gitmezsem konu kapanır” düşüncesi doğru değildir.

Ancak bu durum, kişinin hazırlıksız şekilde kolluğa giderek hemen ifade vermesi gerektiği anlamına da gelmez. Çağrının kapsamını öğrenmek, hukuki durumunu değerlendirmek ve gerekiyorsa müdafi yardımından yararlanmak mümkündür.

Karakola Gitmeden Önce Ne Yapılmalı?

İlk olarak olayın ne olabileceği düşünülmelidir.

Son dönemde yaşanan bir tartışma, ticari uyuşmazlık, trafik olayı, banka işlemi, sosyal medya paylaşımı, telefon görüşmesi veya başka bir olay soruşturmanın konusu olabilir.

Fakat yalnızca tahminde bulunarak savunma hazırlamak doğru değildir.

Çağrının konusu öğrenilebiliyorsa bunun üzerinden mevcut belgeler değerlendirilmelidir.

Örneğin olayla bağlantılı:

  • mesajlar,

  • e-postalar,

  • banka hareketleri,

  • sözleşmeler,

  • dekontlar,

  • fotoğraflar,

  • kamera kayıtları,

  • konum bilgileri,

  • faturalar veya teslim belgeleri

varsa bunların korunması önemlidir.

Özellikle telefon, mesaj veya sosyal medya kayıtlarının aceleyle silinmesi doğru bir yaklaşım değildir. İlk bakışta önemsiz görünen bir veri ilerleyen aşamada kişinin lehine delil oluşturabilir.

Diğer Tarafı Arayıp Konuşmak Doğru mu?

Her dosyada aynı cevap verilemez; ancak soruşturmayı öğrendikten hemen sonra şikâyetçi, mağdur, tanık veya diğer şüphelilerle iletişime geçmek ciddi riskler doğurabilir.

Özellikle:

“Şikâyetini geri çek.”

“Böyle ifade ver.”

“Mesajları sil.”

“Aramızda halledelim.”

gibi ifadeler, dosyanın niteliğine göre kişinin aleyhine farklı değerlendirmelere yol açabilir.

Soruşturmanın öğrenilmesinden sonra yapılacak ilk iş, dosyadaki diğer kişilerle anlatım birliği oluşturmaya çalışmak değil; mevcut delilleri korumak ve hukuki durumu doğru anlamaktır.

İfade Vermeden Önce Avukatla Görüşülebilir mi?

Evet.

Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir.

Müdafiin görevi yalnızca ifade sırasında kişinin yanında bulunmak değildir. Dosyanın niteliğinin değerlendirilmesi, isnadın hukuki çerçevesinin anlaşılması, mevcut delillerin incelenmesi ve savunmanın hangi zeminde kurulacağının belirlenmesi de müdafilik faaliyetinin parçasıdır.

Ceza Muhakemesi Kanunu ayrıca şüpheli veya sanığın müdafii ile başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilmesini güvence altına almaktadır.

Bu nedenle özellikle olayın ceza hukuku bakımından ciddi sonuç doğurma ihtimali bulunuyorsa, ifade öncesindeki hukuki değerlendirme önemlidir.

Avukat Dosyayı İfade Öncesinde Görebilir mi?

Kural olarak müdafi soruşturma dosyasını inceleyebilir ve belgelerden örnek alabilir.

Ancak bu hak sınırsız değildir.

Kanunda belirtilen bazı suçlara ilişkin soruşturmalarda, dosyanın incelenmesinin soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebileceği değerlendirilirse Cumhuriyet savcısının istemi ve hâkim kararıyla inceleme yetkisi belirli ölçüde kısıtlanabilir.

Dolayısıyla “Avukat mutlaka dosyanın tamamını görür ve sonra ifade verilir” şeklinde genel bir kural yoktur.

Önemli olan, ulaşılabilen bilgiler çerçevesinde isnadın ve risklerin mümkün olduğunca sağlıklı değerlendirilmesidir.

İfade Başlamadan Önce Size Ne Söylenmeli?

Şüphelinin ifadesinin alınmasında Ceza Muhakemesi Kanunu belirli güvenceler öngörür.

Öncelikle kimliğiniz tespit edilir. Kimliğinize ilişkin sorulara doğru cevap vermeniz gerekir.

Daha sonra size isnat edilen suç açıklanmalıdır.

