AVUKAT SÜLEYMAN KESİCİ HUKUK BÜROSU | ANTALYA AVUKAT
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Nedir? Hangi Suçlar Uzlaştırma Kapsamındadır?
Ceza soruşturmasında uzlaştırmanın nasıl işlediğini, hangi suçların kapsama girdiğini, teklifin kabulü için tanınan yedi günlük süreyi ve anlaşmanın ceza davasına etkisini açıklayan 2026 güncel rehber. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Nedir? Hangi Suçlar Uzlaştırma Kapsamındadır?
UZLAŞTIRMA | CEZAARABULUCULUK VE UZLAŞTIRMA
Av. Süleyman Kesici
9/26/202623 min read
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Nedir? Hangi Suçlar Uzlaştırma Kapsamındadır?
Yayın tarihi: 26 Eylül 2026
Bir tartışma sırasında yaralanan, tehdit edilen veya malı çalınan kişi savcılığa şikâyette bulunduğunda, olayın mutlaka ceza mahkemesinde görüleceğini düşünebilir. Oysa kanunun belirlediği bazı suçlarda, dava açılmadan önce taraflara uyuşmazlığı uzlaştırma yoluyla çözme imkânı tanınır.
Örneğin iki kişi arasında yaşanan basit yaralama olayında şüpheli, mağdurun zararını karşılamayı veya üzerinde anlaştıkları başka bir yükümlülüğü yerine getirmeyi kabul edebilir. Taraflar özgür iradeleriyle anlaşırsa ceza soruşturması, kanunda belirtilen koşullarla dava açılmadan sona erebilir.
Ancak her suç uzlaştırmaya tabi değildir. Aynı suçun basit ve nitelikli şekilleri arasında dahi farklı kurallar uygulanabilir.
Üstelik son iki yılda yapılan değişiklikler, özellikle hakaret suçunu ilgilendiren eski bilgilerin önemli bir bölümünü geçersiz hâle getirmiştir.
2026 yılı itibarıyla hakaret suçu uzlaştırma kapsamında değildir. Bununla birlikte hakaretin belirli şekilleri önödeme kapsamındadır. Hakaretle birlikte aynı mağdura karşı uzlaştırmaya tabi başka bir suç işlenmişse, 2025 sonunda getirilen özel hüküm nedeniyle bu diğer suç bakımından uzlaştırma yapılması mümkün olabilir.
Dolayısıyla uzlaştırmaya ilişkin doğru değerlendirme, yalnız suçun adına değil; ilgili kanun maddesine, suçun işleniş biçimine ve varsa birlikte işlenen diğer suçlara göre yapılmalıdır.
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Nedir?
Uzlaştırma, kanunun belirlediği suçlarda şüpheli veya sanık ile mağdur ya da suçtan zarar görenin, tarafsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşma imkânını değerlendirdiği ceza muhakemesi kurumudur.
Temel düzenleme, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253, 254 ve 255. maddelerinde yer almaktadır.
Uzlaştırma sürecinde taraflar, olaydan kaynaklanan zararın nasıl giderileceği veya uyuşmazlığın hangi koşullarla sona erdirileceği konusunda anlaşabilir.
Ancak uzlaştırmacı hâkim değildir. Taraflardan birini suçlu ilan edemez, tazminat miktarını tek taraflı belirleyemez ve herhangi bir kişiyi anlaşmaya zorlayamaz.
Uzlaştırmanın gerçekleşmesi, tarafların özgür iradeleriyle anlaşmasına bağlıdır.
Adalet Bakanlığı – Güncel Ceza Muhakemesi Kanunu
Uzlaştırma ile Arabuluculuk Arasındaki Fark Nedir?
Uzlaştırma ve arabuluculuk, tarafların anlaşmasına dayanmaları nedeniyle birbirine benzese de farklı hukuki alanlarda uygulanır.
Ceza muhakemesinde uzlaştırma, kanunda sayılan belirli suçlara ilişkin soruşturma veya kovuşturma sürecinin bir parçasıdır.
Arabuluculuk ise kural olarak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanır.
Örneğin bir kişinin diğerine borçlu olup olmadığına ilişkin alacak uyuşmazlığı ile aynı kişiler arasında meydana gelen ve suç oluşturduğu iddia edilen bir yaralama olayı farklı hukuki süreçlerdir.
İlkinde arabuluculuk, ikincisinde kanuni koşullar bulunuyorsa ceza muhakemesinde uzlaştırma gündeme gelebilir.
Bu nedenle uzlaştırma anlaşmasının sonuçları da özel hukuk arabuluculuğundaki anlaşma belgesinin sonuçlarıyla tamamen aynı değildir.
Hangi Suçlar Uzlaştırma Kapsamındadır?
Ceza Muhakemesi Kanunu m.253, uzlaştırmaya tabi suçları üç temel grupta düzenler.
İlk grupta, kanuni istisnalar dışında soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar bulunur.
