AVUKAT SÜLEYMAN KESİCİ HUKUK BÜROSU | ANTALYA AVUKAT
Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin Hukuki Etkisi ve İcra Edilebilirliği
Arabuluculukta imzalanan anlaşma belgesi bağlayıcı mıdır? Karşı taraf anlaşmaya uymazsa ne yapılır? İcra edilebilirlik şerhi, ilamlı icra, ticari uyuşmazlıklardaki özel imza kuralı ve taşınmazlara ilişkin 2026 güncel düzenlemeleri. Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin Hukuki Etkisi ve İcra Edilebilirliği
ARABULUCULUK | ANLAŞMA BELGESIARABULUCULUK VE UZLAŞTIRMA
Av. Süleyman Kesici
9/22/202618 min read
Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin Hukuki Etkisi ve İcra Edilebilirliği
Yayın tarihi: 22 Eylül 2026
Arabuluculuk görüşmeleri sonunda anlaşmaya varılması, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sona erdirilmesi bakımından önemli bir adımdır. Ancak görüşme sırasında uzlaşmaya varılmış olması ile bu uzlaşmanın hukuken bağlayıcı ve gerektiğinde icra edilebilir bir belgeye dönüştürülmesi aynı şey değildir.
Örneğin bir şirket, diğer şirkete olan 1.500.000 TL borcunu altı taksitte ödemeyi kabul etmiş olabilir. Bir işçi ile işveren belirli işçilik alacaklarının ödenmesi konusunda anlaşabilir. Mirasçılar, kendilerine kalan taşınmazların paylaşılması üzerinde uzlaşabilir.
Bu anlaşmaların hepsi aynı hukuki sonuca tabi değildir.
Bazı anlaşma belgeleri taraflar ve avukatları ile arabulucunun imzasıyla, ticari uyuşmazlıklarda ise belirli şartlarla yalnız avukatlar ve arabulucunun imzasıyla mahkemeden ayrıca icra edilebilirlik şerhi alınmadan ilam niteliğinde belge sayılabilir.
Buna karşılık kira, ortaklığın giderilmesi ve bazı taşınmaz uyuşmazlıklarında, imzalar tamamlanmış olsa dahi icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur.
Bu nedenle arabuluculuk sonunda yalnızca anlaşmaya varılmış olması değil, anlaşma belgesinin içeriği, kimler tarafından imzalandığı ve uyuşmazlığın türü de önemlidir.
Arabuluculuk Anlaşma Belgesi Nedir?
Arabuluculuk anlaşma belgesi, tarafların arabuluculuk görüşmeleri sonucunda üzerinde uzlaştıkları hususları yazılı olarak ortaya koydukları belgedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18. maddesine göre anlaşmanın kapsamını taraflar belirler.
Arabulucu tarafların yerine karar vermez. Taraflara mahkeme kararı niteliğinde bir hüküm de veremez. Arabuluculuğun temel özelliği, uyuşmazlığa ilişkin çözümün tarafların kendi iradeleriyle oluşturulmasıdır.
Örneğin taraflar bir ticari alacağın tamamının belirli tarihte ödenmesi konusunda anlaşabilecekleri gibi alacağın bir bölümünden vazgeçilmesi, taksitlendirilmesi veya belirli teminatlarla güvence altına alınması üzerinde de uzlaşabilir.
Anlaşmanın kapsamı, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri hukuki sınırlar içerisinde belirlenir.
Arabuluculuk Son Tutanağı ile Anlaşma Belgesi Aynı Şey mi?
Hayır.
Bu iki belge uygulamada sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır.
Son tutanak, arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığını gösterir. Tarafların anlaştığını, anlaşamadığını veya belirli konularda kısmen anlaştığını ortaya koyar.
Anlaşma belgesi ise tarafların üzerinde uzlaştıkları hak ve yükümlülükleri ayrıntılı olarak düzenler.
Örneğin son tutanakta tarafların 500.000 TL alacak konusunda anlaşmaya vardığı belirtilebilir.
