Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk | 2026 Rehberi

Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk hangi uyuşmazlıklarda uygulanır? Para alacağı, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarını 2026 güncel mevzuatıyla inceleyin.

TICARET | ARABULUCULUKTICARET VE ŞIRKETLER HUKUKUARABULUCULUK | TICARETARABULUCULUK | DAVA ŞARTI

Av. Süleyman Kesici

9/17/202617 min read

Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk Hangi Uyuşmazlıklarda Uygulanır?
Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk Hangi Uyuşmazlıklarda Uygulanır?

Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk Hangi Uyuşmazlıklarda Uygulanır?

Yayın tarihi: 17 Eylül 2026

Bir şirketin ödenmeyen fatura alacağını tahsil etmek istemesi, iki ticari işletme arasında sözleşmeden doğan tazminat uyuşmazlığı çıkması veya icra takibine yapılan itirazın iptalinin talep edilmesi hâlinde doğrudan dava açmak her zaman mümkün değildir.

Bazı ticari uyuşmazlıklarda önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır.

Ancak burada sık yapılan iki hata vardır.

Birincisi:

“Taraflardan biri şirketse her davada arabuluculuk zorunludur.”

İkincisi ise:

“Ticaret mahkemesinde görülecek her dava için önce arabulucuya gidilmelidir.”

Her iki yaklaşım da doğru değildir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi kapsamında zorunlu arabuluculuğun uygulanabilmesi için öncelikle uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olması, ardından da kanunda belirtilen dava türlerinden birinin söz konusu olması gerekir.

17 Eylül 2026 itibarıyla TTK m.5/A; konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı olarak düzenlemektedir.

Bu nedenle ticari uyuşmazlıklarda doğru soru:

“Bu bir ticaret davası mı?”

sorusuyla başlamalı; ardından:

“Davada ileri sürülecek talep TTK m.5/A kapsamına giriyor mu?”

diye devam etmelidir.

Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk Nedir?

Dava şartı arabuluculuk, kanunun belirli uyuşmazlıklarda mahkemeye başvurmadan önce tarafların arabuluculuk sürecinden geçmesini zorunlu tutmasıdır.

Bu zorunluluk tarafların anlaşmasını zorunlu kılmaz.

Yani taraflar arabulucuya başvurmak ve kanuni süreci tamamlamak zorunda olabilir; ancak:

“Mutlaka anlaşmak zorundasınız.”

şeklinde bir kural yoktur.

Arabulucu hâkim değildir.

Uyuşmazlık hakkında kimin haklı olduğuna karar vermez, hüküm kurmaz ve taraflara belirli bir sonucu kabul ettiremez.

Taraflar anlaşırsa uyuşmazlık anlaşmayla sonuçlanır. Anlaşamazlarsa son tutanak düzenlenir ve bundan sonra dava açılabilir.

Türkiye'de ticari davalarda dava şartı arabuluculuk 1 Ocak 2019 tarihinde uygulanmaya başlamıştır.

2023 yılında ise sistemin kapsamı genişletilmiş ve uygulamada özellikle tartışmalı olan bazı dava türleri açıkça kanun metnine eklenmiştir.

Adalet Bakanlığı – Dava Şartı Arabuluculuk Hakkında Sık Sorulan Sorular

Hangi Ticari Davalarda Arabuluculuk Dava Şartıdır?

Güncel Türk Ticaret Kanunu m.5/A'ya göre, Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde veya diğer kanunlarda ticari dava olarak kabul edilen uyuşmazlıklardan konusu bir miktar para olan şu dava türlerinde önce arabuluculuğa başvurulmalıdır:

Alacak davaları

Tazminat davaları

İtirazın iptali davaları

Menfi tespit davaları

İstirdat davaları

Bu düzenlemenin bugünkü hâli, 7445 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda oluşmuştur.

1 Eylül 2023'ten itibaren itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının da ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk kapsamında bulunduğu kanunda açıkça düzenlenmiştir.

