İcra Takibine İtiraz Nasıl Yapılır? Süresi ve Hukuki Sonuçları

İlamsız icra takibine itirazın nasıl yapılacağını; 7 günlük süre, borca, imzaya ve yetkiye itiraz, kısmi itiraz, gecikmiş itiraz ve alacaklının itiraz sonrası başvurabileceği yollar üzerinden açıklayan 2026 güncel rehber.

İCRA VE İFLAS HUKUKUİCRA | İTIRAZ

Av. Süleyman Kesici

9/27/202623 min read

İcra Takibine İtiraz Nasıl Yapılır? Süresi ve Hukuki Sonuçları
İcra Takibine İtiraz Nasıl Yapılır? Süresi ve Hukuki Sonuçları

İcra Takibine İtiraz Nasıl Yapılır? Süresi ve Hukuki Sonuçları

Yayın tarihi: 27 Eylül 2026

Bir kişinin UYAP veya e-Devlet üzerinde adına açılmış bir icra dosyası görmesi ya da adresine ödeme emri gelmesi, takipte istenen borcun kesinleştiği anlamına gelmez.

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçluya, takip konusu borca karşı çıkabilmesi için kanuni bir itiraz hakkı tanınmıştır.

Ancak bu hakkın kullanılabilmesi için en önemli konu süredir.

Yürürlükteki İcra ve İflâs Kanunu'nun 62. maddesine göre borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde itirazını icra dairesine bildirmelidir.

Süresinde yapılan itiraz, kural olarak icra takibini durdurur.

Buna karşılık borçlu yedi günlük süreyi hiçbir işlem yapmadan geçirirse takip kesinleşebilir ve alacaklı şartları oluştuğunda haciz aşamasına geçebilir.

Bu nedenle ödeme emrini alan kişinin ilk yapması gereken yalnız:

“Bu borcu gerçekten borçlu muyum?”

sorusunu düşünmek değildir.

Aynı zamanda:

“Ödeme emri hangi takip yoluna ait?”

“Ne zaman tebliğ edildi?”

“İtiraz nereye yapılmalı?”

“Borcun tamamına mı, bir kısmına mı itiraz edeceğim?”

“Takip bir senede dayanıyorsa imzaya ayrıca itiraz gerekiyor mu?”

soruları da cevaplanmalıdır.

Çünkü icra hukukunda haklı bir itirazın yanlış merciye veya süresinden sonra yapılması, borçlunun takip içindeki hukuki durumunu önemli ölçüde değiştirebilir.

İcra Takibine İtiraz Nedir?

İcra takibine itiraz, borçlunun ilamsız icra takibinde kendisine yöneltilen ödeme talebini kabul etmediğini kanunda öngörülen şekilde icra dairesine bildirmesidir.

Borçlu;

borcun hiç bulunmadığını,

borcun ödendiğini,

talep edilen miktarın fazla olduğunu,

faizin yanlış hesaplandığını,

borcun zamanaşımına uğradığını,

takip dayanağı belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını

veya

takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını

ileri sürebilir.

Ancak bu itirazların hepsinin aynı biçimde ileri sürülmesi gerekmez.

Özellikle kısmi itiraz ve imzaya itiraz bakımından İcra ve İflâs Kanunu özel açıklık şartları getirmiştir.

Bu nedenle gelişigüzel hazırlanmış:

“Borca itiraz ediyorum.”

şeklindeki tek cümle bazı dosyalarda yeterli olabilirken bazı dosyalarda önemli hak kayıplarına yol açabilir.

Bu Yazı Hangi İcra Takibini Anlatıyor?

Bu ayrım son derece önemlidir.

Bu yazıda esas olarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde gönderilen örnek 7 ödeme emrine itiraz anlatılmaktadır.

Çünkü her icra takibinde aynı itiraz süresi ve aynı merci uygulanmaz.

Örneğin çek, bono veya poliçeye dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda borca veya imzaya itirazın kural olarak ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine yapılması gerekir. İİK m.168 bu konuda özel hükümler içermektedir.

Dolayısıyla kişinin eline gelen belgenin üstünde:

Örnek No: 7

ile

Örnek No: 10

yazması aynı hukuki süreci ifade etmez.

İlk yapılması gereken, takip türünün doğru belirlenmesidir.

İcra Takibine İtiraz Süresi Kaç Gündür?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz süresi ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür.

İİK m.62 bu süreyi açıkça düzenlemektedir.

Örneğin ödeme emri borçluya 10 Eylül 2026 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmişse, süre hesabı Tebligat Kanunu ve sürelerin hesaplanmasına ilişkin genel kurallar dikkate alınarak yapılmalıdır.

Burada takip dosyasının açıldığı tarih belirleyici değildir.

Alacaklı 1 Eylül'de icra takibi başlatmış, ödeme emri ise borçluya 10 Eylül'de ulaşmış olabilir.

Borçlunun itiraz süresi:

1 Eylül'deki takip tarihinden değil, ödeme emrinin tebliğinden

hareketle hesaplanır.

Bu nedenle icra dosyasında kontrol edilmesi gereken belgelerin başında tebligat evrakı gelir.

2026'da İtiraz Süresi 7 Gün mü, 2 Hafta mı?

Yürürlükteki genel haciz yoluyla ilamsız takip bakımından süre hâlen 7 gündür.

Bu konuda özellikle 2026 yılında karışıklık çıkmasının nedeni, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni Cebrî İcra Kanunu Taslağıdır.