Anlaşma belgesinde ise borcun hangi tarihlerde ödeneceği, taksit miktarları, ödemelerin yapılacağı hesap ve ödeme yapılmaması hâlinde ortaya çıkacak sonuçlar düzenlenebilir.
Kanun her durumda son tutanaktan ayrı bir anlaşma belgesi hazırlanmasını zorunlu tutmaz. Ancak uzlaşılan edimlerin ayrıntılı düzenlenmesi gerekiyorsa ayrı bir anlaşma belgesi hazırlanması uygulamada önemlidir.
Son tutanakta yalnızca “Taraflar anlaşmıştır.” ifadesinin bulunması, tek başına hangi borcun ne zaman ve nasıl yerine getirileceğini göstermeyebilir.
Adalet Bakanlığı – Arabuluculuk Yenileme Eğitim Modülü
Arabuluculuk Anlaşma Belgesi Bağlayıcı mıdır?
Kanuna uygun şekilde düzenlenen arabuluculuk anlaşma belgesi taraflar açısından bağlayıcıdır.
Ancak belgenin bağlayıcı olması ile doğrudan ilamlı icraya konu edilebilmesi birbirinden farklıdır.
Örneğin taraflar belirli bir para borcunun ödenmesi konusunda anlaşmış olabilir. Bu anlaşma tarafların hukuki yükümlülüklerini belirler.
Bununla birlikte alacaklının ödeme yapılmadığında doğrudan ilamlı icra takibi başlatıp başlatamayacağı, anlaşma belgesinin kanunda aranan imza veya icra edilebilirlik şerhi şartlarını taşımasına bağlıdır.
Bu nedenle anlaşma belgesinin hazırlanması sırasında yalnız uzlaşmanın içeriğine değil, belgenin daha sonra nasıl uygulanacağına da dikkat edilmelidir.
Arabuluculuk Anlaşma Belgesi Mahkeme Kararı Yerine Geçer mi?
6325 sayılı Kanun, belirli şartları taşıyan anlaşma belgelerine ilam niteliğinde belge vasfı tanımaktadır.
Ancak ilam niteliğinde belge ile mahkeme ilamı aynı hukuki kavram değildir.
Mahkeme ilamı, mahkemenin yargılama sonucunda verdiği karardır.
Arabuluculuk anlaşma belgesi ise tarafların kendi iradeleriyle oluşturduğu bir anlaşmadır. Kanun, belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde bu belgeye icra hukuku bakımından mahkeme ilamına benzer bir işlev tanımaktadır.
Böylece belge, içerdiği edimler cebri icraya elverişliyse ilamlı icra takibine dayanak oluşturabilir.
Ancak bu özellik anlaşmanın mahkeme tarafından verilmiş bir hükme dönüştüğü veya her türlü geçerlilik itirazına kapalı olduğu anlamına gelmez.
Arabuluculuk Anlaşma Belgesi Ne Zaman İlam Niteliğinde Sayılır?
6325 sayılı Kanun'un 18. maddesinde iki temel yol bulunmaktadır.
Birincisi, anlaşma belgesinin mahkemeden icra edilebilirlik şerhi almasıdır.
İkincisi ise kanundaki özel imza şartlarının gerçekleşmesidir.
İcra edilebilirlik şerhinin kanunen zorunlu olmadığı hâllerde, taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi ayrıca şerh alınmadan ilam niteliğinde belge sayılır.
Ticari uyuşmazlıklarda ise kanun özel bir imza kolaylığı tanımıştır. Bu uyuşmazlıklarda avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, diğer şartlar da mevcutsa icra edilebilirlik şerhi aranmadan ilam niteliğinde belge olabilir.
Ancak kira, ortaklığın giderilmesi ve taşınmazın devri gibi kanunun açıkça şerh alınmasını zorunlu tuttuğu hâllerde bu imza kolaylığı uygulanmaz.
TBMM – 7445 Sayılı Kanun ile Yapılan Arabuluculuk Değişiklikleri
İcra Edilebilirlik Şerhi Nedir?
