AVUKAT SÜLEYMAN KESİCİ HUKUK BÜROSU | ANTALYA AVUKAT
Konkordato Mühletinin İcra Takiplerine Etkisi Nedir? Haciz ve Takipler Durur mu?
Konkordato geçici ve kesin mühlet kararlarının icra takiplerine etkisini; mevcut takiplerin durması, yeni takip yasağı, vergi ve SGK borçları, rehinli alacaklar, hacizler, ihtiyati hacizler ve kefiller bakımından açıklayan 2026 güncel rehber. Konkordato Mühletinin İcra Takiplerine Etkisi
KONKORDATO HUKUKUKONKORDATO | İCRA VE TAKIPLER
Av. Süleyman Kesici
9/30/202621 min read
Konkordato Mühletinin İcra Takiplerine Etkisi Nedir? Haciz ve Takipler Durur mu?
Yayın tarihi: 30 Eylül 2026
Bir şirket konkordato başvurusunda bulunduğunda alacaklıların en sık sorduğu soru şudur:
“Artık icra takibi yapamayacak mıyım?”
Borçlu bakımından ise aynı soru tersinden ortaya çıkar:
“Konkordato başvurusunu yaptık; hacizler ve icra dosyaları artık durdu mu?”
Bu soruların cevabı, konkordato talebinin yalnızca mahkemeye verilmiş olmasına değil, mahkemenin geçici mühlet kararı verip vermediğine, alacağın türüne ve varsa teminatın niteliğine bağlıdır.
İcra ve İflâs Kanunu'nun temel sistemi açıktır:
Mahkeme tarafından konkordato kapsamında geçici mühlet verilmesiyle birlikte borçlu, bireysel cebri icra baskısına karşı önemli ölçüde korunur.
Kural olarak;
yeni icra takibi başlatılamaz,
önceden başlamış takipler durur,
ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları uygulanamaz,
6183 sayılı Kanuna göre yürütülen kamu alacağı takipleri de takip yasağı kapsamına girer.
Ancak konkordato mühleti bütün alacaklıları aynı şekilde etkileyen mutlak bir koruma değildir.
İşçi ve nafaka gibi belirli imtiyazlı alacaklar ile rehinli alacaklar için özel hükümler bulunmaktadır.
Ayrıca konkordato talep eden şirketin kefilleri veya birlikte borçlu olan başka kişiler, sırf asıl borçlu konkordatoya girdi diye aynı korumadan kendiliğinden yararlanmaz.
Bu nedenle bir konkordato dosyasında:
“İcra takipleri durur.”
cümlesi doğru olmakla birlikte tek başına yeterli değildir.
Asıl mesele, hangi takibin, hangi alacak bakımından ve hangi aşamada duracağıdır.
Konkordato Başvurusu Yapılması İcra Takiplerini Hemen Durdurur mu?
Hayır.
Yalnızca konkordato dilekçesinin mahkemeye verilmiş olması, borçlu hakkında yürütülen bütün icra takiplerini kendiliğinden durdurmaz.
Takip yasağını doğuran temel aşama, mahkemenin borçlu hakkında geçici mühlet kararı vermesidir.
İİK m.287 uyarınca mahkeme, konkordato talebine eklenmesi gereken belgelerin eksiksiz olduğunu tespit ettiğinde geçici mühlet kararı verir.
İİK m.288 ise:
“Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur.”
hükmünü içermektedir.
Dolayısıyla konkordatonun icra takiplerine ilişkin koruması yalnız kesin mühlet aşamasında başlamaz.
Geçici mühlet kararıyla birlikte İİK m.294 ve devamındaki koruyucu hükümler uygulanmaya başlar.
İİK m.288 – Geçici Mühletin Sonuçları
Geçici Mühlet Verilince Mevcut İcra Takipleri Durur mu?
Evet.
İİK m.294'e göre mühlet içerisinde borçlu aleyhine kural olarak hiçbir takip yapılamaz ve daha önce başlamış takipler durur.
Örneğin şirket hakkında geçici mühlet kararından önce;
ilamsız icra takibi,
kambiyo senetlerine özgü haciz takibi,
ilamlı takip
veya başka bir bireysel icra takibi
başlatılmış olabilir.
Geçici mühlet kararı verildiğinde, kanundaki istisnalar dışında bu takiplerin borçlu aleyhine ilerletilmesi mümkün değildir.
Buradaki hukuki sonuç takibin iptali değil, durmasıdır.
Bu ayrım önemlidir.
Örneğin alacaklı daha önce geçerli bir icra takibi başlatmışsa, konkordato mühleti verilmesi o icra dosyasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Takip bulunduğu aşamada durur.
Konkordato sürecinin sonraki sonucuna göre dosyanın hukuki durumu ayrıca belirlenir.
İİK m.294 – Kesin Mühletin Alacaklılar Bakımından Sonuçları
Konkordato Mühletinde Yeni İcra Takibi Başlatılabilir mi?
Kural olarak hayır.