Taslakta mevcut İcra ve İflâs Kanunu sisteminden farklı süreler öngörülen hükümler bulunmaktadır.

Ancak taslak, yürürlükte bulunan kanun değildir.

Adalet Bakanlığı Mevzuat Genel Müdürlüğü de metni açıkça “Cebrî İcra Kanunu Taslağı” olarak yayımlamış ve görüş toplama süreci yürütmüştür.

Ayrıca 31 Temmuz 2026'da yayımlanan 7589 sayılı Kanun İcra ve İflâs Kanunu'nda bazı değişiklikler yapmış olmakla birlikte, genel ilamsız takipte itiraz süresini düzenleyen İİK m.62'yi değiştirmemiştir.

Dolayısıyla 27 Eylül 2026 itibarıyla genel haciz yoluyla ilamsız takipte:

itiraz süresi 7 gündür.

Yedi Günlük Süre Ne Zaman Başlar?

Sürenin hesabında esas olan ödeme emrinin usulüne uygun biçimde tebliğ edildiği tarihtir.

Borçlunun UYAP'ta dosyayı görmesi ile ödeme emrinin hukuken tebliğ edilmiş olması aynı şey değildir.

Benzer şekilde alacaklının takip talebini verdiği tarih veya icra dairesinin ödeme emrini düzenlediği tarih de tek başına itiraz süresini başlatmaz.

Tebligat;

fiziki olarak,

elektronik tebligat yoluyla

veya

Tebligat Kanununda düzenlenen diğer yöntemlerle

yapılmış olabilir.

Özellikle tüzel kişiler, avukatlar ve elektronik tebligat kapsamındaki diğer kişiler bakımından UETS kayıtları önem taşır.

Elektronik Tebligatta Süre Ne Zaman Başlar?

Elektronik tebligatta belgenin UETS hesabına düştüğü an ile hukuken tebliğ edilmiş sayıldığı tarih aynı değildir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a sistemine göre elektronik tebligat, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır.

PTT'nin güncel UETS açıklamasında da bu kural açıkça belirtilmektedir.

Örneğin ödeme emri UETS hesabına 1 Eylül tarihinde ulaşmışsa:

“1 Eylül'de UETS'ye düştü, yedi günlük itiraz süresi de aynı gün başladı.”

şeklinde doğrudan hesap yapılmamalıdır.

Öncelikle elektronik tebliğin kanunen gerçekleştiği tarih belirlenmeli, ardından itiraz süresi hesaplanmalıdır.

Ayrıca SMS veya e-posta bilgilendirme mesajının gelmemiş olması da elektronik tebligatın geçersiz olduğu anlamına gelmez. PTT, bilgilendirme mesajındaki aksaklığın tebligatın geçerliliğini etkilemediğini belirtmektedir.

İcra Takibine İtiraz Nereye Yapılır?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz icra dairesine yapılır.

Burada uygulamada sık karşılaşılan önemli bir hata vardır.

Borçlunun:

“İcra takibine itiraz edeceğim, o hâlde icra mahkemesine dilekçe vermem gerekiyor.”

şeklinde düşünmesi doğru değildir.

Örnek 7 ödeme emrine karşı genel itiraz, İİK m.62 uyarınca icra dairesine bildirilir.

İcra mahkemesi ise örneğin gecikmiş itiraz, itirazın kaldırılması, bazı şikâyetler ve kanunun özel olarak mahkemeyi görevli kıldığı işlemler bakımından gündeme gelir.

Kambiyo takibindeki beş günlük itiraz sistemi de farklıdır.

Bu nedenle itiraz dilekçesini hazırlamadan önce takip türü mutlaka kontrol edilmelidir.

İtiraz Başka Bir İcra Dairesinden Yapılabilir mi?

Evet.

İİK m.62, borçlunun itirazını takip dosyasının bulunduğu icra dairesinden başka bir icra dairesine de yapabilmesine imkân tanımaktadır.

Bu durumda başvurulan icra dairesi gerekli masrafı alır ve itirazı takip dosyasının bulunduğu icra dairesine gönderir.

Örneğin takip İstanbul'da başlatılmış ancak borçlu Antalya'da yaşıyor olabilir.

Borçlu sırf dosya İstanbul'da olduğu için mutlaka İstanbul'a gitmek zorunda değildir.

Ancak yedi günlük sürenin son gününe yaklaşılmışsa başvurunun zamanında ve usulüne uygun biçimde kayda alınması özellikle önem taşır.

İtiraz Yazılı mı Yapılmalıdır?

İİK m.62'ye göre itiraz;

dilekçeyle

veya

sözlü olarak

icra dairesine bildirilebilir.

Sözlü itiraz icra tutanağına geçirilir.

Kanun ayrıca borçluya itiraz ettiğine ilişkin ücretsiz bir belge verilmesini öngörmektedir.

Uygulamada itirazın yazılı dilekçeyle yapılması, hangi noktalara itiraz edildiğinin daha sonra açık biçimde ispatlanabilmesi açısından çoğu dosyada daha sağlıklı bir yöntemdir.

Özellikle kısmi itiraz, imzaya itiraz veya yetki itirazı bulunan dosyalarda itirazın kapsamının açık biçimde yazılması önemlidir.

İtiraz Dilekçesinin Tarihi mi, UYAP'a Kaydedildiği Tarih mi Önemlidir?

Yargıtay bu konuda dikkat çekici bir yaklaşım benimsemektedir.