İcra edilebilirlik şerhi, mahkemenin arabuluculuk anlaşma belgesinin kanuni koşullar çerçevesinde cebri icraya elverişli olduğunu tespit etmesidir.
Mahkeme bu incelemede uyuşmazlığı baştan yargılamaz.
Tarafların müzakereler sırasında kimin haklı olduğuna ilişkin ileri sürdükleri bütün iddiaları yeniden karara bağlaması da söz konusu değildir.
İnceleme esas olarak anlaşmanın arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığıyla sınırlıdır.
Taşınmazlara ilişkin bazı anlaşmalarda ise mahkeme ayrıca taşınmaz hukukundaki sınırlamalara ve usul kurallarına uyulup uyulmadığını inceler.
İcra edilebilirlik şerhi, anlaşma belgesinin gerektiğinde ilamlı icra yoluyla yerine getirilmesini sağlayan önemli bir hukuki araçtır.
İcra Edilebilirlik Şerhi Hangi Mahkemeden Alınır?
Genel kural 6325 sayılı Kanun m.18/2'de düzenlenmiştir.
Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa icra edilebilirlik şerhi, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden istenebilir.
Dava devam ederken arabuluculuğa başvurulmuş ve anlaşmaya varılmışsa şerh, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir.
İcra edilebilirlik şerhi verilmesi çekişmesiz yargı işidir. İnceleme kural olarak dosya üzerinden yapılır.
Ancak arabuluculuğa elverişli aile hukuku uyuşmazlıklarında inceleme duruşmalı gerçekleştirilir.
Taşınmazın devri, ortaklığın giderilmesi ve Kanun'un 18/B maddesindeki diğer özel uyuşmazlıklar bakımından ise ayrıca özel yetki kuralları bulunmaktadır.
Bu nedenle bütün anlaşma belgeleri için aynı mahkemeye başvurulacağı düşünülmemelidir.
Avukatların İmzası Varsa Mahkemeden Şerh Almak Gerekir mi?
Bu sorunun cevabı uyuşmazlığın türüne göre değişir.
Genel kural kapsamında, taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi doğrudan ilam niteliğinde belge sayılabilir.
Ticari uyuşmazlıklarda ise yalnız avukatlar ve arabulucunun birlikte imzalaması yeterli olabilir.
Ancak kanunda icra edilebilirlik şerhinin açıkça zorunlu tutulduğu uyuşmazlıklar bu kuralın dışındadır.
Örneğin kira ilişkisinden kaynaklanan ve 6325 sayılı Kanun m.18/B kapsamına giren bir anlaşmada, tarafların ve avukatların imzaları tamam olsa bile kanunun zorunlu tuttuğu icra edilebilirlik şerhi alınmalıdır.
Burada yalnız imza sayısını kontrol etmek yeterli değildir. Öncelikle anlaşmanın hangi kanun maddesi kapsamında düzenlendiği belirlenmelidir.
Ticari Arabuluculuk Anlaşmasını Yalnız Avukatlar İmzalayabilir mi?
Kanun, ticari uyuşmazlıklar açısından özel bir düzenleme getirmiştir.
6325 sayılı Kanun m.18/4 uyarınca, icra edilebilirlik şerhinin zorunlu olduğu hâller saklı kalmak üzere, ticari uyuşmazlıklarda avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi şerh aranmadan ilam niteliğinde belge sayılır.
Örneğin iki şirket arasında 2.000.000 TL tutarında ticari alacak uyuşmazlığı bulunduğunu düşünelim.
Şirketler arabuluculuk sürecinde anlaşır ve özel yetkili avukatları aracılığıyla anlaşma belgesini imzalar. Arabulucunun da imzaladığı belge, kanundaki diğer şartların bulunması hâlinde ayrıca icra edilebilirlik şerhi alınmadan ilamlı icraya konu olabilir.
Ancak avukatın anlaşma belgesini imzalamaya yetkili olması önemlidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.74 uyarınca alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma, sulh olma ve ibra gibi işlemler için gerekli özel vekâlet yetkileri ayrıca kontrol edilmelidir.