Borçlu hakkında geçici veya kesin mühlet devam ederken, konkordatoya tabi olağan alacaklar nedeniyle yeni icra takibi başlatılamaz.
Örneğin bir tedarikçinin konkordato talep eden şirketten mühlet öncesinden kalma 2.000.000 TL ticari alacağı bulunuyorsa:
“Eski takipler duruyorsa ben yeni bir dosya açayım.”
şeklinde hareket etmesi kural olarak mümkün değildir.
Aynı yasak;
genel haciz yoluyla takip,
kambiyo takibi
ve diğer bireysel takip yolları bakımından alacağın ve takibin niteliğine göre değerlendirilir.
Ancak rehinli alacaklar ve İİK m.206'nın birinci sırasında yer alan imtiyazlı alacaklar bakımından özel istisnalar bulunduğu unutulmamalıdır.
Konkordato Mühletinde Vergi Borcu İçin Takip Yapılabilir mi?
Kural olarak hayır.
İİK m.294 bu konuda açık bir düzenleme içermektedir.
Takip yasağı yalnız özel hukuk alacaklılarının başlattığı icra takiplerini kapsamaz.
Kanun açıkça, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipleri de takip yasağı kapsamına almaktadır.
Dolayısıyla geçici veya kesin mühlet içerisinde, konkordato borçlusu hakkında 6183 sayılı Kanun çerçevesindeki takipler de kural olarak yürütülemez.
Bu kapsamda somut borcun ve tahsil yönteminin niteliğine göre;
vergi alacakları,
SGK tarafından 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilen alacaklar
ve diğer kamu alacakları
bakımından takip yasağı gündeme gelir.
Bu noktada konkordato ile iflas hukukundaki kamu alacaklarına ilişkin farklı kurallar birbirine karıştırılmamalıdır.
Konkordato mühletinde İİK m.294, 6183 sayılı Kanun kapsamında yürütülen takipleri açıkça yasak kapsamına almıştır.
Vergi Dairesinin Daha Önce Başlattığı Takip Ne Olur?
Mühlet öncesinde başlamış olan 6183 sayılı Kanun kapsamındaki takipler de kural olarak durur.
Örneğin geçici mühlet verilmeden önce şirketin banka hesaplarına yönelik kamu alacağı tahsil süreci başlatılmış olabilir.
Mühlet kararından sonra yapılabilecek işlemler, mevcut işlemlerin niteliğine ve konkordato kararının kapsamına göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Ancak İİK m.294'teki temel sistem:
yeni takip yapılamaması ve önceden başlamış takiplerin durmasıdır.
Bu nedenle kamu alacaklılarının konkordato mühletinin dışında tutulduğu yönündeki genel bir kabul doğru değildir.
Konkordato Kararı Verilince Hacizler Otomatik Olarak Kalkar mı?
Hayır.
Konkordato mühleti ile daha önce konulmuş hacizlerin hukuki varlığı birbirinden ayrılmalıdır.
Mühlet kararının temel sonucu takibin durmasıdır.
Daha önce konulmuş bir haczin tapu, araç, banka hesabı veya başka bir malvarlığı unsuru üzerinden otomatik olarak silinmesi, yalnız mühlet kararı verilmesinin zorunlu sonucu değildir.
Nitekim konkordato uygulamasında mahkemeler mevcut takipleri bulundukları aşamada durdururken, daha önce konulan hacizlerin baki kalmasına yönelik tedbirler verebilmektedir.
Dolayısıyla:
“Şirket konkordatoya girdi; bütün hacizler ertesi gün silinir.”
şeklindeki yaklaşım doğru değildir.
Haczin;
ne zaman konulduğu,
hangi takip dosyasından kaynaklandığı,
haczedilen malın satılıp satılmadığı,
paraya çevirme işlemlerinin hangi aşamada bulunduğu
ayrıca incelenmelidir.
Bu konu özellikle banka hesapları, araçlar ve taşınmazlardaki eski hacizler bakımından uygulamada önem taşımaktadır.
Mühlet Öncesinde Haczedilmiş Mal Satılabilir mi?
Kural olarak konkordato mühletinin takipleri durdurucu etkisi nedeniyle mühlet sırasında cebri icra işlemlerine devam edilemez.
İİK m.294 ayrıca hacizli mallar bakımından İİK m.186'ya atıf yapmaktadır.
Ancak mühlet verilmeden önce paraya çevrilmiş bir malın bedelinin durumu ile henüz satış gerçekleşmemiş hacizli malın durumu aynı değildir.
Adalet Bakanlığının Konkordato Komiserliği eğitim materyalinde de mühlet öncesinde paraya çevrilmiş hacizli malların bedelinin ilgili haciz alacaklılarına dağıtılacağı, artan kısmın ise konkordato kapsamında değerlendirileceği belirtilmektedir.
Bu nedenle dosyada yalnız haciz tarihine değil, satış ve paraya çevirme aşamasının mühlet kararından önce tamamlanıp tamamlanmadığına bakılmalıdır.