2025 tarihli bir Yargıtay kararında, dilekçenin üzerinde eski bir tarih bulunmasının tek başına yeterli olmadığı; itirazın icra dairesinin tutanağına ve UYAP sistemine işlendiği tarihin önem taşıdığı vurgulanmıştır.

Somut olayda dilekçenin üzerinde süresinde bir tarih yazmasına rağmen UYAP kaydının daha sonra yapılmış olması nedeniyle itiraz süresinde kabul edilmemiştir.

Bu nedenle itirazın son güne bırakılmaması ve başvurunun gerçekten icra sistemine kaydedildiğinin kontrol edilmesi önemlidir.

İtiraz Ederken Borcun Neden Olmadığını Açıklamak Zorunlu mu?

Genel olarak hayır.

İİK m.62 kapsamında borca itiraz eden borçlunun, kural olarak bütün hukuki ve maddi sebeplerini ayrıntılı şekilde dilekçede açıklaması zorunlu değildir.

Yargıtayın 2026 tarihli güncel kararında da borçlunun yalnız:

“İtiraz ediyorum.”

demesinin genel borca itiraz bakımından yeterli olduğu açıkça belirtilmiştir.

Ancak bu kuralın önemli istisnaları vardır.

Özellikle;

kısmi itiraz

ve

imzaya itiraz

açık biçimde yapılmalıdır.

Ayrıca yetki itirazının usulüne uygun şekilde ileri sürülmesi gerekir.

Bu nedenle pratikte:

“Hiçbir gerekçe yazmaya gerek yok.”

şeklinde genelleme yapmak doğru değildir.

İtiraz Sebeplerinin Baştan Yazılması Neden Önemli Olabilir?

Borçlu genel borca itirazda ayrıntılı gerekçe yazmak zorunda olmasa da, ileride alacaklı itirazın kaldırılması yoluna başvurursa İİK m.63 önem kazanabilir.

Bu hüküm uyarınca borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılan hususlar dışında kural olarak ilk itirazındaki sebepleri değiştiremez veya genişletemez.

Bu nedenle:

“Şimdilik sadece itiraz edeyim, bütün sebepleri aylar sonra mahkemede söylerim.”

şeklindeki yaklaşım bazı dosyalarda risklidir.

Özellikle ödeme, ibra, takas, zamanaşımı, yetki ve imzaya ilişkin savunmaların dosyanın niteliğine göre baştan değerlendirilmesi gerekir.

Borca İtiraz Nasıl Yapılır?

Borçlu, takipte talep edilen borcun hiç bulunmadığını ileri sürebilir.

Örneğin:

borç hiç doğmamış olabilir,

borç daha önce ödenmiş olabilir,

sözleşme feshedilmiş olabilir,

alacaklı yanlış kişiye takip başlatmış olabilir,

talep edilen alacak henüz muaccel olmayabilir

veya

borç başka bir nedenle sona ermiş olabilir.

Bu durumda borcun tamamına itiraz ediliyorsa dilekçede açık biçimde:

takipte talep edilen borcun tamamına, faize ve fer'ilerine itiraz edildiği

belirtilebilir.

Bununla birlikte her dosyanın hukuki niteliğine göre daha ayrıntılı bir itiraz gerekebilir.

Sadece Faize İtiraz Edilebilir mi?

Evet.

Borçlu ana parayı kabul edip yalnız;

faiz oranına,

faizin türüne,

faizin başlangıç tarihine

veya

hesaplanan faiz miktarına

itiraz edebilir.

Bu durumda itirazın yalnız faize yönelik olduğu açıkça belirtilmelidir.

Örneğin:

“100.000 TL ana para borcunu kabul ediyorum ancak takipte talep edilen faiz oranına ve işlemiş faiz miktarına itiraz ediyorum.”

şeklindeki itiraz ile:

“Borcun tamamına itiraz ediyorum.”

aynı hukuki sonucu doğurmaz.

Kısmi itirazlarda açık miktar ve kapsam şartı bulunduğu unutulmamalıdır.

Borcun Bir Kısmına İtiraz Edilebilir mi?

Evet.

Ancak kısmi itirazda İİK m.62 özel bir şart getirmiştir.

Borçlunun itiraz ettiği kısmı ve miktarı açıkça göstermesi gerekir.

Aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılma riski bulunmaktadır.

Örneğin takip:

500.000 TL

üzerinden başlatılmış ve borçlu gerçekte yalnız:

300.000 TL

borçlu olduğunu kabul ediyorsa, 200.000 TL'lik bölüme açıkça itiraz etmelidir.

Bu durumda kural olarak itiraz edilen 200.000 TL bakımından takip durur; kabul edilen 300.000 TL bakımından ise takip devam edebilir.

Dolayısıyla:

“Borcun bir kısmını kabul etmiyorum.”

şeklindeki belirsiz bir ifade yeterli olmayabilir.

İmzaya İtiraz Nasıl Yapılır?

Takip adi bir senede dayanıyorsa ve borçlu senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürüyorsa bunu ayrıca ve açıkça belirtmelidir.

İİK m.62'ye göre borçlu imzayı açık biçimde reddetmezse, icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır.

Bu nedenle yalnız:

“Borca itiraz ediyorum.”

demek, adi senetteki imzanın da reddedildiği anlamına gelmez.

Örneğin imzanın borçluya ait olmadığı ileri sürülüyorsa:

“Takip dayanağı belgedeki imza tarafıma ait değildir; imzaya açıkça itiraz ediyorum.”

şeklinde bir itirazın açıkça ortaya konulması gerekir.