İkinci grupta, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın kanunda açıkça sayılan belirli suçlar yer alır.
Üçüncü grupta ise suça sürüklenen çocuklar bakımından uygulanan özel kapsam bulunmaktadır.
Ancak bu gruplardan birine girmek her durumda tek başına yeterli değildir. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ısrarlı takip ve hakaret gibi açıkça uzlaştırma dışında bırakılmış suçlar ile birlikte işlenen diğer suçlara ilişkin sınırlamalar da değerlendirilmelidir.
Uzlaştırmaya tabi başlıca suçlar
CMK m.253/1-b'de açıkça sayılan suçlar şunlardır:
SuçKanuni dayanakDikkat edilmesi gereken hususKasten yaralamaTCK m.86 ve 88TCK m.86/3 kapsam dışındadır.Taksirle yaralamaTCK m.89Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın kapsamdadır.TehditTCK m.106/1Nitelikli tehdit, m.106/2 kapsamında değildir.Konut dokunulmazlığının ihlaliTCK m.116Suçun diğer suçlarla birlikte işlenmesi ayrıca değerlendirilir.İş ve çalışma hürriyetinin ihlaliTCK m.117/1 ve m.119/1-cYalnız belirtilen kanuni kapsam esas alınır.HırsızlıkTCK m.141Nitelikli hırsızlık, m.142 kapsamında değildir.Güveni kötüye kullanmaTCK m.155Üçüncü fıkra kapsam dışındadır.DolandırıcılıkTCK m.157Nitelikli dolandırıcılık, m.158 kapsamında değildir.Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesiTCK m.165Kanundaki diğer uzlaştırma şartları aranır.Çocuğun kaçırılması ve alıkonulmasıTCK m.234İlgili suç tipinin oluşup oluşmadığı değerlendirilir.Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrının açıklanmasıTCK m.239Dördüncü fıkra kapsam dışındadır.
Bu liste, CMK m.253/1-b'de ayrıca sayılmış suçları göstermektedir. Şikâyete bağlı başka suçlar ile suça sürüklenen çocuklara ilişkin özel hükümler nedeniyle uzlaştırmanın kapsamı yalnız bu tablodan ibaret değildir.
Adalet Bakanlığı – Uzlaştırma Kapsamına Giren Suçlar
Basit Yaralama Suçu Uzlaştırmaya Tabi midir?
Kasten yaralama suçunun hangi fıkra kapsamında değerlendirildiği belirleyicidir.
TCK m.86 kapsamında işlenen ve üçüncü fıkradaki nitelikli hâllerden birini oluşturmayan kasten yaralama suçları, diğer şartlar da bulunuyorsa uzlaştırmaya tabidir.
Örneğin iki kişi arasında yaşanan tartışmada taraflardan birinin diğerine vurması ve olayın TCK m.86/2 kapsamında değerlendirilmesi hâlinde uzlaştırma gündeme gelebilir.
Ancak yaralamanın TCK m.86/3'teki nitelikli hâllerden birine girmesi durumunda aynı sonuç doğmaz.
Bu nedenle yaralama dosyasında yalnız adli raporda yazan yaralanmanın ağırlığına bakmak yeterli değildir. Mağdurun sıfatı, olayın meydana geliş biçimi ve suçun nitelikli hâllerinin bulunup bulunmadığı da önemlidir.
Tehdit Suçu Uzlaştırmaya Tabi midir?
TCK m.106'nın birinci fıkrası kapsamındaki tehdit suçu, CMK m.253'te açıkça sayılmıştır.
Ancak silahla veya kanundaki diğer nitelikli biçimlerde işlenen ve TCK m.106/2 kapsamında değerlendirilen tehdit suçları bu açık düzenlemenin kapsamında değildir.
Örneğin bir tartışma sırasında söylenen sözlerin TCK m.106/1 kapsamında tehdit oluşturduğu ileri sürülebilir. Buna karşılık olayda silah kullanılması veya başka bir nitelikli hâlin bulunması, uygulanacak suç tipini ve uzlaştırma değerlendirmesini değiştirebilir.
Bu nedenle tehdit iddiası bulunan dosyada, suçun hangi fıkra kapsamında değerlendirildiği açıklığa kavuşturulmalıdır.
Hırsızlık ve Dolandırıcılık Suçlarında Uzlaştırma Uygulanır mı?
Basit hırsızlık ve basit dolandırıcılık, CMK'da uzlaştırmaya tabi suçlar arasında açıkça sayılmıştır.
Ancak her hırsızlık ve dolandırıcılık olayı uzlaştırmaya tabi değildir.
TCK m.141'deki hırsızlık ile m.142'deki nitelikli hırsızlık birbirinden farklıdır. Benzer şekilde TCK m.157'deki dolandırıcılık ile m.158'deki nitelikli dolandırıcılık aynı kapsamda değildir.