Adalet Bakanlığı – Konkordato Komiserliği Temel Eğitim Kitabı
İhtiyati Haciz Kararı Konkordato Mühletinde Uygulanabilir mi?
Kural olarak hayır.
İİK m.294, mühlet süresince:
ihtiyati tedbir
ve
ihtiyati haciz
kararlarının uygulanamayacağını açıkça düzenlemektedir.
Burada kararın verilmesi ile kararın icra edilmesi birbirinden ayrılmalıdır.
Kanunun doğrudan yasakladığı husus, bu kararların borçlu malvarlığı üzerinde konkordato korumasını etkisiz hâle getirecek şekilde uygulanmasıdır.
Örneğin alacaklı, mühlet sırasında borçlunun banka hesapları veya taşınmazları üzerine ihtiyati haciz koydurmak suretiyle konkordato korumasını aşamaz.
Konkordato Mühleti Zamanaşımını Etkiler mi?
Evet.
İİK m.294'e göre mühlet içerisinde bir takip işlemiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.
Bu düzenlemenin amacı alacaklıyı takip yapmasının yasaklandığı dönemde süre kaybına uğratmamaktır.
Aksi hâlde alacaklıya:
“Borçlu hakkında takip yapamazsın.”
denilirken aynı zamanda alacağının takip yapamadığı süre içerisinde zamanaşımına uğraması gibi hakkaniyete aykırı bir sonuç ortaya çıkabilirdi.
Bu nedenle mühletin süreler üzerindeki etkisi, alacaklıların haklarının korunması bakımından takip yasağının tamamlayıcısıdır.
Konkordato Mühletinde Rehinli Alacaklı Takip Yapabilir mi?
Evet, ancak sınırlı olarak.
Rehinli alacaklılar bakımından İİK m.295 özel bir sistem kurmuştur.
Mühlet içerisinde rehinle teminat altına alınmış alacak nedeniyle:
rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yeni takip başlatılabilir
veya
daha önce başlamış rehnin paraya çevrilmesi takibine devam edilebilir.
Ancak bunun çok önemli iki sınırı vardır:
Muhafaza tedbiri alınamaz.
Rehinli mal satılamaz.
Dolayısıyla örneğin şirketin fabrika binası üzerinde ipoteği bulunan banka, sıradan adi alacaklıyla aynı konumda değildir.
Banka rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatabilir veya mevcut takibini sürdürebilir; fakat konkordato mühleti devam ederken kural olarak rehinli taşınmazın cebri icra yoluyla satışını gerçekleştiremez.
İİK m.295 – Rehinli Alacaklılar
İpotekli Taşınmaz Konkordato Mühletinde Satılabilir mi?
Genel kural, rehinli malın mühlet sırasında cebri icra yoluyla satılamamasıdır.
Ancak 2021 yılında İİK m.295'e eklenen hüküm önemli bir istisna getirmiştir.
Rehinli mal;
konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılmayacaksa,
değeri düşecekse
veya
muhafazası masraflı olacaksa,
İİK m.297/2'de öngörülen usul çerçevesinde mahkeme satışa izin verebilir.
Bu durumda satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır.
Dolayısıyla:
“Konkordato varsa ipotekli mal hiçbir koşulda satılamaz.”
şeklindeki ifade de tam olarak doğru değildir.
Asıl kural satış yasağı olmakla birlikte kanunda özel istisna bulunmaktadır.
Rehinli Alacaklı ile Adi Alacaklı Arasındaki Fark Nedir?
Konkordato mühletinin icra takipleri üzerindeki etkisini anlayabilmek için bu ayrım kritik önemdedir.
Adi alacaklı, alacağını belirli bir rehin hakkıyla güvence altına almamış alacaklıdır.
Örneğin işletmeye mal satan ve faturasını tahsil edemeyen tedarikçi çoğu durumda adi alacaklı konumundadır.
Rehinli alacaklı ise alacağını ipotek, taşınır rehni veya kanunen kabul edilen başka bir rehin hakkıyla teminat altına almıştır.
Rehinli alacaklının takip imkânı daha geniştir.
Ancak mühlet süresince rehin konusu malın muhafaza altına alınması ve satılması kural olarak engellenmiştir.
Bu nedenle bir alacağın:
“Banka alacağı”
veya
“ticari alacak”
olması tek başına sonucu belirlemez.
Asıl soru:
“Bu alacak rehinle güvence altına alınmış mı?”
olmalıdır.
İşçi Alacakları İçin Konkordato Mühletinde Takip Yapılabilir mi?
Belirli işçi alacakları bakımından evet.
İİK m.294/2, İİK m.206'nın birinci sırasında yer alan imtiyazlı alacakların haciz yoluyla takip edilebileceğini açıkça düzenlemektedir.