Resmî Gazete – 7445 Sayılı Kanun

Bir Davanın Ticari Dava Olduğu Nasıl Belirlenir?

Burada yalnız tarafların unvanlarına bakmak yeterli değildir.

Bir uyuşmazlığın ticari dava olup olmadığı başta Türk Ticaret Kanunu m.4 olmak üzere ilgili özel kanun hükümlerine göre belirlenir.

Genel olarak iki temel ticari dava grubu bulunur.

Bazı davalar, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın kanun gereği ticari dava kabul edilir. Bunlara uygulamada mutlak ticari davalar denir.

Bazı uyuşmazlıklar ise tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olmaları nedeniyle ticari dava niteliği kazanır.

Örneğin iki ticari işletme arasındaki mal veya hizmet tedarikinden doğan para alacağı, koşulları bulunduğunda ticari dava niteliğinde olabilir.

Buna karşılık yalnız taraflardan birinin şirket olması, karşı tarafın ve hukuki ilişkinin niteliği incelenmeden uyuşmazlığın otomatik olarak TTK m.5/A kapsamına girdiğini göstermez.

Özellikle işlemin tüketici işlemi niteliğinde olması hâlinde farklı görev ve arabuluculuk hükümleri uygulanabilir.

Bu nedenle önce uyuşmazlığın hukuki niteliği belirlenmelidir.

Ticari Alacak Davalarında Arabuluculuk Zorunlu mu?

Ticari dava niteliğindeki ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak davalarında arabuluculuk dava şartıdır.

Örneğin somut olayın niteliğine göre;

mal satış bedeli,

hizmet bedeli,

tedarik sözleşmesinden doğan alacak,

acentelik ilişkisinden doğan para alacağı,

taşıma ücretinden doğan alacak,

ticari sözleşmeden kaynaklanan ücret veya bedel,

şirketler arasındaki cari hesap alacağı

gibi talepler dava şartı arabuluculuk kapsamında olabilir.

Ancak önemli olan alacağın yalnızca para olması değildir.

Aynı zamanda uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunması gerekir.

Bu nedenle:

“Para alacağı varsa mutlaka ticari arabuluculuk vardır.”

şeklinde genel bir sonuç çıkarılamaz.

Ödenmeyen Fatura İçin Dava Açmadan Önce Arabulucuya Gidilir mi?

Fatura uygulamada ticari uyuşmazlıkların en sık karşılaşılan belgelerinden biridir.

Örneğin iki ticari işletme arasında gerçekleştirilen mal veya hizmet teslimi nedeniyle düzenlenen faturanın ödenmemesi hâlinde açılacak alacak davası ticari nitelikteyse ve talep para alacağına ilişkinse, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekir.

Ancak faturanın bulunması tek başına alacağın kesin olarak varlığını göstermez.

Uyuşmazlık sırasında;

faturaya konu malın teslim edilip edilmediği,

hizmetin gerçekten verilip verilmediği,

faturaya itiraz edilip edilmediği,

tarafların ticari defterleri,

ödeme kayıtları,

sözleşme ve yazışmalar

ayrıca önem taşıyabilir.

Arabuluculuk süreci bu delillerin mahkemece kesin olarak değerlendirildiği bir yargılama değildir. Tarafların olası dava risklerini değerlendirerek çözüm aradığı ayrı bir süreçtir.

Ticari Tazminat Davalarında Arabuluculuk Zorunlu mu?

Konusu bir miktar para olan ticari tazminat davaları da TTK m.5/A kapsamındadır.

Örneğin ticari bir sözleşmenin ihlali nedeniyle ortaya çıkan zarar için para tazminatı talep edilmesi hâlinde, uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekir.

Somut olaya göre;

sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi,

teslimin yapılmaması veya geç yapılması,

ayıplı mal veya hizmet,

haksız rekabetten kaynaklanan maddi zarar,

ticari ilişkinin haksız biçimde sona erdirilmesi

gibi nedenlerle para tazminatı talep edilebilir.

Ancak her tazminat davası ticari dava değildir.