Adalet Bakanlığı – Dava Şartı Arabuluculuk Sık Sorulan Sorular
Arabuluculuk Anlaşmasına Uyulmazsa Ne Yapılır?
Taraflardan biri anlaşma belgesinde üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmezse, alacaklının kullanabileceği yol belgenin hukuki niteliğine bağlıdır.
Örneğin bir ticari alacak konusunda gerekli imzaları taşıyan ve ilam niteliğinde belge sayılan bir anlaşma mevcutsa, ödeme yapılmadığında ilamlı icra takibi başlatılması gündeme gelebilir.
Belge henüz bu niteliği taşımıyorsa, kanunun izin verdiği hâllerde mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekebilir.
Bununla birlikte bütün anlaşmaların aynı şekilde icra edilebileceği düşünülmemelidir.
Anlaşmada üstlenilen yükümlülüğün açık, belirli ve cebri icraya elverişli olması gerekir.
Örneğin:
“Borçlu uygun bir zamanda ödeme yapacaktır.”
ifadesiyle;
“Borçlu 500.000 TL'yi 30 Ekim 2026 tarihinde alacaklının belirtilen banka hesabına ödeyecektir.”
ifadesi icra edilebilirlik bakımından aynı açıklığa sahip değildir.
Arabuluculuk Anlaşmasıyla Doğrudan İlamlı İcra Takibi Başlatılabilir mi?
Belge kanunen ilam niteliğinde sayılıyorsa ve talep edilen edim cebri icraya elverişliyse doğrudan ilamlı icra takibi başlatılabilir.
Ancak anlaşma belgesinin yalnızca arabulucunun imzasını taşıması veya son tutanakta anlaşmaya varıldığının belirtilmesi tek başına her durumda doğrudan ilamlı icra imkânı sağlamaz.
Öncelikle belgenin 6325 sayılı Kanun m.18'deki imza şartlarını taşıyıp taşımadığı veya gerekli icra edilebilirlik şerhinin bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Ayrıca talep edilen yükümlülüğün ödeme vadesinin gelip gelmediği de önemlidir.
Örneğin henüz ödeme tarihi gelmemiş bir taksit için sırf anlaşma belgesi imzalandı diye derhâl icra takibi başlatılması mümkün olmayabilir.
Taksitli Arabuluculuk Anlaşmasında Bir Taksit Ödenmezse Ne Olur?
Taksitli ödeme anlaşmalarında belgenin içeriği özellikle önemlidir.
Örneğin toplam 900.000 TL alacağın dokuz eşit taksitte ödenmesi kararlaştırılmış olabilir.
Bu durumda bir taksitin ödenmemesinin yalnız o taksit bakımından mı sonuç doğuracağı, yoksa kalan borcun tamamının muaccel hâle gelip gelmeyeceği anlaşma şartlarına bağlıdır.
Taraflar hukuken geçerli bir muacceliyet şartı kararlaştırmış olabilir.
Ancak anlaşmada böyle bir hüküm bulunmuyorsa bir taksitin gecikmesi nedeniyle kalan bütün taksitlerin kendiliğinden muaccel olduğu varsayılmamalıdır.
Bu nedenle taksitli arabuluculuk anlaşmalarında ödeme tarihleri kadar temerrüt ve muacceliyet hükümlerinin de açık biçimde düzenlenmesi önem taşır.
Arabuluculuk Anlaşmasından Sonra Aynı Konuda Dava Açılabilir mi?
6325 sayılı Kanun m.18/5 bu konuda açık bir kural içermektedir.
Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmışsa üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca yeniden dava açılamaz.
Ancak bu hükmün kapsamı doğru belirlenmelidir.
Örneğin işçi ile işveren yalnız belirli bir dönemin kıdem tazminatı üzerinde anlaşmışsa, bu anlaşmanın kapsamı dışındaki bütün olası işçilik taleplerinin de otomatik olarak sona erdiği söylenemez.