İİK m.206'nın ilk sırasında belirli koşullarla özellikle;
işçilerin iş ilişkisine dayanan alacakları,
ihbar ve kıdem tazminatları,
işçiler için kurulmuş yardım sandıkları veya benzeri kuruluşlara ilişkin belirli alacaklar
ve
belirli nafaka alacakları
yer almaktadır.
Ancak:
“Her türlü işçi alacağı konkordato takip yasağının dışındadır.”
şeklinde genelleme yapılmamalıdır.
Alacağın İİK m.206'nın birinci sırasındaki şartları gerçekten taşıyıp taşımadığı ayrıca incelenmelidir.
Adalet Bakanlığı – Konkordato Komiserliği Temel Eğitim Kitabı
Nafaka Alacağı İçin Takip Yapılabilir mi?
İİK m.206'nın birinci sırasında yer alan ve kanuni koşulları taşıyan nakden ifası gereken aile hukukundan doğan nafaka alacakları bakımından haciz yoluyla takip istisnası gündeme gelebilir.
Dolayısıyla konkordato koruması, borçlunun bütün borçlarını ayırt etmeksizin aynı takip yasağına tabi tutmaz.
Özellikle işçi ve nafaka alacaklarının sosyal niteliği nedeniyle kanun bu alacaklara daha güçlü bir koruma sağlamıştır.
Konkordato Mühletinde Banka Kredisi İçin İcra Takibi Yapılabilir mi?
Bu sorunun cevabı kredinin teminat yapısına bağlıdır.
Banka kredisi herhangi bir rehinle güvence altına alınmamışsa, banka kural olarak adi alacaklı konumundadır ve genel takip yasağına tabidir.
Kredi alacağı ipotek veya başka bir rehinle teminat altına alınmışsa İİK m.295 devreye girer.
Banka rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatabilir veya mevcut takibe devam edebilir.
Ancak kural olarak;
rehin konusu mal üzerinde muhafaza tedbiri uygulanamaz
ve
satış gerçekleştirilemez.
Bu nedenle şirketin konkordato ilan etmesinden sonra bankaların tüm hukuki imkânlarının ortadan kalktığını söylemek de, hiçbir sınırlama olmadan icraya devam edebileceklerini söylemek de doğru değildir.
Kambiyo Senedine Dayalı Takip Konkordatoda Durur mu?
Konkordato borçlusu aleyhine yürütülen kambiyo takibi de genel takip yasağı kapsamında değerlendirilir.
Örneğin şirket tarafından keşide edilen bonoya dayalı kambiyo takibi, geçici mühlet kararından önce başlatılmışsa kural olarak mühletle birlikte durur.
Alacaklının elinde çek veya bono bulunması, ona sırf kambiyo senedine sahip olduğu için İİK m.294'teki takip yasağını aşma imkânı vermez.
Ancak kambiyo senedi ayrıca rehinle güvence altına alınmış bir alacağın parçasıysa rehin hakkına ilişkin özel düzenlemeler ayrıca değerlendirilir.
Bu nedenle kambiyo senedinin varlığı ile rehinli alacaklı statüsü birbirine karıştırılmamalıdır.
İlamlı İcra Takibi de Durur mu?
Kural olarak evet.
İİK m.294:
“hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur”
şeklinde geniş bir ifade kullanmaktadır.
Bu nedenle yalnız ilamsız takipler değil, istisna kapsamına girmeyen ilamlı icra takipleri de konkordato mühletinin koruyucu etkisine tabi olabilir.
Alacaklının daha önce mahkemeden kesinleşmiş veya icra edilebilir bir karar elde etmiş olması, konkordato mühletinin cebri icra üzerindeki etkisini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ancak alacağın niteliğine ilişkin kanuni istisnalar her dosyada ayrıca kontrol edilmelidir.
Konkordato Mühletinde Dava Açılabilir mi?
Konkordato mühletindeki icra takip yasağı ile dava açma yasağı aynı şey değildir.
İİK m.294 esas olarak cebri icra takiplerini düzenlemektedir.
Adalet Bakanlığının Konkordato Komiserliği eğitim materyalinde de mühlet sırasında borçlu aleyhine kural olarak dava açılabileceği ve derdest davaların sırf mühlet nedeniyle doğrudan durmayacağı belirtilmektedir.
Dolayısıyla örneğin bir alacaklı:
alacağın tespiti,
itirazın iptali
veya niteliğine göre başka bir hukuki uyuşmazlık
hakkında dava yürütüyor olabilir.
Konkordato mühleti, bu yargılamanın her durumda otomatik olarak sona ermesi anlamına gelmez.
Ancak davanın sonunda alınan kararın cebri icraya konulması, mühletin takip yasağı nedeniyle ayrı bir meseledir.
İflas davaları ve konkordatoya özgü diğer yargısal durumlar bakımından ise özel hükümler ayrıca değerlendirilmelidir.
Alacaklı İtirazın İptali Davası Açabilir mi?
Kural olarak konkordato mühleti, yalnızca alacağın yargı yoluyla belirlenmesini bütünüyle engellemez.