Talebin kaynağı ve tarafların hukuki durumu ayrıca değerlendirilmelidir.

İcra Takibine İtiraz Edilirse Arabuluculuk Gerekir mi?

İcra takibinin başlatılması için önceden arabuluculuğa başvurulması, sırf alacak ticari olduğu için genel olarak bir takip şartı değildir.

Başka bir ifadeyle alacaklı, şartları varsa ticari para alacağı için doğrudan ilamsız icra takibi başlatabilir.

Borçlu ödeme emrine itiraz ettiğinde ise takip durabilir.

Alacaklı daha sonra itirazın iptali davası açmak isterse durum değişir.

Alacağın temelindeki uyuşmazlık ticari dava niteliğinde ve konusu para ise, itirazın iptali davasından önce arabuluculuğa başvurulması gerekir.

2023 yılında yapılan değişiklikle bu husus TTK m.5/A'da açıkça düzenlenmiştir.

Adalet Bakanlığı – Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk

İtirazın İptali Davası İçin Arabuluculuk Zorunlu mu?

Evet, uyuşmazlık ticari dava niteliğinde ve konusu bir miktar para ise zorunludur.

Örneğin şirket A, şirket B'den 1.000.000 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek ilamsız takip başlatmış olsun.

Şirket B borca itiraz ettiğinde takip durur.

Şirket A, İcra ve İflâs Kanunu m.67 kapsamında itirazın iptali davası açmak istiyorsa ve temel uyuşmazlık ticari nitelikteyse, öncelikle dava şartı arabuluculuk sürecini tamamlamalıdır.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, icra takibi ile itirazın iptali davasının birbirinden ayrılmasıdır.

İcra takibinden önce arabulucuya gitmek zorunlu olmayabilir.

Fakat itiraz üzerine açılacak itirazın iptali davası için arabuluculuk dava şartı olabilir.

İtirazın Kaldırılması İçin de Arabuluculuk Gerekir mi?

İtirazın kaldırılması ile itirazın iptali birbirine karıştırılmamalıdır.

İtirazın kaldırılması, İcra ve İflâs Kanunu m.68 ve devamında düzenlenen, icra mahkemesinde yürütülen takip hukukuna özgü bir yoldur.

İtirazın iptali ise genel mahkemede açılan bir davadır.

Adalet Bakanlığının ticari arabuluculuk uygulamasına ilişkin açıklamalarında da itirazın kaldırılması yoluna başvurulmadan önce dava şartı arabuluculuk hükümlerinin uygulanmadığı, buna karşılık şartları bulunan itirazın iptali davasında arabuluculuğun dava şartı olduğu belirtilmektedir.

Bu ayrım uygulamada oldukça önemlidir.

Ticari Menfi Tespit Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?

2023 yılındaki değişiklikten sonra bu konuda kanun metni açıktır.

Ticari nitelikte ve konusu bir miktar para olan menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.

Menfi tespit davasında davacı esas olarak:

“Ben bu borcun borçlusu değilim.”

şeklinde bir tespit talep eder.

Geçmişte menfi tespit davasında doğrudan bir para ödenmesi talep edilmediği gerekçesiyle zorunlu arabuluculuk konusunda uygulamada farklı görüşler ortaya çıkmıştı.

7445 sayılı Kanun bu tartışmayı gidererek menfi tespit davalarını açıkça TTK m.5/A kapsamına aldı.

Düzenleme 1 Eylül 2023 tarihinde ve sonrasında açılan davalar bakımından uygulanmaktadır.

TBMM – 7445 Sayılı Kanunun TTK m.5/A Değişikliği

Ticari İstirdat Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?

Evet, TTK m.5/A kapsamındaki şartların bulunması hâlinde istirdat davaları da dava şartı arabuluculuğa tabidir.

İstirdat davası, kişinin borçlu olmadığı hâlde cebri icra tehdidi altında ödediğini ileri sürdüğü paranın geri alınmasına yönelik bir davadır.