Örneğin bilişim sistemleri veya banka araçları kullanılarak gerçekleştirildiği ileri sürülen ve TCK m.158 kapsamında değerlendirilen nitelikli dolandırıcılık suçu, sırf dolandırıcılık başlığı taşıdığı için uzlaştırmaya tabi kabul edilemez.
Bu ayrım özellikle internet üzerinden gerçekleştirilen işlemlerden doğan ceza soruşturmalarında önem taşır.
Güveni Kötüye Kullanma Suçunda 2025 Yılında Ne Değişti?
25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun, uzlaştırmanın kapsamını etkileyen değişiklikler yaptı.
Bunlardan biri güveni kötüye kullanma suçuyla ilgilidir.
CMK m.253/1-b'nin ilgili hükmünde yapılan değişiklikle TCK m.155'in üçüncü fıkrası uzlaştırma kapsamı dışında bırakıldı.
Dolayısıyla 2026 yılında güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin değerlendirme yapılırken yalnız TCK m.155'e genel atıf yapılması yeterli değildir.
Suçun hangi fıkra kapsamında değerlendirildiği ayrıca belirlenmelidir.
Hakaret Suçu 2026 Yılında Uzlaştırmaya Tabi midir?
Hayır.
2026 yılı itibarıyla hakaret suçu, TCK m.125 kapsamındaki şekilleriyle uzlaştırma dışında bırakılmıştır.
Bu konuda iki ayrı kanun değişikliğinin dikkate alınması gerekir.
2024 yılında 7531 sayılı Kanunla, TCK m.125/2 kapsamında düzenlenen hakaret suçu uzlaştırma dışına çıkarılmıştı.
25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanunla ise CMK m.253/3'teki istisna genişletilerek TCK m.125 kapsamındaki hakaret suçu bütünüyle uzlaştırma dışında bırakıldı.
Hakaret suçunun belirli şekilleri, TCK m.75 uyarınca önödeme kapsamında değerlendirilmektedir.
Ancak uzlaştırma ile önödeme aynı hukuki kurum değildir.
Ayrıca 2025 değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihte daha önce uzlaşmanın sağlanmış olduğu dosyalara ilişkin özel geçiş hükmü bulunduğundan, eski tarihli dosyalarda uzlaşmanın ne zaman gerçekleştiği ayrıca önem taşır.
Hakaret ile Tehdit Birlikte İşlenmişse Uzlaştırma Yapılabilir mi?
2025 yılındaki değişiklik bu konuda da önemli bir yenilik getirdi.
Genel kurala göre uzlaştırma kapsamındaki bir suç, kapsam dışındaki başka bir suçla aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse uzlaştırma hükümleri uygulanmaz.
Ancak 7571 sayılı Kanun bu kurala özel bir istisna ekledi.
Buna göre önödeme kapsamındaki bir suçla uzlaştırma kapsamındaki bir suçun aynı mağdura karşı birlikte işlenmesi hâlinde, uzlaştırmaya tabi suç bakımından uzlaştırma hükümleri uygulanabilir.
Örneğin TCK m.75 kapsamında önödemeye tabi bir hakaret suçu ile uzlaştırmaya tabi tehdit suçunun aynı mağdura karşı birlikte işlendiği bir dosyada, tehdit suçu bakımından uzlaştırma yolu değerlendirilebilir.
Bununla birlikte hakaretin hangi fıkra kapsamında bulunduğu ve gerçekten önödeme koşullarını taşıyıp taşımadığı ayrıca incelenmelidir.
Bu değişiklik nedeniyle eski tarihli kaynaklarda bulunan, hakaretle birlikte işlenen hiçbir suçun uzlaştırılamayacağına ilişkin genel açıklamalar artık her dosya bakımından doğru değildir.
TBMM – 7571 Sayılı Kanun, m.24 ve m.26
Cinsel Suçlarda Uzlaştırma Yapılabilir mi?
Hayır.
CMK m.253/3, cinsel dokunulmazlığa karşı suçları uzlaştırma kapsamı dışında bırakmaktadır.
Bir suçun şikâyete bağlı olması tek başına uzlaştırmaya tabi olduğu anlamına gelmez.
Örneğin kanundaki belirli şartlarla şikâyete bağlı olan cinsel taciz suçunda, sırf şikâyet koşulu bulunduğu gerekçesiyle uzlaştırma yapılamaz.
Bu nedenle uzlaştırmanın kapsamı değerlendirilirken öncelikle suçun, CMK'da açıkça istisna tutulan suçlardan biri olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Israrlı Takip Suçu Uzlaştırmaya Tabi midir?
Hayır.
TCK m.123/A'da düzenlenen ısrarlı takip suçu, CMK m.253/3 uyarınca uzlaştırma kapsamı dışındadır.
Bu nedenle mağdurun şikâyet hakkı ve diğer kanuni koşullar bulunsa bile ısrarlı takip suçu yönünden uzlaştırma prosedürü işletilmez.