Örneğin konkordato öncesinde başlatılan icra takibine borçlu itiraz etmiş ve alacaklı itirazın iptali davası açmış olabilir.
Bu davanın konkordato mühletiyle ilişkisi, cebri icra takibinden ayrı değerlendirilmelidir.
Dava sonunda alacaklı lehine hüküm verilse dahi, bu hükmün konkordato borçlusu aleyhine nasıl icra edilebileceği mühlet hükümlerine tabidir.
Ayrıca alacağın konkordato projesi kapsamında hangi miktarda kaydedileceği ve çekişmeli alacak olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği konkordato dosyası açısından ayrıca önem taşır.
Konkordato Mühletinde Alacaklı Ne Yapmalıdır?
Takip yasağı, alacaklının hiçbir işlem yapmadan konkordatonun sonucunu beklemesi gerektiği anlamına gelmez.
Kesin mühlet aşamasında komiser, İİK m.299 uyarınca alacaklıları alacaklarını bildirmeye davet eder.
Alacaklıların ilândan itibaren 15 gün içerisinde alacaklarını bildirmeleri gerekir.
Bilanço kayıtlarında yer almayan ve süresinde bildirilmeyen alacakların konkordato projesinin müzakerelerine katılımı bakımından sonuçlar doğabilir.
Bu nedenle icra takibi duran alacaklının:
“Takibim zaten açılmıştı, ayrıca konkordato dosyasında hiçbir şey yapmama gerek yok.”
şeklinde düşünmesi risklidir.
İcra dosyası ile konkordato dosyası birbirinden farklı süreçlerdir.
Alacağın konkordato dosyasında doğru miktar, teminat ve hukuki nitelikle kayda alınması ayrıca takip edilmelidir.
İİK m.299 – Alacakların Bildirilmesi
Alacaklı İcra Dosyasını Açık Tutabilir mi?
Mühlet nedeniyle duran bir takip dosyasının varlığı kendiliğinden sona ermez.
Ancak takip işlemlerinin ilerletilmesi mümkün olmayabilir.
Bu nedenle dosyanın sistemde açık görünmesi ile dosyada yeni haciz, muhafaza veya satış işlemi yapılabilmesi birbirinden farklıdır.
Konkordato sürecinin;
tasdik,
ret,
iflas
veya başka bir şekilde sona ermesine
göre mevcut icra dosyasının sonraki hukuki durumu ayrıca değerlendirilir.
Konkordato Mühleti Kefilleri de Korur mu?
Kural olarak hayır.
Konkordato mühleti, doğrudan konkordato talep eden borçlunun korunmasına yöneliktir.
Asıl borçlunun konkordato mühleti alması, borca kefil olmuş kişinin veya başka bir müşterek borçlunun da kendiliğinden takip yasağı korumasına girdiği anlamına gelmez.
Türk Borçlar Kanunu m.585, adi kefalette dahi borçluya konkordato mühleti verilmesini belirli şartlarda alacaklının doğrudan kefile başvurabileceği hâller arasında saymaktadır.
Müteselsil kefalette ise TBK m.586 çerçevesinde alacaklının kefile başvuru imkânı zaten daha geniştir.
Dolayısıyla şirket konkordato ilan ettiğinde banka veya başka bir alacaklı:
asıl borçlu şirket hakkında takip yapamazken,
somut kefalet ilişkisinin şartları varsa
kefil hakkında takip yürütebilir.
Bu husus, özellikle banka kredilerinde konkordato başvurusunun şirket ortaklarının veya yöneticilerin şahsi kefaletlerini otomatik olarak korumadığını göstermektedir.
Şirket Ortağı Konkordatodan Otomatik Yararlanır mı?
Hayır.
Şirket ile şirket ortağı hukuken ayrı kişilerdir.
Örneğin bir limited şirket konkordato talep etmiş olabilir.
Şirket ortağı aynı zamanda bankaya şahsen müteselsil kefil olmuşsa, şirket hakkında verilen mühlet kararı ortağın şahsi malvarlığını otomatik olarak konkordato korumasına almaz.
Ortağın kendisi de bağımsız olarak konkordato talebinde bulunmuş ve hakkında mühlet kararı verilmişse durum farklıdır.
Bu nedenle konkordato başvurusu hazırlanırken yalnız şirketin borç tablosu değil;
kefaletler,
aval ilişkileri,
müşterek borçluluklar,
şirket ortaklarının şahsi teminatları
da ayrıca çıkarılmalıdır.
Konkordato Mühletinde İcra Takibi Başlatılırsa Ne Yapılabilir?
Mühlet kararına rağmen takip yasağına tabi bir alacak için icra takibi başlatılması veya mevcut dosyada yasak kapsamındaki işlemlerin yapılması hâlinde bu işlemlerin hukuka uygunluğu icra hukuku bakımından denetlenebilir.
Borçlu, ilgili icra dosyasında konkordato mühlet kararını ileri sürebilir.