Uyuşmazlık ticari nitelikteyse ve para talebine ilişkinse, 1 Eylül 2023'ten itibaren dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.

Bu nedenle icra dosyasındaki ödeme tarihleri, dava süresi ve arabuluculuk başvuru zamanı birlikte değerlendirilmelidir.

Her Ticari Davada Arabuluculuk Zorunlu mu?

Hayır.

Bu, sistemin en önemli ayrımlarından biridir.

Bir davanın ticari olması tek başına TTK m.5/A'nın uygulanması için yeterli değildir.

Uyuşmazlığın aynı zamanda maddede belirtilen talep türlerinden birine girmesi gerekir.

Örneğin yalnızca para ödenmesine ilişkin olmayan bazı;

şirket genel kurul kararının iptali,

ticaret siciline ilişkin belirli talepler,

şirket organlarına veya şirket yapısına ilişkin bazı davalar

ticari dava niteliğinde olsalar dahi sırf bu nedenle TTK m.5/A kapsamında zorunlu arabuluculuğa tabi olmazlar.

Bununla birlikte aynı dosyada birden fazla talebin birlikte ileri sürülmesi veya talepler arasında sıkı bağlantı bulunması durumunda dava şartının uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle yalnız dava başlığına bakarak karar vermek her zaman yeterli değildir.

Şirketler Arasındaki Her Uyuşmazlık Ticari Dava mıdır?

Her uyuşmazlığın niteliği ayrıca incelenmelidir.

Şirketler ve diğer ticari işletmeler arasındaki uyuşmazlıkların önemli bir bölümü ticari dava niteliğindedir. Ancak dava şartı arabuluculuk bakımından yalnız tarafların ticari şirket olması üzerinden sonuca gidilmemelidir.

Özellikle uyuşmazlığın;

ticari işletmeyle ilgisi,

hangi kanundan kaynaklandığı,

talep sonucunun ne olduğu,

para talebi içerip içermediği

belirleyicidir.

Benzer şekilde bir bankanın taraf olduğu her uyuşmazlığın da otomatik olarak aynı hükümlere tabi olduğu düşünülemez.

Örneğin bireysel tüketici işlemlerinde tüketici hukukuna ilişkin özel hükümler gündeme gelebilir.

Sigorta Uyuşmazlıklarında Ticari Arabuluculuk Uygulanır mı?

Sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda da öncelikle hukuki ilişkinin niteliği belirlenmelidir.

Sigorta hukukuna ilişkin bazı uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu kapsamında ticari dava niteliği taşıyabilir.

Bununla birlikte sigortalının tüketici konumunda bulunduğu işlemlerde tüketici hukukuna ilişkin görev ve dava şartı kuralları ayrıca önem kazanabilir.

Bu nedenle:

“Sigorta şirketi tarafsa ticari arabuluculuk zorunludur.”

şeklinde otomatik bir sonuca ulaşmak doğru değildir.

Uyuşmazlığın tarafları, sigorta türü ve hukuki ilişkinin niteliği birlikte değerlendirilmelidir.

Dava Şartı Arabuluculuk Başvurusu Nereye Yapılır?

Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır.

Arabuluculuk bürosu bulunmayan yerlerde işlemler bu görev için belirlenen yazı işleri müdürlüğü tarafından yürütülür.

Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığının güncel açıklamalarına göre başvuru sırasında ayrıca bir başvuru ücreti alınmaz.

Arabulucu, sistemde yer alan sicile kayıtlı arabulucular arasından görevlendirilir. Tarafların listedeki bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu kişinin görevlendirilmesi de mümkündür.

Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı – Dava Şartı Arabuluculuk

Ticari Arabuluculuk Ne Kadar Sürer?

Ticari uyuşmazlıklarda özel süre uygulanır.

TTK m.5/A'ya göre arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırmalıdır.

Zorunlu hâllerde bu süre arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.

Dolayısıyla ticari uyuşmazlıklar bakımından kanuni azami süre normal durumda:

6 hafta + gerektiğinde 2 hafta

şeklindedir.