Yargıtay da yalnız borca itiraz eden ve imzayı açıkça reddetmeyen borçlunun daha sonra icra mahkemesinde imzayı inkâr edemeyeceğini kabul etmektedir.

Yetkiye İtiraz Nasıl Yapılır?

Borçlu, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını düşünüyorsa yetki itirazında bulunabilir.

İİK m.50 uyarınca para ve teminat borçlarının takibinde hukuk yargılamasındaki yetki kuralları kıyasen uygulanır. Kanun ayrıca takibe esas sözleşmenin yapıldığı yer icra dairesini de yetkili kabul etmektedir.

Aynı hüküm, yetki itirazının esas hakkındaki itirazla birlikte yapılmasını öngörmektedir.

Örneğin borçlu hem:

“Bu borcu borçlu değilim.”

hem de:

“Bu takip yetkisiz icra dairesinde başlatıldı.”

diyorsa iki itirazın birlikte ve usulüne uygun şekilde ileri sürülmesi gerekir.

Yetki konusu, tarafların ve sözleşmenin durumuna göre teknik hâle gelebilir.

Borçlunun yerleşim yeri, sözleşmenin yapıldığı yer, ifa yeri ve varsa geçerli yetki sözleşmesi birlikte değerlendirilmelidir.

İtiraz Edince İcra Takibi Durur mu?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte süresinde yapılan itiraz takibi durdurur.

İİK m.66'nın açık hükmü budur.

Örneğin 500.000 TL'lik takipte borçlu borcun tamamına süresinde itiraz etmişse alacaklı doğrudan:

“Borçlu itiraz etti ama ben yine de haciz talep ediyorum.”

diyerek aynı takip üzerinden hacze devam edemez.

Öncelikle borçlunun itirazını hukuken ortadan kaldıracak yollardan birini kullanması gerekir.

Ancak borçlu yalnız borcun belirli kısmına itiraz etmişse, takip itiraz edilmeyen kısım bakımından devam edebilir.

İtiraz Edilince İcra Dosyası Kapanır mı?

Hayır.

Bu ayrım önemlidir.

İtiraz üzerine takip durur, ancak icra dosyası kendiliğinden silinmez veya hukuken yok olmaz.

Alacaklı, kanunun tanıdığı süreler içinde itirazı ortadan kaldırmak için;

itirazın iptali davası

veya şartları varsa

itirazın kaldırılması

yoluna başvurabilir.

Bu süreç sonunda alacaklı haklı bulunursa durmuş olan takip devam edebilir.

Dolayısıyla:

“İtiraz ettim, dosya tamamen kapandı.”

şeklindeki ifade doğru değildir.

İtiraz Edince Borç Ortadan Kalkar mı?

Hayır.

Borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi, mahkemenin:

“Bu borç kesin olarak yoktur.”

şeklinde karar verdiği anlamına gelmez.

İtirazın temel sonucu icra takibinin ilerlemesini durdurmaktır.

Alacağın gerçekten mevcut olup olmadığı, uyuşmazlık devam ederse mahkeme tarafından ayrıca incelenebilir.

Aynı şekilde borçlunun itiraz etmemesi de maddi hukuk bakımından her durumda mahkemece verilmiş kesin hüküm anlamına gelmez.

Ancak takip hukuku bakımından itiraz süresinin geçirilmesi önemli sonuç doğurur ve alacaklıya haciz aşamasına geçme imkânı verebilir.

Alacaklı İtirazdan Sonra Ne Yapabilir?

Borçlunun itirazı üzerine duran takipte alacaklının kullanabileceği temel yollardan ikisi:

itirazın iptali

ve

itirazın kaldırılmasıdır.

Bu iki kurum birbirinden farklıdır.

İtirazın iptali genel mahkemede görülen bir davadır.

İtirazın kaldırılması ise yalnız İİK'nın aradığı belirli belge türlerinin bulunması hâlinde icra mahkemesinde kullanılabilecek özel bir takip hukuku yoludur.

Alacaklının hangi yolu tercih edebileceği, özellikle takip dayanağı belgelerin niteliğine göre belirlenir.

İtirazın İptali Davası İçin Süre Ne Kadardır?

İİK m.67'ye göre alacaklı, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir.

Bu bir yıllık süre hak düşürücü niteliktedir.

Önemli bir ayrıntı da sürenin:

borçlunun itiraz ettiği tarihten değil, itirazın alacaklıya tebliğinden

itibaren başlamasıdır.

Yargıtayın güncel uygulamasında da itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği hâllerde bir yıllık sürenin kural olarak başlamadığı kabul edilmektedir.

Bununla birlikte alacaklının itirazı başka şekilde tam olarak öğrendiği bazı özel durumlar ayrıca değerlendirilebilir.

İtirazın İptali Davasında Ne İncelenir?

Mahkeme yalnız icra dosyasındaki şekli belgelerle sınırlı kalmaz.

Alacağın gerçekten bulunup bulunmadığını genel hükümlere göre inceler.

Örneğin;

sözleşmeler,

faturalar,

banka kayıtları,

teslim belgeleri,

ticari defterler,

yazışmalar,

tanıklar

ve

diğer deliller

dosyanın niteliğine göre değerlendirilebilir.

Mahkeme itirazı haksız bulursa takip, karar doğrultusunda devam edebilir.

Bu nedenle itirazın iptali davası, yalnız:

“İtiraz dilekçesi doğru yazılmış mı?”

sorusunun incelendiği bir dava değildir.

Asıl alacağın varlığı da yargılama konusu olur.