Bununla birlikte aynı olayda başka suçların da işlendiği ileri sürülüyorsa, bu suçların hukuki nitelendirmesi ve birlikte işlenmeye ilişkin sınırlamalar ayrıca değerlendirilmelidir.
Suça Sürüklenen Çocuklarda Uzlaştırma Kapsamı Daha Geniş mi?
Evet.
CMK m.253/1-c, suça sürüklenen çocuklar bakımından yetişkinlere göre daha geniş bir uzlaştırma imkânı tanımaktadır.
Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, ayrıca üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar uzlaştırma kapsamına girebilir.
Ancak çocuklar bakımından da cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ısrarlı takip ve hakaret gibi kanunun açıkça kapsam dışında bıraktığı suçlara ilişkin sınırlamalar dikkate alınmalıdır.
Dolayısıyla çocukların işlediği her suçta uzlaştırma yapılması mümkün değildir.
Çocuk dosyalarında suçun kanuni cezasının üst sınırı ve CMK'daki özel istisnalar birlikte değerlendirilmelidir.
Birden Fazla Mağdur Varsa Uzlaştırma Nasıl Yapılır?
CMK m.253/7'ye göre bir suç nedeniyle birden fazla kişinin mağdur olması veya zarar görmesi hâlinde, uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için mağdurların veya suçtan zarar görenlerin tamamının uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
Örneğin tek bir suç nedeniyle üç kişinin zarar gördüğü dosyada yalnız iki kişinin uzlaşmayı kabul etmesi yeterli olmayabilir.
Buna karşılık birbirinden bağımsız suçlar ve farklı mağdurlar söz konusuysa her suç ile her mağdur açısından hukuki durumun ayrı değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu nedenle çok mağdurlu dosyalarda suç ve mağdur ilişkisi doğru belirlenmelidir.
Birden Fazla Şüpheli Varsa Herkesin Uzlaşması Gerekir mi?
Hayır.
CMK m.255'e göre bir suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi hâlinde yalnız uzlaşan kişi uzlaşmanın sonuçlarından yararlanır.
Örneğin iki şüphelinin bulunduğu bir dosyada mağdur bunlardan biriyle uzlaşabilir, diğeriyle uzlaşmayı reddedebilir.
Bu durumda uzlaşan şüpheli açısından uzlaştırmanın hukuki sonuçları doğabilirken diğer şüpheli bakımından soruşturma veya kovuşturma genel hükümlere göre devam edebilir.
Ancak birden fazla fiilin veya mağdurun bulunduğu dosyalarda her suç yönünden ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.
Uzlaştırma Süreci Nasıl Başlar?
Uzlaştırmaya tabi olduğu değerlendirilen bir suçla ilgili soruşturmada, kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunduğunda dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir.
Uzlaştırma bürosu tarafından bir uzlaştırmacı görevlendirilir.
Uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene ulaşarak uzlaştırmanın anlamını, işleyişini ve hukuki sonuçlarını açıklar.
Taraflardan biri on sekiz yaşından küçükse uzlaşma teklifi kanuni temsilcisine yapılır.
Tarafların teklifi kabul etmesi üzerine görüşmeler yürütülür ve anlaşma sağlanırsa uzlaştırma raporu hazırlanır.
Bu rapor, Cumhuriyet savcısının değerlendirmesine sunulur.
Süreç tamamen tarafların kendi aralarında yürüttüğü gayriresmî bir pazarlık değildir. Kanunun öngördüğü usule ve Cumhuriyet başsavcılığı bünyesindeki uzlaştırma bürosunun denetimine tabidir.
Uzlaştırma Teklifini Kabul Etmek İçin Kaç Gün Süre Var?
2026 yılı itibarıyla uzlaştırma teklifini değerlendirme süresi yedi gündür.
CMK m.253/4 uyarınca taraf, kendisine uzlaşma teklifi yapılmasından itibaren yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır.
Bu süre 2024 yılında 7531 sayılı Kanunla üç günden yedi güne çıkarılmıştır.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrım vardır.
Yedi günlük süre, uzlaşma teklifini kabul edip etmeme konusunda karar verilmesi içindir. Tarafların anlaşmanın bütün ayrıntılarını mutlaka bu yedi gün içerisinde tamamlaması gerektiği anlamına gelmez.
Teklif kabul edildiğinde uzlaştırma görüşmeleri için ayrıca kanuni süreler uygulanır.
Uzlaştırmacının Dosyayı Tamamlamak İçin Ne Kadar Süresi Var?
CMK m.253/12 uyarınca uzlaştırmacı, dosyadaki ilgili belgelerin kendisine verilmesinden itibaren kural olarak otuz gün içinde işlemleri sonuçlandırır.
Uzlaştırma bürosu bu süreyi, her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatabilir.
Dolayısıyla gerekli uzatmaların yapılması hâlinde toplam süre yetmiş güne kadar çıkabilir.
Ancak her dosyada otomatik olarak yetmiş günlük süre uygulanmaz.
Uzatma için kanuni ve idari usule uyulması gerekir.