Bu özel düzenleme, 6325 sayılı Kanun'daki genel dava şartı arabuluculuk süresinden farklıdır.

TBMM – 7155 Sayılı Kanun ve TTK m.5/A

Arabuluculuk Başvurusu Zamanaşımını Etkiler mi?

Evet.

Bu konu özellikle zamanaşımı süresinin sonuna yaklaşılmış ticari alacaklarda önemlidir.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A'ya göre arabuluculuk bürosuna yapılan başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

Dolayısıyla arabuluculuk sürecinin devam ettiği dönem, kanundaki koşullar çerçevesinde süre hesabında ayrıca dikkate alınır.

Ancak bu hüküm:

“Arabulucuya başvurursam bütün dava süreleri baştan başlar.”

anlamına gelmez.

Uyuşmazlığa uygulanacak özel zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin ayrıca hesaplanması gerekir.

Arabuluculuğa Başvurmadan Dava Açılırsa Ne Olur?

Uyuşmazlık dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğu hâlde arabulucuya hiç başvurulmadan doğrudan dava açılırsa önemli bir usul sonucu ortaya çıkar.

Mahkeme, arabuluculuğa başvurulmadığını tespit ederse davayı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddeder.

Bu durumda mahkeme:

“Önce gidip arabuluculuğu tamamla, sonra bu dosyaya devam edelim.”

şeklinde eksikliğin sonradan giderilmesine imkân vermez.

Buna karşılık arabuluculuk süreci tamamlanmış fakat anlaşamama son tutanağı dava dilekçesine eklenmemişse farklı bir sistem vardır.

Mahkeme davacıya, son tutanağı sunması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde belge sunulmazsa dava usulden reddedilir.

Bu iki durum birbirine karıştırılmamalıdır.

Arabuluculuğa hiç başvurmamak ile başvurmuş olup son tutanağı dilekçeye eklememek aynı hukuki sonucu doğuran aynı eksiklik değildir.

Arabuluculuk Toplantısına Katılmak Zorunlu mu?

Dava şartı olmasının temel zorunluluğu, arabuluculuk sürecinin kanuna uygun şekilde başlatılması ve tamamlanmasıdır.

Ancak tarafın ilk toplantıya geçerli mazeret olmaksızın katılmamasının da yargılama giderleri bakımından sonuçları vardır.

2024 yılında 7531 sayılı Kanunla 6325 sayılı Kanun m.18/A/11 yeniden düzenlenmiştir.

Güncel düzenlemede ilk toplantıya geçerli bir mazeret olmaksızın katılmayan taraf, daha sonra davada haklı çıksa dahi yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bakımından aleyhe sonuçlarla karşılaşabilir.

Adalet Bakanlığının güncel açıklamasında da mazeretsiz olarak ilk toplantıya katılmayan tarafın karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulacağı ve bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedileceği belirtilmektedir.

TBMM – 7531 Sayılı Kanun

Arabuluculukta Anlaşmak Zorunlu mu?

Hayır.

“Zorunlu arabuluculuk” ifadesi bazen yanlış anlaşılmaktadır.

Zorunlu olan anlaşmak değil, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecine başvurmaktır.

Taraflar;

tamamen anlaşabilir,

talebin yalnız bir bölümü üzerinde anlaşabilir

veya

hiç anlaşamayabilir.

Arabulucu taraflardan birine:

“Bu teklifi kabul etmek zorundasınız.”

diyemez.

Anlaşma ancak tarafların kendi iradeleriyle gerçekleşir.

Ticari Arabuluculukta Ne Tür Çözümler Kararlaştırılabilir?

Arabuluculuk, mahkeme kararına göre daha esnek çözüm seçenekleri oluşturabilir.

Örneğin taraflar yalnız:

“Borç var mı, yok mu?”

sorusuyla sınırlı kalmak zorunda değildir.