İcra İnkâr Tazminatı Ne Zaman Gündeme Gelir?

İİK m.67'de, itirazın iptali davasında şartları gerçekleşirse icra inkâr tazminatı düzenlenmiştir.

Kanundaki oran, ilgili tutarın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.

Ancak:

“Borçlu itiraz etti ve davayı kaybetti; otomatik olarak yüzde 20 tazminat öder.”

şeklinde bir sonuç her dosyada doğru değildir.

Yargıtay, alacaklı lehine icra inkâr tazminatı için özellikle talep bulunması ve alacağın likit, yani miktarı belirli veya borçlu tarafından belirlenebilir nitelikte olması üzerinde durmaktadır.

Aynı şekilde alacaklının haksız ve kötü niyetli takip yaptığı durumlarda borçlu lehine kötü niyet tazminatı da kanundaki şartlarla gündeme gelebilir.

İtirazın Kaldırılması İçin Süre Ne Kadardır?

Alacaklının elinde İİK m.68 kapsamında kabul edilen belgeler bulunuyorsa, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.

Kanun özellikle;

imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe tasdik edilmiş borç ikrarı içeren senetler

ile

resmî daire veya yetkili makamların usulüne uygun belgelerini

bu kapsamda düzenlemektedir.

Dolayısıyla alacaklının elinde herhangi bir belge bulunması, otomatik olarak itirazın kaldırılması yolunu kullanabileceği anlamına gelmez.

Belgenin İİK m.68 veya imza inkârı hâlinde m.68/a kapsamına girip girmediği ayrıca değerlendirilmelidir.

İtirazın İptali ile İtirazın Kaldırılması Arasındaki Fark Nedir?

Temel fark incelemenin kapsamındadır.

İtirazın iptali davasında mahkeme alacağın varlığını genel hükümlere ve genel ispat kurallarına göre inceler.

İtirazın kaldırılmasında ise icra mahkemesinin incelemesi daha sınırlıdır ve kanunun öngördüğü belirli belge türlerine dayanır.

Bu nedenle alacaklı;

“Borçlu itiraz etti; istediğim yoldan devam ederim.”

şeklinde hareket edemez.

Elindeki belgelerin niteliği, süreler ve uyuşmazlığın konusu birlikte değerlendirilmelidir.

İtiraz İçin Arabuluculuk Gerekir mi?

Ödeme emrine itiraz etmek için arabulucuya başvurulması gerekmez.

Borçlu yedi günlük süre içerisinde doğrudan icra dairesine itiraz eder.

Ancak itirazdan sonra alacaklının açacağı itirazın iptali davası, temel uyuşmazlığın niteliğine göre dava şartı arabuluculuğa tabi olabilir.

Örneğin ticari nitelikte konusu para olan bir itirazın iptali davasında, daha önce yayımlanan yazımızda ayrıntılı olarak açıkladığımız üzere, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekebilir.

Bu nedenle:

icra takibine itiraz

ile

itiraz sonrasında açılacak dava

birbirinden ayrılmalıdır.

Yedi Günlük Süre Kaçırılırsa Ne Olur?

Ödeme emri usulüne uygun tebliğ edildiği hâlde borçlu yedi günlük süre içinde itiraz etmezse takip kural olarak kesinleşir.

Bu durumda alacaklı şartları oluştuğunda haciz talep edebilir.

Ancak kanun, borçlunun kendi kusuru olmaksızın süresinde itiraz edemediği bazı olağanüstü durumlar için gecikmiş itiraz kurumunu düzenlemektedir.

Bu düzenleme:

“Yedi günü kaçıran herkese ikinci bir itiraz hakkı verilir.”

anlamına gelmez.

Gecikmiş İtiraz Nedir?

İİK m.65'e göre borçlu, kusuru olmaksızın ortaya çıkan bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememişse, paraya çevirme işlemi tamamlanıncaya kadar gecikmiş itiraz yoluna başvurabilir.

Örneğin borçlunun ağır hastalık veya kanunen kabul edilebilecek başka bir engel nedeniyle itiraz edemediği ileri sürülebilir.

Ancak engelin varlığının ispatlanması gerekir.

Borçlu, engelin ortadan kalktığı tarihten itibaren üç gün içerisinde gecikmiş itirazda bulunmalı ve mazeretini destekleyen delilleri sunmalıdır.

Bu başvuru normal itiraz gibi yalnız icra dairesine yapılan basit bir işlem değildir.

Gecikme sebebinin kabul edilip edilmeyeceği icra mahkemesi tarafından değerlendirilir.

Gecikmiş İtiraz Takibi Otomatik Olarak Durdurur mu?

Hayır.

Normal yedi günlük sürede yapılan itiraz ile gecikmiş itiraz arasında önemli bir fark vardır.

Süresinde yapılan normal itiraz takip işlemlerini kendiliğinden durdurur.

Gecikmiş itirazda ise icra mahkemesi, gecikme sebebinin ve somut olayın özelliklerine göre takip işlemlerinin durdurulup durdurulmayacağına karar verebilir.

Mazeret kabul edilirse takip durur.

Bu nedenle:

“Süreyi kaçırdım ama gecikmiş itiraz dilekçesi verdim; takip otomatik durdu.”

şeklindeki düşünce doğru değildir.

Tebligat Usulsüzse Yedi Gün Geçmiş Sayılır mı?

Usulsüz tebligat ile ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen itiraz süresinin kaçırılması birbirinden farklı durumlardır.