Uzlaştırmayı Kabul Etmek Suçu Kabul Etmek Anlamına Gelir mi?
Hayır.
Uzlaştırma teklifinin kabul edilmesi, kişinin suç işlediğini kabul ettiği veya hakkında mahkûmiyet kararı verilmesini istediği anlamına gelmez.
Uzlaştırma, uyuşmazlığın kanunda öngörülen alternatif yöntemle çözülmesine yöneliktir.
Ayrıca CMK m.253/20 uyarınca uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz.
Bu nedenle tarafların görüşmeler sırasında çözüm amacıyla yaptığı açıklamaların, uzlaştırma başarısız olduğunda otomatik olarak ceza yargılamasında ikrar kabul edilmesi mümkün değildir.
Ancak uzlaştırma dışında, hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerin varlığı ve bunların değerlendirilmesi ayrı bir konudur.
Uzlaştırma Görüşmeleri Gizli midir?
Evet.
CMK m.253/13 uyarınca uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür.
Görüşmelere şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanuni temsilci, müdafi ve vekil, kanundaki koşullarla katılabilir.
Gizlilik ilkesi, tarafların uyuşmazlığın çözümü için açık biçimde görüşme yapabilmesini sağlamaya yöneliktir.
Ancak uzlaştırmacının hazırlamakla yükümlü olduğu raporun ve gerekli belgelerin savcılığa sunulması, görüşmelerin gizli yürütülmesi ilkesine aykırı değildir.
Uzlaşmak İçin Mutlaka Para Ödenmesi Gerekir mi?
Hayır.
Tarafların üzerinde anlaştığı edim mutlaka para ödenmesinden oluşmak zorunda değildir.
Somut olayın niteliğine göre;
zararın aynen giderilmesi,
belirli bir tutarın ödenmesi,
özür dilenmesi,
bir eşyanın iade edilmesi,
hukuka uygun başka bir yükümlülüğün yerine getirilmesi
gibi çözümler gündeme gelebilir.
Örneğin zarar gören kişinin önceliği çalınan eşyasının iadesi olabilir. Başka bir olayda ise mağdur, uğradığı maddi zararın belirli bir süre içinde ödenmesi konusunda anlaşmak isteyebilir.
Bununla birlikte anlaşmanın konusu hukuka ve ahlaka uygun olmalı, tarafların özgür iradesine dayanmalıdır.
Uzlaştırmacı taraflardan birine belirli bir ödeme tutarını kabul ettiremez.
Uzlaştırma Anlaşması İmzalanınca Soruşturma Hemen Sona Erer mi?
Bu sorunun cevabı, anlaşmada kararlaştırılan edimin nasıl yerine getirileceğine bağlıdır.
CMK m.253/19'a göre şüpheli uzlaşma sonucunda üstlendiği edimi bir defada yerine getirirse, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Ancak edimin yerine getirilmesi ileri bir tarihe bırakılmış, taksitlendirilmiş veya süreklilik gösteren bir yükümlülük kararlaştırılmışsa şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.
Bu durumda yükümlülük yerine getirilmezse, kanundaki koşullarla kamu davası açılması gündeme gelebilir.
Örneğin şüphelinin mağdura altı ay boyunca belirli taksitler hâlinde ödeme yapmayı kabul ettiği dosyada, yalnız anlaşma belgesinin imzalanması ile bütün süreç aynı gün tamamlanmış sayılmaz.
Ödeme planının yerine getirilmesi ayrıca takip edilir.
Ceza Davası Açıldıktan Sonra da Uzlaştırma Yapılabilir mi?
Evet.
Uzlaştırma kural olarak soruşturma aşamasında yürütülse de dava açıldıktan sonra suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun anlaşılması mümkündür.
CMK m.254 bu ihtimali düzenlemektedir.
Örneğin ilk aşamada daha ağır bir suçtan dava açılmış, ancak mahkeme yargılama sırasında eylemin uzlaştırmaya tabi başka bir suç kapsamında değerlendirilebileceğini belirlemiş olabilir.
Bu durumda dosya uzlaştırma işlemlerinin yapılması için uzlaştırma bürosuna gönderilir.
Uzlaşma gerçekleşir ve sanık edimini bir defada yerine getirirse mahkeme davanın düşmesine karar verir.
Edim ileri tarihe bırakılmış, takside bağlanmış veya süreklilik gösteriyorsa durma kararı verilir. Yükümlülük yerine getirilmezse yargılamaya kaldığı yerden devam edilir.
Burada özellikle eski tarihli kaynaklara dikkat edilmelidir. 2024 yılında CMK m.254'te yapılan değişiklikle, ileri tarihli veya taksitli edimlerde önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması sistemi yerine durma kararı düzenlenmiştir.
Uzlaşma Sağlanamazsa Ne Olur?
Taraflardan biri uzlaşma teklifini reddedebilir veya görüşmelere katıldığı hâlde anlaşma koşullarında uzlaşamayabilir.