Şartları uygunsa;

borcun taksitlendirilmesi,

belirli bir ödeme takviminin oluşturulması,

faizin yeniden belirlenmesi,

belirli teminatların verilmesi,

ticari ilişkinin devam ettirilmesi,

karşılıklı alacakların mahsup edilmesi,

belirli yükümlülüklerin karşılıklı yerine getirilmesi

konusunda anlaşılabilir.

Özellikle devam eden ticari ilişkilerde uyuşmazlığın yalnız geçmiş borcu değil, tarafların gelecekteki iş ilişkisini de kapsayacak biçimde çözülmesi mümkün olabilir.

Ancak yapılacak anlaşmanın emredici hukuk kurallarına aykırı olmaması ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir konuya ilişkin bulunması gerekir.

Arabuluculukta Anlaşılırsa Yeniden Dava Açılabilir mi?

6325 sayılı Kanuna göre taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda üzerinde anlaştıkları hususlar hakkında kural olarak dava açamazlar.

Bu nedenle anlaşma belgesi imzalanmadan önce metnin kapsamının dikkatle belirlenmesi gerekir.

Örneğin:

“Tarafların birbirinden hiçbir hak ve alacağı kalmamıştır.”

şeklindeki geniş bir ibare ile yalnız:

“1 numaralı faturaya ilişkin 500.000 TL alacak konusunda anlaşılmıştır.”

ifadesi aynı hukuki kapsamı doğurmayabilir.

Ticari uyuşmazlıklarda anlaşma metninde;

hangi sözleşmenin,

hangi faturanın,

hangi dönemin,

hangi alacağın,

hangi fer'ilerin

kapsama girdiğinin açık biçimde gösterilmesi sonradan çıkabilecek yeni uyuşmazlıkları önleyebilir.

Arabuluculuk Anlaşma Belgesi İcra Edilebilir mi?

Arabuluculuk sonucunda düzenlenen anlaşma belgesinin hukuki etkisi, belgenin kimler tarafından imzalandığına göre değişebilir.

6325 sayılı Kanun uyarınca kanundaki şartları taşıyan anlaşma belgeleri ilam niteliğinde belge niteliği kazanabilir.

Özellikle taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere ayrıca icra edilebilirlik şerhi alınmasına ihtiyaç olmaksızın ilam niteliğinde belge niteliği taşıyabilir.

Bu nedenle ticari arabuluculuk yalnız dava öncesinde tamamlanması gereken şekli bir işlem olarak görülmemelidir.

Doğru hazırlanmış bir anlaşma belgesi, uyuşmazlığı dava açılmadan kesin biçimde sona erdirebilecek önemli bir hukuki belgedir.

Ticari Uyuşmazlık Dava Şartı Kapsamında Değilse Arabuluculuğa Gidilemez mi?

Gidilebilir.

Dava şartı arabuluculuk ile ihtiyari arabuluculuk birbirinden farklıdır.

Bir ticari uyuşmazlık TTK m.5/A kapsamında bulunmasa bile tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir özel hukuk uyuşmazlığıysa taraflar kendi istekleriyle arabuluculuğa başvurabilir.

Dolayısıyla:

“Zorunlu değilse arabuluculuk yapılamaz.”

şeklindeki yaklaşım doğru değildir.

Kanun yalnız belirli uyuşmazlıklarda başvuruyu dava şartı hâline getirmektedir.

Bunun dışındaki arabuluculuğa elverişli uyuşmazlıklarda tarafların ihtiyari arabuluculuğu tercih etmesi mümkündür.

Tahkim Sözleşmesi Varsa Önce Arabuluculuğa Başvurmak Gerekir mi?

Bu konuda 6325 sayılı Kanun özel bir istisna getirmiştir.

Kanunun 18/A maddesine göre özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun bulunduğu ya da taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesinin mevcut olduğu hâllerde dava şartı arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.

Bu nedenle ticari sözleşmede tahkim şartı varsa, doğrudan:

“Uyuşmazlık para alacağıdır, önce zorunlu arabuluculuğa gitmeliyim.”

sonucuna ulaşılmamalıdır.