Örneğin ödeme emrinin borçlunun hiç oturmadığı bir adrese usulsüz biçimde tebliğ edildiği veya Tebligat Kanunundaki şartların yerine getirilmediği ileri sürülebilir.

Bu durumda sorun yalnız gecikmiş itiraz olarak değerlendirilmemelidir.

Tebligatın usulsüzlüğü ve borçlunun tebligatı fiilen ne zaman öğrendiği ayrıca önem taşır.

Dolayısıyla:

“Dosyada tebliğ tarihi var, yedi gün de geçmiş; artık hiçbir yol yok.”

sonucuna dosyadaki tebligat evrakı incelenmeden ulaşılmamalıdır.

Özellikle takip kesinleşmiş ve haciz işlemlerine başlanmışsa tebligatın usulü ayrıca kontrol edilmelidir.

UYAP'ta Dosyayı Görmek İtiraz Süresini Başlatır mı?

Tek başına UYAP'ta dosyanın görülmesiyle ödeme emrinin hukuken tebliği aynı kavram değildir.

Yedi günlük itiraz süresi bakımından esas olarak usulüne uygun tebligat değerlendirilir.

Bu nedenle vatandaşın e-Devlet veya UYAP Vatandaş üzerinden:

“Hakkımda icra dosyası açılmış.”

şeklinde bilgi edinmesi, dosyada tebligatın ayrıca kontrol edilmesi ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Bununla birlikte dosyayı öğrenen kişinin hiçbir işlem yapmadan beklemesi de sağlıklı değildir.

Tebligatın niteliği ve kullanılabilecek hukuki yollar gecikmeden değerlendirilmelidir.

Borç Ödendiyse Yine de İtiraz Etmek Gerekir mi?

Borç daha önce tamamen veya kısmen ödenmişse, ödeme emrini görmezden gelmek doğru değildir.

Ödeme;

banka yoluyla,

nakit makbuz karşılığında,

mahsup,

ibra

veya başka yöntemlerle

gerçekleşmiş olabilir.

Borçlu süresindeyse ödemeyi itirazında ileri sürebilir ve elindeki belgeleri korumalıdır.

Örneğin banka dekontunda ödemenin hangi borca ilişkin olduğunu gösteren açıklama bulunması uyuşmazlık bakımından önemli olabilir.

“Ben zaten ödedim, icra dosyasına cevap vermeme gerek yok.”

şeklindeki yaklaşım takip kesinleşmesine yol açabilir.

Borç Bana Ait Değilse Ne Yapmalıyım?

Borçlu olarak gösterilen kişinin takip konusu hukuki ilişkiyle hiçbir bağlantısı bulunmayabilir.

İsim benzerliği, yanlış kişi kaydı veya mirasçılık gibi daha karmaşık sorunlar ortaya çıkabilir.

Bu durumda yalnız borcun miktarına değil, kişinin takip borçlusu olup olamayacağına da bakılmalıdır.

Yargıtay 2025 tarihli bir kararında, takip tarihinden önce ölmüş kişi hakkında başlatılan takipte taraf ehliyetinin bir takip şartı olduğunu ve bu tür bazı ağır usul sorunlarının şikâyet yoluyla her aşamada değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bu örnek, ödeme emrine karşı kullanılacak yolun her durumda yalnız “borca itiraz” olmadığını göstermektedir.

Bazı durumlarda şikâyet, takibin iptali veya farklı hukuki yollar gündeme gelebilir.

İtiraz Etmezsem Borcu Kabul Etmiş Sayılır mıyım?

Takip hukuku bakımından, yedi günlük süre içinde itiraz edilmemesi ödeme emrinin kesinleşmesine ve alacaklının cebri icraya devam edebilmesine yol açabilir.

Ancak bu durum maddi hukuk bakımından mahkeme tarafından verilmiş kesin hükümle tamamen aynı değildir.

Şartları varsa borçlu daha sonra menfi tespit veya ödeme gerçekleşmişse istirdat gibi farklı hukuki yollara başvurabilir.

Fakat bu yolların şartları, süreleri ve özellikle takip devam ederken cebri icranın durdurulmasına ilişkin kuralları farklıdır.

Bu nedenle:

“İtiraz süresini kaçırayım, sonra dava açarım.”

şeklinde hareket etmek önemli risk taşır.

İlk ve en etkili savunma çoğu durumda yedi günlük itiraz süresinin doğru kullanılmasıdır.

İtiraz Etmek Hacizleri Otomatik Kaldırır mı?

Normal koşullarda genel haciz yoluyla ilamsız takipte süresinde itiraz, takip kesinleşmeden haciz aşamasına geçilmesini engeller.

Ancak takipten önce alınmış ihtiyati haciz bulunması gibi özel durumlarda farklı hükümler uygulanabilir.

Ayrıca borçlu süresinden sonra itiraz etmiş veya takip daha önce kesinleşmişse durum farklıdır.

Bu nedenle icra dosyasında mevcut haciz veya ihtiyati haciz kayıtları ayrıca değerlendirilmelidir.

Yalnız:

“İtiraz dilekçesi verdim, bütün hacizler kendiliğinden kalkar.”

şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.

Kambiyo Takibinde de Yedi Günlük İtiraz Süresi Var mı?

Hayır.

Çek, bono veya poliçeye dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda farklı bir sistem uygulanmaktadır.

İİK m.168'e göre borçlu;

senedin kambiyo senedi niteliğinde olmadığına ilişkin şikâyetini,

imzaya itirazını

veya

borca, ödeme, mehil, zamanaşımı ya da yetkiye ilişkin itirazlarını

kanunda belirtilen şekilde beş gün içinde icra mahkemesine yöneltmelidir.