Benzer şekilde iki şirket yalnız üç faturadan kaynaklanan borç üzerinde anlaşmışsa, aralarındaki diğer sözleşmelerden doğan bütün uyuşmazlıkların çözüldüğü varsayılmamalıdır.
Bu nedenle anlaşma belgesinde hangi taleplerin kapsamda olduğu açıkça gösterilmelidir.
Ayrıca irade sakatlığı, temsil yetkisi veya anlaşmanın geçerliliğiyle ilgili hukuki itirazlar, aynı alacağın yeniden dava edilmesinden farklı meselelerdir. Anlaşmanın geçerliliğine yönelik başvuru imkânları somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.
Kısmi Anlaşma Yapılabilir mi?
Evet.
Arabuluculuk görüşmelerinde tarafların bütün talepler üzerinde anlaşmaları zorunlu değildir.
Örneğin bir işçi ile işveren;
kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti konusunda anlaşabilir,
ancak fazla çalışma ücreti konusunda anlaşamayabilir.
Bu durumda hangi alacak kalemlerinde anlaşmaya varıldığı, hangilerinde anlaşma sağlanamadığı son tutanakta açıkça belirtilmelidir.
Anlaşma belgesi de yalnız üzerinde uzlaşılan talepleri ve bunlara ilişkin edimleri kapsayacak biçimde düzenlenmelidir.
“Tarafların birbirlerinden hiçbir hak ve alacağı kalmamıştır.”
gibi geniş kapsamlı bir ifadenin, gerçekte yalnız belirli taleplerin görüşüldüğü dosyalarda kullanılması sonraki uyuşmazlıklara yol açabilir.
Bu nedenle anlaşmanın kapsamının doğru belirlenmesi hem alacaklı hem de borçlu açısından önemlidir.
İşçilik Alacaklarında Anlaşma Belgesi Nasıl Hazırlanmalıdır?
İş uyuşmazlıklarında anlaşma belgesinin hangi alacakları kapsadığı özellikle dikkatle belirlenmelidir.
Örneğin işçi ile işveren;
kıdem tazminatı,
ihbar tazminatı,
fazla çalışma ücreti,
yıllık izin ücreti
veya başka işçilik alacakları üzerinde anlaşabilir.
Ancak bütün taleplerin yalnız “işçilik alacakları” başlığı altında, hangi ödemenin hangi alacağa karşılık geldiği belirtilmeden düzenlenmesi sonradan uyuşmazlık yaratabilir.
Bu nedenle alacak kalemlerinin, kararlaştırılan tutarların, ödeme tarihlerinin ve varsa anlaşma dışında bırakılan taleplerin ayrı ayrı gösterilmesi önemlidir.
Arabuluculuk anlaşması, iş hukukundaki emredici düzenlemeler ve gerçek iradenin bulunması şartı göz ardı edilerek hazırlanabilecek sınırsız bir ibra belgesi değildir.
Kira Uyuşmazlıklarında Anlaşma Belgesi İçin Şerh Zorunlu mu?
6325 sayılı Kanun m.18/B kapsamındaki kira uyuşmazlıklarında düzenlenen anlaşma belgeleri bakımından icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur.
Bu kural yalnız taşınmazın tapuda devredilmesine ilişkin anlaşmalar için getirilmemiştir.
Kanunun 18/B maddesi;
kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkları,
taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasını ve ortaklığın giderilmesini,
kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıkları
ve
komşu hakkından doğan uyuşmazlıkları
kapsamaktadır.
Örneğin kira bedeli borcunun ödenmesi veya belirli bir tarihte taşınmazın tahliye edilmesi konusunda arabuluculuk anlaşması yapılmışsa belgenin icra edilebilirlik şartları bu özel hüküm çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Bu kapsamdaki taşınmazla ilgili belgeler için taşınmazın bulunduğu yer, diğer anlaşma belgeleri için ise arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesi yetkilidir.