Bunun yanında;

müdafi seçme hakkınızın bulunduğu,

müdafiin ifade sırasında yanınızda bulunabileceği,

yüklenen suç hakkında açıklama yapmama hakkınızın bulunduğu,

şüpheden kurtulmanız için somut delillerin toplanmasını isteyebileceğiniz

hatırlatılmalıdır.

Bu aşama bir formaliteden ibaret değildir. Kişinin neyle suçlandığını bilmeden ve haklarını anlamadan yaptığı savunmanın sağlıklı olması beklenemez.

Susma Hakkını Kullanmak Suçlu Olduğunuz Anlamına Gelir mi?

Hayır.

Susma hakkı, ceza muhakemesindeki savunma haklarından biridir.

Şüpheli veya sanık, kendisine yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkına sahiptir.

Fakat burada önemli olan, “her durumda susmak gerekir” veya “masumsanız mutlaka hemen her şeyi anlatmalısınız” şeklinde iki uç yaklaşımdan kaçınmaktır.

Bazı soruşturmalarda kişinin elinde suç şüphesini ortadan kaldırabilecek son derece açık belgeler bulunabilir. Başka bir dosyada ise kişi, dosyanın içeriğini bilmeden ayrıntılı açıklama yaparak farkında olmadan kendi aleyhine belirsizlik yaratabilir.

Bu nedenle savunma yöntemi somut dosyaya göre belirlenmelidir.

“Ben Bir Şey Yapmadım, Avukata İhtiyacım Yok” Yaklaşımı Doğru mu?

Masum olmak ile ceza muhakemesini bilmek aynı şey değildir.

Kişinin olayda herhangi bir suçunun bulunmaması, soruşturma sırasında yanlış anlaşılma veya yanlış değerlendirme ihtimalini otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Örneğin banka hesabının bir başkası tarafından kullanılması, telefon hattının başka bir kişiye verilmesi, ticari bir ödemenin yanlış yorumlanması veya sosyal medya yazışmasının bağlamından koparılması farklı soruşturmalara neden olabilir.

Hukuki yardımın amacı “suçlu kişiyi kurtarmak” değildir. Savunma hakkının amacı, suç isnadı altında bulunan kişinin süreç içerisinde haklarını etkili biçimde kullanabilmesini sağlamaktır.

Anayasa Mahkemesi de müdafi yardımından yararlanma hakkının özellikle soruşturmanın ilk aşamalarında etkili biçimde kullanılmasının önemini birçok kararında vurgulamaktadır.

İfade Verirken En Önemli Kural Nedir?

Bilmediğiniz bir şeyi biliyormuş gibi anlatmayın.

İnsanlar stres altında boşlukları doldurma eğiliminde olabilir.

“Herhalde o gündü.”

“Sanırım o kişi de oradaydı.”

“Galiba para onun hesabına gitmişti.”

gibi ifadeler ilk anda önemsiz görünebilir. Ancak daha sonra banka kaydı, HTS verisi, kamera görüntüsü veya başka bir delil farklı bir tablo ortaya koyarsa kişinin beyanının güvenilirliği tartışma konusu olabilir.

Hatırlamıyorsanız “hatırlamıyorum” demek mümkündür.

Bilmiyorsanız “bilmiyorum” demek mümkündür.

Savunmanın amacı her soruya mutlaka bir cevap üretmek değildir.

İfade Tutanağını Okumadan İmzalamayın

İfade tamamlandığında tutanak dikkatle okunmalıdır.

Özellikle şu noktalar kontrol edilmelidir:

Söylediğiniz cümleler doğru yazılmış mı?

Söylemediğiniz bir husus tutanağa eklenmiş mi?

Anlamı değiştiren bir kısaltma yapılmış mı?

İsimler, tarihler ve miktarlar doğru mu?

Lehinize belirttiğiniz önemli bir husus eksik kalmış mı?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nda ifade tutanağının ifade veren kişi ve hazır bulunan müdafi tarafından okunup imzalanmasına ilişkin düzenleme bulunmaktadır.

Bu nedenle tutanak, işlemin sonunda önünüze gelen sıradan bir evrak gibi değerlendirilmemelidir.

İfade Sırasında Baskı Yapılabilir mi?

Hayır.

Şüpheli veya sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır.

Kötü davranma, işkence, cebir, tehdit, aldatma veya iradeyi bozan benzeri yöntemler kullanılamaz. Kanuna aykırı bir yarar da vaat edilemez.

Yasak yöntemlerle elde edilen ifadeler, kişi rıza göstermiş olsa dahi delil olarak değerlendirilemez.