Öncelikle sözleşmenin uyuşmazlık çözüm maddesi incelenmelidir.

Ticari Arabuluculuğa Başvururken Talep Nasıl Belirlenmelidir?

Başvurunun uyuşmazlığın gerçek kapsamını yansıtması önemlidir.

Örneğin ileride dava açılırken;

ana para,

işlemiş faiz,

cezai şart,

tazminat,

belirli faturalar

veya farklı sözleşmelerden doğan talepler

ileri sürülecekse arabuluculuk başvurusunun ve son tutanağın kapsamı sonradan önem kazanabilir.

Dava konusu ile arabuluculukta ele alınan uyuşmazlığın tamamen farklılaşması, dava şartının yerine getirilip getirilmediği konusunda tartışmaya yol açabilir.

Bu nedenle özellikle yüksek miktarlı ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvurusunun:

“Alacağım var.”

şeklindeki genel bir ifadeyle değil, uyuşmazlığın hukuki ve maddi kapsamını ortaya koyacak şekilde hazırlanması daha sağlıklıdır.

Sık Sorulan Sorular

Her ticari davada arabuluculuk zorunlu mu?

Hayır. TTK m.5/A kapsamında uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olması yanında, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit veya istirdat davası olması gerekir.

Şirketler arasındaki para alacağı davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse ve talep bir miktar paranın ödenmesine ilişkinse kural olarak dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir.

Ödenmeyen fatura için önce arabulucuya gidilir mi?

Faturadan kaynaklanan uyuşmazlık ticari dava niteliğinde bir para alacağına ilişkinse dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekir.

Ticari tazminat davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Ticari dava niteliğindeki ve konusu bir miktar para olan tazminat davaları TTK m.5/A kapsamında dava şartı arabuluculuğa tabidir.

İcra takibi açmadan önce arabuluculuk zorunlu mu?

Genel olarak ilamsız icra takibi bakımından arabuluculuk bir takip şartı değildir. Ancak takip itiraz üzerine durur ve ticari nitelikte itirazın iptali davası açılacaksa önce arabuluculuk gerekebilir.

Ticari itirazın iptali davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. Konusu bir miktar para olan ticari itirazın iptali davaları TTK m.5/A kapsamında açıkça dava şartı arabuluculuğa tabidir.

İtirazın kaldırılması için arabulucuya başvurmak gerekir mi?

İcra mahkemesindeki itirazın kaldırılması, itirazın iptali davasından farklı, takip hukukuna özgü bir yoldur. Dava şartı arabuluculuk itirazın kaldırılması bakımından uygulanmaz.

Ticari menfi tespit davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. 1 Eylül 2023'ten itibaren konusu bir miktar para olan ticari menfi tespit davaları açıkça TTK m.5/A kapsamındadır.

Ticari istirdat davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. Kanundaki diğer koşulların bulunması hâlinde ticari istirdat davalarında da dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmalıdır.

Ticari arabuluculuk kaç hafta sürer?

TTK m.5/A'ya göre süreç, arabulucunun görevlendirilmesinden itibaren kural olarak altı hafta içinde tamamlanır. Zorunlu hâllerde süre en fazla iki hafta uzatılabilir.

Arabuluculukta anlaşmak zorunlu mu?

Hayır. Zorunlu olan, kanunda belirtilen uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabuluculuk sürecine başvurmaktır. Tarafların anlaşmaya zorlanması mümkün değildir.

Arabuluculuğa gitmeden ticari dava açılırsa ne olur?

Uyuşmazlık dava şartı arabuluculuk kapsamındaysa ve arabulucuya hiç başvurulmamışsa dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.

Arabuluculuk son tutanağını dava dilekçesine eklemeyi unutursam ne olur?

Arabuluculuk süreci tamamlanmışsa mahkeme son tutanağın sunulması için bir haftalık kesin süre verir. Bu sürede sunulmazsa dava usulden reddedilir.

Arabuluculuk başvurusu zamanaşımını durdurur mu?

Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

İlk arabuluculuk toplantısına gitmezsem ne olur?

Geçerli mazeret olmaksızın ilk toplantıya katılmamanın daha sonra açılacak davada yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bakımından olumsuz sonuçları olabilir. Güncel düzenleme 6325 sayılı Kanun m.18/A/11'de yer almaktadır.

Sonuç

Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk bakımından en önemli nokta, her ticari uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığını bilmektir.

Doğru değerlendirme iki aşamada yapılmalıdır.

Önce:

Uyuşmazlık ticari dava mı?

sorusu cevaplanmalıdır.

Ardından:

Talep konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit veya istirdat davası mı?

sorusu incelenmelidir.

İki koşul birlikte gerçekleşiyorsa, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.

Özellikle 1 Eylül 2023'te yürürlüğe giren değişiklikten sonra ticari nitelikteki itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının da kapsamda olduğu konusunda kanuni düzenleme açıktır.

Buna karşılık ilamsız icra takibinin başlatılması ile itirazın iptali davası birbirine karıştırılmamalıdır.

Takipten önce arabuluculuk zorunlu olmayabilir; ancak borçlunun itirazından sonra dava açılması aşamasında dava şartı doğabilir.

Aynı şekilde itirazın kaldırılması yolu da itirazın iptali davasından farklı değerlendirilmelidir.

Ticari arabuluculukta bir diğer önemli konu başvurunun kapsamıdır.

Çünkü ileride açılacak davadaki talep ile arabuluculuk başvurusunda ele alınan uyuşmazlığın birbirini karşılaması gerekir.

Bu nedenle dava açılmadan önce yalnız:

“Arabuluculuk yapıldı mı?”

sorusuna değil;

“Doğru uyuşmazlık için, doğru taraflarla ve doğru talepler üzerinden arabuluculuk süreci tamamlandı mı?”

sorusuna da cevap verilmelidir.

Özellikle şirketler arasındaki yüksek tutarlı alacaklarda, sözleşmeden kaynaklanan tazminat uyuşmazlıklarında ve icra takibi sonrasında açılacak davalarda bu ayrım, davanın esası incelenmeden önce dahi sürecin sonucunu etkileyebilir.

Hukuki Dayanaklar

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.4 ve m.5/A.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu; özellikle m.18 ve m.18/A.

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu; özellikle m.67-72.

7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun.

7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun.

7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun.

Resmî Gazete – 7445 Sayılı Kanun

Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı – Dava Şartı Arabuluculuk Sık Sorulan Sorular

Adalet Bakanlığı – Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk

TBMM – 7445 Sayılı Kanun

TBMM – 7155 Sayılı Kanun

TBMM – 7531 Sayılı Kanun

İlgili Yazılar

İlamsız İcra Takibi Nasıl Başlatılır? Borçlunun İtiraz Hakkı ve Süreler

Ticari Sözleşme Hazırlanırken Hangi Hükümler Özellikle Kontrol Edilmelidir?

Ticari Alacak Davasında Temerrüt, Faiz ve İspat Nasıl Değerlendirilir?

Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Süreci Nasıl Yürütülür?

Şirket Ortakları Anlaşamazsa Hangi Hukuki Yollar Kullanılabilir?

Yazar: Av. Süleyman Kesici

Yayın tarihi: 17 Eylül 2026

Bilgilendirme Notu: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bir uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olup olmadığı; hukuki ilişkinin niteliği, tarafların sıfatı, ileri sürülecek talep, varsa icra takibi ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.

Kesici Hukuk

© 2026 Kesici Hukuk, Avukat Süleyman Kesici Hukuk Bürosu. Tüm hakkı saklıdır.

Faaliyet Alanları
Avukat Süleyman Kesici | Antalya avukat | Av. Süleyman Kesici | Avukat Süleyman Kesici Hukuk BürosuAvukat Süleyman Kesici | Antalya avukat | Av. Süleyman Kesici | Avukat Süleyman Kesici Hukuk Bürosu