Bu durumda uzlaştırmanın sonuçsuz kaldığına ilişkin rapor hazırlanır.
Ceza soruşturması veya kovuşturması, bulunduğu aşamadan itibaren genel hükümler çerçevesinde devam eder.
Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması, şüphelinin suçlu olduğunun kanıtlandığı anlamına gelmez.
Aynı şekilde mağdurun uzlaşmayı reddetmesi de kendisine karşı ileri sürülen suç iddiasının doğru veya yanlış olduğunu göstermez.
CMK m.253/18'e göre uzlaştırmanın sonuçsuz kalması hâlinde aynı dosyada yeniden uzlaştırma yoluna gidilemez.
Bununla birlikte kanunda, teklifin reddedilmesinden sonra tarafların iddianame düzenlenene kadar uzlaştıklarını gösteren belgeyle Cumhuriyet savcısına başvurabilmelerine ilişkin özel hüküm bulunmaktadır.
Bu iki düzenleme birlikte değerlendirilmelidir.
Uzlaşma Sağlanırsa Sonradan Tazminat Davası Açılabilir mi?
Uzlaşmanın özel hukuk taleplerine etkisi, özellikle anlaşma imzalanmadan önce değerlendirilmesi gereken konulardan biridir.
CMK m.253/19'a göre uzlaşmanın sağlanması hâlinde, kural olarak soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış davadan feragat edilmiş sayılır.
Ancak 2024 yılında getirilen düzenlemeyle önemli bir istisna kabul edilmiştir.
Uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar, bu sınırlamanın dışında tutulmuştur.
Örneğin yaralama olayı nedeniyle uzlaşma yapılmış ancak olaydan kaynaklanan ve uzlaşma sırasında tespit edilmesi mümkün olmayan başka bir zarar sonradan ortaya çıkmış olabilir.
Bu durumda yeni zarara ilişkin talebin kanundaki istisna kapsamında kalıp kalmadığı somut olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Bu nedenle mağdurun yalnız mevcut masraflarını değil, olay nedeniyle henüz netleşmemiş zarar ihtimallerini de dikkate alarak anlaşma yapması önemlidir.
Uzlaşma Anlaşmasındaki Ödeme Yapılmazsa Ne Olur?
Uzlaştırma sonucunda kararlaştırılan edimin yerine getirilmemesinin ceza dosyası bakımından sonuçları bulunmaktadır.
Soruşturma aşamasında edimin ileri tarihe bırakılması veya taksitlendirilmesi nedeniyle kamu davasının açılması ertelenmişse, yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde kamu davası açılabilir.
Kovuşturma aşamasında durma kararı verilmişse, edim yerine getirilmediğinde mahkeme yargılamaya kaldığı yerden devam eder.
Ayrıca CMK m.253/19 uyarınca şüphelinin edimini yerine getirmemesi hâlinde uzlaşma raporu veya belgesi, kanundaki koşullarla ilam niteliğinde belge kabul edilir.
Dolayısıyla uzlaştırma anlaşması yapılırken yalnız ödenecek miktarın değil, ödeme tarihleri ve diğer yükümlülüklerin de açık biçimde belirlenmesi gerekir.
Uzlaştırmacı Ücretini Taraflar mı Öder?
Uzlaştırmacı ücretleri Adalet Bakanlığının her yıl yayımladığı tarife çerçevesinde belirlenir.
Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, ceza muhakemesinde yargılama giderlerinden sayılır.
CMK m.253/22'ye göre uzlaşmanın gerçekleşmesi hâlinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından karşılanır.
Uzlaşma gerçekleşmezse giderlerin nihai olarak kime yükleneceği, ceza dosyasının sonucu ve yargılama giderlerine ilişkin hükümler çerçevesinde değerlendirilir.
Dolayısıyla uzlaştırma teklifini alan kişinin, sırf görüşmelere katılabilmek için uzlaştırmacıya doğrudan ve peşin olarak ücret ödemesi gerektiği yönündeki taleplere karşı dikkatli olması gerekir.
Adalet Bakanlığı – 2026 Yılı Uzlaştırmacı Asgari Ücret Tarifesi
Uzlaştırma ile Şikâyetten Vazgeçme Aynı Şey midir?
Hayır.
Şikâyetten vazgeçme, şikâyete bağlı suçlarda şikâyetçinin kanunun öngördüğü sonuçları doğuracak şekilde şikâyetini geri almasıdır.
Uzlaştırma ise belirli suçlarda uygulanan, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesindeki uzlaştırma bürosu ve görevlendirilen uzlaştırmacı aracılığıyla yürütülen ayrı bir ceza muhakemesi kurumudur.
Üstelik bazı suçlar şikâyete bağlı olmamasına rağmen uzlaştırma kapsamındadır.
Örneğin CMK'da açıkça sayılan belirli suçlarda, soruşturmanın şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma yapılabilir.