İşlemin niteliğine göre icra müdürlüğüne talep, icra mahkemesine şikâyet veya başka bir hukuki yol gündeme gelebilir.
Burada öncelikle şu sorular cevaplanmalıdır:
Geçici veya kesin mühlet gerçekten devam ediyor mu?
Takip hangi tarihte başlatıldı?
Alacak İİK m.206 kapsamındaki imtiyazlı alacaklardan mı?
Alacak rehinle temin edilmiş mi?
Yapılan işlem yalnız takip başlatılması mı, yoksa satış veya muhafaza işlemi mi?
Özellikle rehinli alacaklarda takip başlatılması mümkün olabildiği için:
“Konkordato var, bütün icra işlemleri kesinlikle geçersizdir.”
şeklinde otomatik bir sonuca varılmamalıdır.
Mühlet Kararından Önce Konulan İhtiyati Haciz Ne Olur?
İİK m.294, mühlet sırasında ihtiyati haciz kararlarının uygulanamayacağını düzenlemektedir.
Ancak daha önce uygulanmış bir ihtiyati haczin hukuki durumu, mühlet kararının verilmesiyle tüm kayıtların kendiliğinden silinmesi şeklinde değerlendirilmemelidir.
İşlemin;
hangi tarihte uygulandığı,
kesin hacze dönüşüp dönüşmediği,
takibin hangi aşamada bulunduğu
ve mahkemenin mühlet kararındaki özel tedbir hükümleri
birlikte incelenmelidir.
Bu nedenle özellikle yüksek tutarlı ticari alacak dosyalarında mühlet öncesi ihtiyati hacizlerin ayrı ayrı envanterinin çıkarılması gerekir.
Konkordato Mühletinde Banka Hesaplarındaki Blokeler Kalkar mı?
Her bloke veya hesap kısıtlaması aynı hukuki kaynağa dayanmaz.
Hesapta icra dosyasından kaynaklanan haciz bulunabileceği gibi rehin, takas, mahsup veya banka sözleşmesinden kaynaklanan başka bir hukuki durum da bulunabilir.
Konkordato mühleti genel olarak icra takiplerini durdurur.
Ancak mevcut haczin veya hesap üzerindeki her türlü kısıtlamanın mühlet kararıyla otomatik biçimde kaldırılacağı söylenemez.
Öncelikle hesabın neden kullanılamadığı ve hangi hukuki işlem nedeniyle bloke bulunduğu tespit edilmelidir.
Bu nedenle şirketin nakit akışını sürdürebilmesi bakımından banka hesaplarının konkordato başvurusu öncesinde ayrıntılı biçimde incelenmesi önemlidir.
Konkordato Mühletinde Faiz İşlemeye Devam Eder mi?
İİK m.294/3'e göre, tasdik edilen konkordato projesinde aksine hüküm bulunmadığı takdirde rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işlemesi durur.
İİK m.288 ise geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğurduğunu düzenlemektedir.
Yargıtay uygulamasında da bu iki hüküm birlikte değerlendirilerek adi alacakların faiz hesabında geçici mühlet tarihi dikkate alınmaktadır.
Ancak rehinli alacakların durumu farklıdır.
Ayrıca konkordato projesinde faiz konusunda özel bir hüküm bulunması sonucu etkileyebilir.
Bu nedenle bir banka veya ticari alacak için konkordato kayıt miktarı hesaplanırken yalnız ana para değil;
geçici mühlet tarihi,
faiz türü,
alacağın rehinli olup olmadığı
ve
konkordato projesinin içeriği
birlikte değerlendirilmelidir.
Konkordato Talebi Reddedilirse Duran Takipler Ne Olur?
Konkordato korumasının devamı, mühletin varlığına bağlıdır.
Geçici veya kesin mühlet kaldırılırsa ya da konkordato süreci hukuken sona ererse İİK m.294 ve devamındaki mühlet etkilerinin de devam edip etmediği yeni hukuki duruma göre değerlendirilir.
2026 tarihli konkordato kararlarında da mahkemelerin, kesin mühletin sona ermesiyle İİK m.294-297'den doğan sonuçların kalktığını açıkça tespit ettiği görülmektedir.
Bu nedenle mühlet, borcun veya icra dosyasının ortadan kaldırılması değil, konkordato süreci boyunca uygulanan geçici bir toplu koruma mekanizmasıdır.
Konkordatonun reddi aynı zamanda borçlu açısından iflas sonucunu doğurabilecek şartları da gündeme getirebilir.
Bu nedenle takiplerin sonraki akıbeti, yalnız “konkordato reddedildi” bilgisiyle değil, mahkemenin verdiği nihai kararın içeriğiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Konkordato Tasdik Edilirse İcra Takipleri Ne Olur?
Konkordatonun tasdiki hâlinde artık yalnız mühlet hükümleri değil, tasdik edilmiş konkordato projesinin bağlayıcılığı gündeme gelir.
Konkordatoya tabi alacakların hangi oranda, hangi vadelerde ve hangi ödeme planıyla ödeneceği tasdik edilen proje doğrultusunda belirlenir.