Ayrıca kambiyo takibindeki itiraz, genel haciz yolundaki itiraz gibi her durumda takip işlemlerini otomatik olarak durdurmaz. İİK m.169 ve m.170 bu konuda özel hükümler içerir.

Dolayısıyla icra takibinde en tehlikeli hatalardan biri, bütün ödeme emirlerine:

“Nasıl olsa yedi günüm var ve icra dairesine itiraz ederim.”

şeklinde yaklaşmaktır.

İcra Takibine İtiraz Dilekçesinde Neler Kontrol Edilmelidir?

Dilekçe hazırlanırken en azından şu hususların birlikte değerlendirilmesi gerekir:

takip dosya numarası, ödeme emrinin tebliğ tarihi, takip türü, asıl alacak, faiz ve fer'iler, takip dayanağı belge, borcun tamamına mı yoksa bir kısmına mı itiraz edildiği, imza itirazı bulunup bulunmadığı ve yetki itirazının gerekip gerekmediği.

Ayrıca borçlunun yurt içinde bir adres bildirmesi gerekir. İİK m.62, itirazla birlikte borçlunun yurt içi adresinin bildirilmesini düzenlemektedir.

Özellikle şirketlere yönelik yüksek tutarlı takiplerde yalnız muhasebe kayıtlarına bakmak yeterli olmayabilir.

Takibin dayanağı;

sözleşme,

fatura,

cari hesap,

kredi sözleşmesi,

kefalet,

senet

veya başka bir hukuki ilişkiden kaynaklanabilir.

Her birinin itiraz yöntemi ve sonraki dava stratejisi farklı olabilir.

Sık Sorulan Sorular

İcra takibine itiraz süresi kaç gündür?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gündür.

2026 yılında itiraz süresi iki haftaya çıktı mı?

Hayır. İki haftalık süre içeren düzenlemeler yeni Cebrî İcra Kanunu Taslağında bulunmaktadır. Taslak henüz yürürlükteki kanun değildir. Genel haciz yoluyla ilamsız takipte mevcut İİK m.62 uyarınca süre hâlen yedi gündür.

İtiraz icra mahkemesine mi yapılır?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte hayır. Örnek 7 ödeme emrine karşı itiraz icra dairesine yapılır. Kambiyo takibinde ise farklı olarak beş günlük süre içinde icra mahkemesine başvuru gündeme gelir.

Başka şehirdeki icra dairesinden itiraz edebilir miyim?

Evet. İİK m.62, itirazın başka bir icra dairesinden yapılmasına imkân tanımaktadır. Başvurulan daire itirazı takip dosyasının bulunduğu icra dairesine gönderir.

Borca itiraz ederken sebep göstermek zorunlu mu?

Genel borca itirazda kural olarak ayrıntılı sebep göstermek zorunlu değildir. Yargıtay 2026 uygulamasında yalnız “itiraz ediyorum” beyanının dahi genel borca itiraz sayılabileceğini belirtmektedir. Ancak kısmi itiraz ve imzaya itiraz açıkça belirtilmelidir.

Borcun yalnız bir kısmına itiraz edebilir miyim?

Evet. Ancak itiraz edilen kısmın ve miktarın açıkça belirtilmesi gerekir. Aksi hâlde kısmi itiraz geçersiz sayılabilir.

Senetteki imza bana ait değilse yalnız borca itiraz yeterli mi?

Hayır. Adi senetteki imzanın reddedilmesi isteniyorsa imzaya ayrıca ve açıkça itiraz edilmelidir. Aksi durumda takip bakımından imza kabul edilmiş sayılır.

İtiraz edince haciz yapılabilir mi?

Süresinde yapılan tam itiraz genel haciz yoluyla ilamsız takibi durdurur. Alacaklının takibe devam edebilmesi için itirazı ortadan kaldırması gerekir.

İtiraz edince borç silinir mi?

Hayır. İtiraz takibi durdurur; borcun maddi hukuk bakımından bulunup bulunmadığı daha sonra yargılama konusu olabilir.

Alacaklı itirazdan sonra ne yapabilir?

Şartlarına göre itirazın iptali davası açabilir veya elindeki belgeler uygunsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.

İtirazın iptali davası ne kadar sürede açılır?

İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.

İtirazın kaldırılması ne kadar sürede istenir?

İİK m.68 veya m.68/a'daki şartların bulunması hâlinde kural olarak itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay içinde istenir.

İcra inkâr tazminatı yüzde kaçtır?

Kanundaki alt sınır yüzde yirmidir. Ancak tazminat her davada otomatik olarak verilmez; talep ve alacağın likit olması gibi şartlar ayrıca değerlendirilir.

Yedi günlük süreyi kaçırdıysam itiraz edebilir miyim?

Borçlu kendi kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememişse İİK m.65 kapsamında gecikmiş itiraz gündeme gelebilir. Engel kalktıktan sonra üç günlük özel süre bulunmaktadır.

Gecikmiş itiraz takibi otomatik olarak durdurur mu?

Hayır. Takibin durdurulup durdurulmayacağını ve mazeretin kabul edilebilir olup olmadığını icra mahkemesi değerlendirir.

UETS'ye gelen ödeme emri ne zaman tebliğ edilmiş sayılır?

Elektronik tebligat, muhatabın UETS adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır.

Kambiyo takibine itiraz süresi de 7 gün mü?