Bu nedenle mağdurun:
“Şikâyetimi geri çekiyorum.”
demesi ile tarafların kanuna uygun bir uzlaştırma sürecinde anlaşması aynı hukuki sonuçları doğurmayabilir.
Uzlaştırma ile Önödeme Arasındaki Fark Nedir?
Önödeme, TCK m.75'te düzenlenmiştir.
Kanundaki şartları taşıyan belirli suçlarda, şüpheli veya sanığın öngörülen tutarı ve ilgili giderleri ödemesi sonucunda soruşturma veya kovuşturma belirli koşullarla sona erebilir.
Uzlaştırmada ise şüpheli veya sanık ile mağdur ya da suçtan zarar gören arasında özgür iradeye dayanan anlaşma aranır.
Önödeme, mağdurla pazarlık veya uzlaşma yapılmasını gerektiren bir kurum değildir.
2025 yılının sonunda hakaret suçunun uzlaştırma kapsamından çıkarılması ve TCK m.75'teki önödeme kapsamının genişletilmesi nedeniyle bu ayrım 2026 yılında özellikle önem taşımaktadır.
Ancak TCK m.125/3-a kapsamındaki kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret gibi önödeme dışında bırakılmış suçların hukuki durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
Uzlaştırma ile Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Aynı Sonucu mu Doğurur?
Hayır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkemenin sanık hakkında bir hüküm kurduğu ancak kanuni koşullarla hükmün açıklanmasını geri bıraktığı farklı bir ceza muhakemesi kurumudur.
Uzlaştırmada ise taraflar arasında kanunun öngördüğü koşullarla bir anlaşma sağlanması amaçlanır.
Soruşturma aşamasında uzlaşma sonucunda edim bir defada yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Kovuşturma aşamasında aynı koşullarda davanın düşmesine karar verilir.
Bu nedenle uzlaşmanın sağlanması, otomatik olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi anlamına gelmez.
Özellikle 2024 yılındaki CMK m.254 değişikliği sonrasında, kovuşturma aşamasında ileri tarihli veya taksitli uzlaşma edimleri bakımından durma kararı uygulanmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Uzlaştırma nedir?
Kanunda belirlenen suçlarda şüpheli veya sanık ile mağdur ya da suçtan zarar görenin, görevlendirilen uzlaştırmacı aracılığıyla özgür iradeleriyle anlaşmalarına imkân tanıyan ceza muhakemesi kurumudur.
2026 yılında uzlaştırma teklifini kabul etme süresi kaç gündür?
Teklifin yapılmasından itibaren yedi gündür. Bu sürede cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır.
Basit yaralama uzlaştırmaya tabi midir?
TCK m.86/3'teki nitelikli hâller dışında kalan ve kanundaki diğer koşulları taşıyan kasten yaralama suçlarında uzlaştırma uygulanabilir.
Tehdit suçunda uzlaştırma yapılabilir mi?
TCK m.106/1 kapsamındaki tehdit suçları uzlaştırmaya tabidir. TCK m.106/2'deki nitelikli tehdit ise bu açık düzenlemenin kapsamında değildir.
Hakaret suçu uzlaştırmaya tabi midir?
2026 yılı itibarıyla hayır. 7571 sayılı Kanunla TCK m.125 kapsamındaki hakaret suçu uzlaştırma dışında bırakılmıştır. Eski dosyalarda geçiş hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Hakaret ve tehdit birlikte işlendiğinde uzlaştırma yapılabilir mi?
Hakaretin önödeme kapsamında olması ve tehdidin uzlaştırmaya tabi nitelikte bulunması hâlinde, 2025 değişikliğindeki özel istisna uyarınca tehdit suçu bakımından uzlaştırma yapılması mümkün olabilir.
Dolandırıcılık suçu uzlaştırmaya tabi midir?
TCK m.157'deki basit dolandırıcılık uzlaştırmaya tabidir. TCK m.158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık aynı kapsamda değildir.
Hırsızlık suçu uzlaştırmaya tabi midir?
TCK m.141'de düzenlenen hırsızlık suçu kapsamdadır. Ancak TCK m.142'deki nitelikli hırsızlık suçları bu nedenle kendiliğinden uzlaştırmaya tabi kabul edilemez.
Cinsel taciz suçunda uzlaştırma yapılabilir mi?
Hayır. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, şikâyete bağlı olsalar bile uzlaştırma dışında bırakılmıştır.
Uzlaştırmayı kabul etmek suçu kabul etmek midir?
Hayır. Uzlaştırma teklifinin kabul edilmesi ikrar anlamına gelmez. Uzlaştırma müzakerelerindeki açıklamalar da CMK m.253/20 uyarınca başka soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz.
Uzlaştırma teklifi reddedilirse ceza artar mı?
Teklifin reddi tek başına cezayı artıran bir neden değildir. Bu durumda soruşturma veya kovuşturma genel hükümlere göre devam eder.