Ayrıca müdafi hazır bulunmaksızın kolluk tarafından alınan bir ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.

Tanık Olarak Çağrıldıysanız Durum Farklıdır

Tanık olarak çağrılmak, şüpheli olarak çağrılmakla aynı şey değildir.

Tanığın temel görevi bildiği olayları gerçeğe uygun şekilde anlatmaktır.

Ancak kanun bazı durumlarda tanıklıktan veya belirli sorulara cevap vermekten çekinme hakkı tanır.

Örneğin kişi, vereceği cevabın kendisini ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olması durumunda ilgili soruya cevap vermekten çekinebilir.

Ayrıca şüpheli veya sanığın eşi, belirli derecedeki yakınları ve kanunda sayılan bazı kişiler bakımından da tanıklıktan çekinme hükümleri bulunmaktadır.

Bu nedenle tanık olarak çağrılmış olsanız bile vereceğiniz ifadenin kendi hukuki durumunuzu etkileyebileceğini düşünüyorsanız bu hususun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Savcılığa Çağrılmak ile Karakola Çağrılmak Arasında Fark Var mı?

Her ikisi de ceza soruşturması kapsamında gerçekleşebilir.

Kolluk, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda soruşturma işlemleri yapabilir. Cumhuriyet savcısı ise soruşturmayı yürütür ve maddi gerçeğin araştırılması amacıyla şüphelinin lehine ve aleyhine olan delillerin toplanmasını sağlar.

Bu nedenle kişinin karakolda ifade vermesi dosyanın sona erdiği anlamına gelmez.

Dosyanın niteliğine göre Cumhuriyet savcısı daha sonra yeniden işlem yapabilir, başka deliller toplanabilir veya farklı kişiler dinlenebilir.

İfadeden Sonra Gözaltına Alınabilir veya Tutuklanabilir misiniz?

Her ifadeye çağrılan kişi gözaltına alınmaz ve her şüpheli hakkında tutuklama kararı verilmez.

Gözaltı ve tutuklama farklı hukuki kurumlardır ve kanunda ayrı şartlara bağlanmıştır.

Tutuklama için, kanunun öngördüğü koşulların somut olayda bulunması gerekir. Tutuklama otomatik bir sonuç değildir.

Bu nedenle yalnızca “ifadeye çağrıldım” bilgisinden hareketle kişinin tutuklanacağını veya serbest bırakılacağını söylemek mümkün değildir.

Dosyanın konusu, mevcut deliller, isnat edilen suç ve soruşturmanın durumu birlikte değerlendirilmelidir.

Karakola veya Savcılığa Çağrıldığınızda İlk Gün İçin Pratik Yol Haritası

Çağrıyı aldığınızda önce arayan birimi ve hangi sıfatla çağrıldığınızı netleştirin.

Çağrıyı görmezden gelmeyin.

Olayla bağlantılı olabilecek belge ve dijital kayıtları silmeyin.

Şikâyetçi, tanık veya diğer şüphelilerle ifade konusunda ortak bir anlatım oluşturmaya çalışmayın.

Hukuki durumunuz hakkında gerekiyorsa ifade öncesinde değerlendirme alın.

İfade sırasında suçlamayı ve haklarınızı anladığınızdan emin olun.

Hatırlamadığınız konularda tahminde bulunmayın.

Lehinize olan somut delilleri belirtin.

İfade tutanağını okumadan imzalamayın.

Ve en önemlisi, internetten okuduğunuz başka bir kişinin dosyasındaki yöntemi kendi dosyanıza aynen uygulamayın.

Ceza soruşturmasında benzer görünen iki olayın hukuki sonucu, küçük bir ayrıntı nedeniyle tamamen farklı olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Polis telefonla ifadeye çağırabilir mi?

Uygulamada kolluk birimleri kişilere telefonla ulaşabilmektedir. Bununla birlikte CMK m.145'te ifade veya sorgu için resmî çağrı bakımından davetiye ve çağrılma nedeninin belirtilmesi düzenlenmiştir. Çağrının hukuki niteliği ve sonuçları somut duruma göre değerlendirilmelidir.

Karakoldan aradılar, hakkımda şikâyet olduğunu nasıl öğrenebilirim?

Öncelikle hangi sıfatla ve hangi olay nedeniyle çağrıldığınızı sormak mümkündür. Şüpheli olarak ifade alınacaksa ifade sırasında size yüklenen suçun açıklanması gerekir.

Karakola avukatla gidebilir miyim?