Bu nedenle duran icra takiplerinin sonraki durumu da tasdik kararının kapsamı ve ilgili alacağın konkordatoya tabi olup olmamasına göre değerlendirilir.
Alacaklının, tasdik edilmiş proje dışında eski icra dosyası üzerinden bağımsız biçimde tahsilata devam edip edemeyeceği her alacak bakımından ayrıca incelenmelidir.
Bu konu mühlet dönemindeki geçici takip yasağından farklı bir hukuki aşamadır.
Sık Sorulan Sorular
Konkordato başvurusu yapılınca icra takipleri hemen durur mu?
Hayır. Yalnız başvurunun yapılması yeterli değildir. Mahkemenin geçici mühlet kararı vermesiyle geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur ve takip yasağı uygulanmaya başlar.
Geçici mühlet sırasında icra takibi yapılabilir mi?
Kural olarak hayır. İİK m.288 nedeniyle geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur. İİK m.294'teki istisnalar saklıdır.
Konkordato ilan edilince mevcut icra dosyaları kapanır mı?
Hayır. Takipler kural olarak durur; kendiliğinden iptal edilmiş veya tamamen ortadan kalkmış olmaz.
Konkordato mühletinde yeni icra takibi açılabilir mi?
Adi alacaklar bakımından kural olarak hayır. Rehinli alacaklar ve İİK m.206'nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar bakımından özel hükümler bulunmaktadır.
Konkordato sırasında vergi dairesi haciz yapabilir mi?
İİK m.294, 6183 sayılı Kanun kapsamında yürütülen kamu alacağı takiplerini de genel takip yasağı içerisine almaktadır.
SGK borcu için icra takibi devam eder mi?
6183 sayılı Kanun kapsamında tahsil edilen SGK alacaklarında da İİK m.294'teki takip yasağı dikkate alınır. Alacağın ve işlemin niteliği somut olarak incelenmelidir.
Konkordato hacizleri kaldırır mı?
Mühletin temel sonucu takiplerin durmasıdır. Daha önce konulan hacizlerin tamamının kendiliğinden silindiği şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Konkordato sırasında ihtiyati haciz uygulanabilir mi?
Kural olarak hayır. İİK m.294 mühlet içerisinde ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarının uygulanmasını engellemektedir.
Rehinli banka konkordato sırasında icra takibi yapabilir mi?
Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatabilir veya mevcut takibe devam edebilir. Ancak kural olarak muhafaza tedbiri alamaz ve rehinli malı sattıramaz.
İpotekli taşınmaz hiçbir şekilde satılamaz mı?
Kural mühlet sırasında satış yasağıdır. Ancak rehinli mal işletme tarafından kullanılmayacaksa, değeri düşecekse veya muhafazası masraflıysa İİK m.295'teki özel şartlarla mahkeme satışa izin verebilir.
İşçi alacağı için icra takibi yapılabilir mi?
İİK m.206'nın birinci sırasındaki şartları taşıyan imtiyazlı işçi alacakları bakımından haciz yoluyla takip mümkündür.
Nafaka alacağı için takip yapılabilir mi?
İİK m.206'nın birinci sırasında yer alan şartları taşıyan nafaka alacakları takip yasağının istisnaları arasında olabilir.
Konkordato mühleti kefili de korur mu?
Kural olarak hayır. Asıl borçlu hakkında verilen konkordato mühleti kefili kendiliğinden korumaz. Kefaletin türü ve sözleşme koşulları ayrıca değerlendirilir.
Şirket konkordatoya girerse şirket ortağının malları da korunur mu?
Hayır. Şirket ortağının yalnız ortak olması onu konkordato korumasına sokmaz. Özellikle şahsi kefalet vermiş ortaklar bakımından alacaklıların takip imkânı devam edebilir.
Konkordato sırasında dava açılabilir mi?
İcra takip yasağı kural olarak dava açma yasağı değildir. Alacak veya başka özel hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin davaların durumu cebri icradan ayrı değerlendirilir.
Konkordato mühletinde alacak bildirimi gerekir mi?
Kesin mühlet aşamasında alacaklılar, komiser tarafından alacaklarını bildirmeye davet edilir. İİK m.299'daki ilan üzerine kural olarak 15 gün içerisinde alacak bildirimi yapılmalıdır.
Konkordato sırasında faiz işler mi?
Rehinle temin edilmemiş alacaklar bakımından İİK m.288 ve m.294/3 ile konkordato projesinin içeriği birlikte değerlendirilir. Yargıtay uygulamasında geçici mühletin kesin mühlet sonuçlarını doğurması dikkate alınmaktadır.
Sonuç
Konkordato mühletinin en önemli hukuki sonuçlarından biri, borçluyu bireysel icra baskısından geçici olarak korumasıdır.
Ancak bu koruma:
“Konkordato başvurusu yapıldığı anda bütün icra dosyaları silinir.”
anlamına gelmez.