Hayır. Çek, bono ve poliçeye özgü haciz yolunda borca ve imzaya itiraz bakımından kural olarak 5 günlük süre ve icra mahkemesine başvuru sistemi uygulanır.

Sonuç

İcra takibine itirazda en önemli unsur çoğu zaman borcun miktarından önce hangi takip yolunun kullanıldığı ve ödeme emrinin ne zaman tebliğ edildiğidir.

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte 27 Eylül 2026 itibarıyla borçlunun ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz etmesi gerekir.

Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur.

Ancak her itiraz aynı şekilde hazırlanmaz.

Borcun yalnız bir bölümüne itiraz ediliyorsa itiraz edilen miktar açıkça gösterilmelidir.

Takip dayanağı adi senetteki imza borçluya ait değilse imzaya ayrıca ve açıkça itiraz edilmelidir.

İcra dairesinin yetkisiz olduğu ileri sürülüyorsa yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte değerlendirilmelidir.

Takip türü kambiyo senetlerine özgü haciz yoluysa ise bambaşka bir sistem uygulanır: beş günlük süre ve icra mahkemesine başvuru gündeme gelir.

İtirazın hukuki sonucu da doğru anlaşılmalıdır.

İtiraz borcu kendiliğinden ortadan kaldırmaz; takibi durdurur.

Alacaklı daha sonra elindeki belgelere ve uyuşmazlığın niteliğine göre itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yolunu kullanabilir.

İtirazın kaldırılması için altı aylık, itirazın iptali için ise bir yıllık özel süreler bulunmaktadır.

Borçlu açısından ise yedi günlük normal itiraz süresinin kaçırılması ciddi sonuçlar doğurabilir.

Kusursuz bir engel varsa gecikmiş itiraz mümkün olmakla birlikte bu istisnai bir yoldur ve engelin kalkmasından itibaren üç günlük ayrı süreye tabidir.

Bu nedenle ödeme emri alındığında izlenecek sağlıklı sıra şöyledir:

Önce takip türünü belirlemek.

Tebliğ tarihini kontrol etmek.

Borcun tamamı, kısmi miktarı, faiz, imza ve yetki yönünden dosyayı incelemek.

Doğru merciye ve kanuni sürede itiraz etmek.

İtirazın gerçekten icra dosyasına kaydedildiğini kontrol etmek.

Alacaklının sonraki hukuki işlemlerini takip etmek.

İcra hukukunda birkaç günlük süre farkı dahi takibin haciz aşamasına geçip geçmeyeceğini belirleyebildiğinden, ödeme emrinin bekletilmesi veya takip türü görülmeden standart bir itiraz dilekçesi kullanılması önemli hak kayıplarına yol açabilir.

Hukuki Dayanaklar

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu; özellikle m.50, m.61-68/a, m.72 ve kambiyo takipleri bakımından m.167-170/b.

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a.

Elektronik Tebligat Yönetmeliği.

7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun.

Resmî ve güncel kaynaklar

Adalet Bakanlığı İcra İşleri Dairesi Başkanlığı – İcra ve İflâs Mevzuatı. Adalet Bakanlığı İcra İşleri Dairesi Başkanlığı

İcra ve İflâs Kanunu m.62 – ödeme emrine itirazın süresi ve şekli.

Yargıtay'ın 2026 tarihli güncel kararı – yedi günlük süre, itirazın takibi durdurması, kısmi itiraz ve imzaya itirazın açık yapılması. UYAP Mevzuat ve İçtihat – Güncel Yargıtay Kararı

İcra ve İflâs Kanunu m.65-67 – gecikmiş itiraz, itirazın etkisi ve itirazın iptali.

İcra ve İflâs Kanunu m.68 – itirazın kaldırılması. UYAP Mevzuat ve İçtihat – İİK m.68 Uygulaması

PTT – Elektronik tebligatın tebliğ tarihi ve UETS uygulaması. PTT UETS – Elektronik Tebligat Sıkça Sorulan Sorular

Adalet Bakanlığı – Cebrî İcra Kanunu Taslağı. Cebrî İcra Kanunu Taslağı

TBMM – 7589 sayılı Kanun. 7589 Sayılı Kanun Metni

İlgili Yazılar

İlamsız İcra Takibi Nasıl Başlatılır? Borçlunun İtiraz Hakkı ve Süreler

Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk Hangi Uyuşmazlıklarda Uygulanır?

Menfi Tespit ve İstirdat Davası Nedir? Hangi Durumda Hangisi Açılır?

Haciz Nedir? Hangi Mal ve Haklar Haczedilebilir, Hangileri Haczedilemez?

Bono ve Çeke Dayalı Kambiyo Takibine İtiraz Nasıl Yapılır?

Yazar: Av. Süleyman Kesici

Yayın tarihi: 27 Eylül 2026

Son hukuki kontrol ve güncelleme: 28 Eylül 2026

Bilgilendirme Notu: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İcra takibine karşı kullanılacak hukuki yol; takip türüne, ödeme emrinin tebliğ tarihine, takip dayanağı belgeye, borcun niteliğine, itirazın kapsamına ve somut dosyanın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Kesici Hukuk

© 2026 Kesici Hukuk, Avukat Süleyman Kesici Hukuk Bürosu. Tüm hakkı saklıdır.

Faaliyet Alanları
Avukat Süleyman Kesici | Antalya avukat | Av. Süleyman Kesici | Avukat Süleyman Kesici Hukuk BürosuAvukat Süleyman Kesici | Antalya avukat | Av. Süleyman Kesici | Avukat Süleyman Kesici Hukuk Bürosu