Şüpheli veya sanık soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir ve müdafi ifade sırasında hazır bulunabilir.

Avukat tutmadan ifade verebilir miyim?

Kanunda zorunlu müdafilik öngörülen durumlar dışında kişinin kendi seçtiği müdafi olmaksızın ifade vermesi mümkündür. Ancak bunun somut dosya açısından doğru tercih olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Susma hakkımı kullanırsam suçlu kabul edilir miyim?

Hayır. Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamak kanuni bir haktır.

Polis bana dosyanın tamamını göstermek zorunda mı?

Müdafiin soruşturma dosyasını inceleme hakkı vardır; ancak kanunda belirtilen belirli durumlarda hâkim kararıyla bu yetki kısıtlanabilir. Bu nedenle her soruşturmada tüm dosyaya sınırsız erişim olduğu söylenemez.

Telefonumu ifadeye giderken götürmeli miyim?

Buna ilişkin tek bir genel cevap vermek doğru değildir. Telefonun soruşturmayla bağlantısı bulunuyorsa ayrıca arama, inceleme veya elkoymaya ilişkin hükümler gündeme gelebilir. Dijital deliller konusunda somut dosyanın değerlendirilmesi gerekir.

Tanık olarak çağrıldım ama verdiğim cevap beni suçlayabilir. Ne yapmalıyım?

CMK m.48, tanığa kendisini veya kanunda belirtilen yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermekten çekinme hakkı tanımaktadır.

İfade verdikten sonra eve gidebilir miyim?

Bu, kişinin hukuki statüsüne ve dosyanın durumuna bağlıdır. İfade sonrasında serbest bırakılabileceği gibi dosyanın özelliklerine göre başka ceza muhakemesi işlemleri de gündeme gelebilir.

Sonuç

Karakola veya Cumhuriyet savcılığına ilk kez çağrılmak, çoğu kişi açısından belirsizlik yaratan bir durumdur. Fakat sürecin sağlıklı yönetilebilmesi için ilk yapılması gereken şey korkuyla hareket etmek değil, hangi sıfatla, hangi olay nedeniyle ve hangi işlem için çağrıldığınızı anlamaktır.

Şüpheli olarak ifade alınacak kişinin kendisine isnat edilen suçu öğrenme, müdafi yardımından yararlanma, açıklamada bulunmama ve lehine somut delillerin toplanmasını isteme hakları vardır.

Bunun yanında resmî çağrının görmezden gelinmemesi, mevcut delillerin korunması, diğer kişilerle dosyanın seyrini etkileyebilecek iletişimlerden kaçınılması ve ifade tutanağının dikkatle kontrol edilmesi önem taşır.

Ceza soruşturmasının ilk aşamasında yapılan bir işlem, dosyanın ilerleyen safhalarında tekrar değerlendirme konusu olabilir. Bu nedenle ilk adımın amacı mümkün olduğunca çok şey söylemek değil; olayı doğru anlamak, hakları bilmek ve gerçeğe uygun, tutarlı bir hukuki pozisyon oluşturmaktır.

Hukuki Dayanaklar

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.45, m.48, m.145, m.146, m.147, m.148, m.149, m.150, m.153 ve m.154.

Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ve Anayasa Mahkemesinin müdafi yardımından etkili biçimde yararlanma hakkına ilişkin kararları.

İlgili Yazılar

Ceza Soruşturmasında İfade Vermeden Önce Bilinmesi Gerekenler

Tutuklama Kararı Hangi Şartlarda Verilir?

Gözaltı Süresi Ne Kadardır? Yakalama Sonrası Süreç

Telefon, WhatsApp Mesajları ve Dijital Deliller Ceza Dosyasında Nasıl Değerlendirilir?

Yazar: Av. Süleyman Kesici

Yayın Tarihi: 7 Eylül 2026

Bilgilendirme Notu: Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her soruşturmanın olayları, delilleri ve hukuki koşulları farklı olduğundan somut bir uyuşmazlık bakımından ayrıca hukuki değerlendirme yapılması gerekir.

Kesici Hukuk

© 2026 Kesici Hukuk, Avukat Süleyman Kesici Hukuk Bürosu. Tüm hakkı saklıdır.

Faaliyet Alanları
Avukat Süleyman Kesici | Antalya avukat | Av. Süleyman Kesici | Avukat Süleyman Kesici Hukuk BürosuAvukat Süleyman Kesici | Antalya avukat | Av. Süleyman Kesici | Avukat Süleyman Kesici Hukuk Bürosu