Öncelikle mahkemenin geçici mühlet kararı vermesi gerekir.
Geçici mühlet, İİK m.288 gereğince kesin mühletin sonuçlarını doğurur.
Bundan sonra kural olarak;
borçlu aleyhine yeni icra takibi yapılamaz,
önceden başlamış takipler durur,
6183 sayılı Kanun kapsamındaki kamu takipleri de durur,
ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanamaz,
takip yoluyla kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.
Ancak sistemin önemli istisnaları vardır.
İİK m.206'nın birinci sırasında yer alan belirli imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.
Rehinli alacaklılar ise rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatabilir veya mevcut takiplerine devam edebilir; fakat kural olarak muhafaza tedbiri alamaz ve rehinli malı sattıramaz.
Ayrıca konkordato koruması asıl borçlunun kefillerine ve birlikte borçlulara otomatik olarak yayılmaz.
Bu nedenle özellikle banka kredilerinde yalnız şirketin konkordato dosyasına değil, ortak ve yöneticilerin şahsi kefaletlerine de bakılması gerekir.
Alacaklı açısından mühlet kararı verildikten sonra doğru strateji de yalnız icra dosyasını beklemek değildir.
Alacağın konkordato dosyasında;
doğru miktarla,
doğru teminat statüsüyle,
doğru hukuki nitelikle
kayda alınması gerekir.
Komiserin alacak bildirim ilanı takip edilmeli ve kanundaki süre içerisinde gerekli bildirim yapılmalıdır.
Borçlu açısından ise hangi takiplerin gerçekten durduğunun, hangi hacizlerin mevcut olduğunun, hangi rehinli alacaklıların takip hakkını koruduğunun ve kefillerin maruz kalabileceği risklerin baştan çıkarılması gerekir.
Bu nedenle konkordato mühleti bakımından sağlıklı bir takip analizi şu sırayla yapılmalıdır:
Mühlet kararının tarihini belirlemek.
Bütün aktif icra dosyalarını çıkarmak.
Her alacağı adi, rehinli veya imtiyazlı olarak sınıflandırmak.
6183 kapsamındaki kamu takiplerini ayrıca tespit etmek.
Mühlet öncesi haciz ve satış aşamalarını incelemek.
Kefil ve müşterek borçluları belirlemek.
Konkordato dosyasındaki alacak bildirim süresini takip etmek.
Tasdik veya ret kararından sonra mevcut icra dosyalarının durumunu yeniden değerlendirmek.
Konkordato mühleti, borçlunun bütün borçlarını ortadan kaldıran bir sistem değil; bireysel icra yarışını belirli süreyle durdurarak borçlunun mali yapısının toplu biçimde yeniden düzenlenmesine imkân veren bir hukuki koruma mekanizmasıdır.
Bu nedenle hem borçlu hem alacaklı açısından icra dosyalarının mühlet kararından sonra tek tek incelenmesi gerekir.
Hukuki Dayanaklar
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu; özellikle m.206, m.287, m.288, m.294, m.295, m.297 ve m.299.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu; özellikle kefalete ilişkin m.585 ve devamı.
7101 sayılı İcra ve İflâs Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun.
7327 sayılı İcra ve İflâs Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun.
Mevzuat ve uygulama kaynakları
İİK m.288 – Geçici Mühletin Sonuçları
İİK m.294 – Kesin Mühletin Alacaklılar Bakımından Sonuçları
İİK m.295 – Rehinli Alacaklıların Durumu
İİK m.299 – Alacakların Bildirilmesi
Adalet Bakanlığı – Konkordato Komiserliği Temel Eğitim Kitabı
Adalet Bakanlığı – Konkordato Komiserliği Eğitim Mevzuatı
İlgili Yazılar
Konkordato Başvurusu İçin Gerekli Belgeler Nelerdir? 2026 Güncel Rehber
İlamsız İcra Takibi Nasıl Başlatılır? Borçlunun İtiraz Hakkı ve Süreler
İcra Takibine İtiraz Nasıl Yapılır? Süresi ve Hukuki Sonuçları
Konkordato Ön Projesi Nasıl Hazırlanır? Ödeme Planı ve Kaynakların Gösterilmesi
Konkordato ile İflas Arasındaki Fark Nedir? İcra Takiplerine Etkileri
Yazar: Av. Süleyman Kesici
Yayın tarihi: 30 Eylül 2026
Son hukuki kontrol ve güncelleme: 30 Eylül 2026
Bilgilendirme Notu: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Konkordato mühletinin icra takiplerine etkisi; alacağın rehinli veya imtiyazlı olup olmamasına, takibin türüne, haciz ve satış aşamasına, kefalet ilişkilerine, mühlet kararının kapsamına ve somut konkordato dosyasındaki mahkeme tedbirlerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Kesici Hukuk
© 2026 Kesici Hukuk, Avukat Süleyman Kesici Hukuk Bürosu. Tüm hakkı saklıdır.