Uzlaşma sağlanırsa ceza davası açılır mı?
Soruşturma aşamasında şüpheli uzlaşma edimini bir defada yerine getirirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. İleri tarihli veya taksitli edimlerde kamu davasının açılmasının ertelenmesi söz konusu olabilir.
Ceza davası açıldıktan sonra uzlaşma sağlanırsa ne olur?
Edim bir defada yerine getirilirse davanın düşmesine karar verilir. Edimin ileri tarihe bırakılması veya taksitlendirilmesi hâlinde durma kararı verilir.
Uzlaştırmadan sonra tazminat davası açılabilir mi?
Kural olarak soruşturma konusu suç nedeniyle yeniden tazminat davası açılamaz. Ancak uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar kanundaki istisna kapsamında ayrıca değerlendirilebilir.
Uzlaştırmacı ücretini kim öder?
Uzlaşmanın gerçekleşmesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri Devlet Hazinesi tarafından karşılanır.
Sonuç
Ceza muhakemesinde uzlaştırma, belirli suçlarda mağdur ile şüpheli veya sanığın uyuşmazlığı kendi iradeleriyle çözmesine imkân tanır.
Ancak uzlaştırma kapsamının belirlenmesi, yalnız suçun günlük dildeki adına bakılarak yapılamaz.
Özellikle basit ve nitelikli suç ayrımı önemlidir. Basit hırsızlık ve basit dolandırıcılık uzlaştırmaya tabi olabilirken bunların nitelikli şekilleri aynı kapsamda değildir.
Benzer şekilde kasten yaralama ve tehdit suçlarında ilgili kanun fıkraları belirleyicidir.
2026 yılı bakımından en önemli güncel konulardan biri ise hakaret suçudur.
Hakaret artık uzlaştırma kapsamında değildir. Ancak önödemeye tabi hakaretle birlikte aynı mağdura karşı işlenen uzlaştırmaya tabi başka bir suçta, 2025 yılında getirilen özel istisna uygulanabilir.
Bir başka önemli değişiklik, uzlaştırma teklifine cevap vermek için tanınan sürenin yedi gün olmasıdır.
Teklifin kabul edilmesiyle anlaşmanın sağlanması da birbirinden farklıdır. Taraflar görüşmeler sonucunda anlaşamayabilir. Anlaşma sağlansa bile edimin bir defada mı, taksitle mi, yoksa ileri bir tarihte mi yerine getirileceği ceza dosyasının sonucunu değiştirebilir.
Bu nedenle uzlaştırma dosyasında şu hususlar birlikte değerlendirilmelidir: Suçun tam kanuni nitelendirmesi, varsa nitelikli hâller ve birlikte işlenen diğer suçlar; teklifin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı; anlaşmanın kapsamı; edimin yerine getirilme şekli ve uzlaşmanın tazminat taleplerine etkisi.
Uzlaştırma, yalnız ceza dosyasını sonuçlandırmaya yönelik bir usul işlemi değildir. Tarafların üstlenecekleri yükümlülükleri ve olaydan kaynaklanan haklarını da doğrudan etkileyen bir süreçtir.
Hukuki Dayanaklar
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu; özellikle m.253, m.254, m.255 ve geçici m.8.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu; özellikle m.75 ve uzlaştırmaya tabi suçların düzenlendiği ilgili maddeler.
7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun.
7571 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun.
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği.
Resmî mevzuat ve kaynaklar
Adalet Bakanlığı – Güncel Ceza Muhakemesi Kanunu
Adalet Bakanlığı – Güncel Türk Ceza Kanunu
Adalet Bakanlığı – Uzlaştırma Kapsamına Giren Suç Listesi
Adalet Bakanlığı – Uzlaştırma Bilgilendirme ve Başvuru Kaynakları
Adalet Bakanlığı – 2026 Yılı Uzlaştırmacı Asgari Ücret Tarifesi
İlgili Yazılar
Tutuklama Kararı Hangi Şartlarda Verilir? Kuvvetli Suç Şüphesi ve Tutuklama Nedenleri
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Nedir? 2026 Güncel Şartlar
Ceza Soruşturmasında İfade Vermeden Önce Bilinmesi Gerekenler: 2026 Güncel Rehber
Ceza Davasında İstinaf Nedir? Başvuru Süresi ve İnceleme Kapsamı
Yazar: Av. Süleyman Kesici
Yayın tarihi: 26 Eylül 2026
Son hukuki kontrol: 26 Eylül 2026
Bilgilendirme Notu: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Ceza muhakemesinde uzlaştırmanın uygulanıp uygulanamayacağı; isnat edilen suçun kanuni niteliğine, suçun işlendiği tarihe, birlikte işlenen diğer suçlara, kanun değişikliklerinin geçiş hükümlerine ve somut dosyanın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Kesici Hukuk
© 2026 Kesici Hukuk, Avukat Süleyman Kesici Hukuk Bürosu. Tüm hakkı saklıdır.