TBMM – 7445 Sayılı Kanun ve 6325 Sayılı Kanun m.18/B
Mirasçılar Arabuluculukta Anlaşırsa Taşınmazlar Paylaştırılabilir mi?
Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar 1 Eylül 2023'ten itibaren dava şartı arabuluculuk kapsamındadır.
Dolayısıyla mirasçılar, miras kalan taşınmazların paylaşılması konusunda arabuluculuk görüşmelerinde anlaşabilir.
Örneğin üç mirasçıya ait iki taşınmazdan birinin bir mirasçıya, diğerinin kalan mirasçılara bırakılması ve değer farkının para ile karşılanması kararlaştırılabilir.
Ancak bu tür anlaşmalarda bütün hak sahiplerinin durumu, miras payları ve taşınmaz üzerindeki diğer haklar dikkate alınmalıdır.
Ayrıca 6325 sayılı Kanun m.18/B kapsamında düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhi alması zorunludur.
Anlaşma, tapu sicilinde işlem yapılmasını gerektiriyorsa taşınmaz hukukundaki diğer koşulların da karşılanması gerekir.
Taşınmazın Devri Arabuluculuk Anlaşmasıyla Yapılabilir mi?
6325 sayılı Kanun m.17/B, taşınmazın devri veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olduğunu düzenlemektedir.
Ancak böyle bir anlaşma yapılmış olması taşınmazın mülkiyetinin kendiliğinden karşı tarafa geçtiği anlamına gelmez.
Öncelikle anlaşmanın taşınmaz hukukundaki sınırlamalara uygun olması gerekir.
Ardından taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınmalıdır.
2024 yılında 7531 sayılı Kanunla yapılan değişiklik, bu aşamadan sonra tapu işlemlerini kolaylaştıran önemli bir düzenleme getirmiştir.
Şerh alındıktan sonra taraflardan biri tapu müdürlüğüne tescil talebinde bulunabilir. Tapu müdürlüğünün mevzuatta öngörülen incelemeleri tamamlamasının ardından ayrıca resmî senet düzenlenmeden tescil işlemi gerçekleştirilebilir.
Arabuluculuk Anlaşmasıyla Tapuya Başvururken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 2024/5 sayılı Genelgesi, arabuluculuk anlaşmalarına dayanılarak yapılacak tapu işlemlerini ayrıntılı biçimde düzenlemiştir.
Tapu işlemleri bakımından yalnız anlaşma belgesinin ve mahkemece verilen şerhin bulunması yeterli görülmemektedir.
İcra edilebilirlik şerhi kararının kesinleşmiş olması da aranmaktadır.
Ayrıca tapu müdürlüğü, taşınmazın devrine ilişkin ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde gerekli incelemeleri yapar.
Bu nedenle:
“Arabuluculukta imzaları attık, tapu kendiliğinden değişti.”
şeklinde bir sonuç doğmaz.
Anlaşma, icra edilebilirlik şerhi ve tapu tescili ayrı hukuki aşamalardır.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü – Tapu Sicilinde Arabuluculuk Uygulamaları
Tarım Arazilerinin Devri İçin Arabuluculukta Anlaşmak Yeterli mi?
Hayır.
Tarım arazilerinin devri özel kanuni sınırlamalara tabidir.
Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı, 25 Nisan 2025 tarihinde yayımladığı duyuruda tarım arazilerinin devrini içeren arabuluculuk anlaşmalarında 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile 3083 sayılı Kanun'daki sınırlamalara dikkat edilmesi gerektiğini özellikle hatırlatmıştır.
Dolayısıyla tarafların anlaşmış olması emredici nitelikteki tarım arazisi düzenlemelerini ortadan kaldırmaz.
Örneğin mevzuatın izin vermediği biçimde tarım arazisinin bölünmesi veya devredilmesi, sırf arabuluculuk anlaşma belgesine yazıldığı için hukuken geçerli hâle gelmez.
Adalet Bakanlığı – Tarım Arazilerinin Devrini İçeren Arabuluculuk Anlaşmaları
Anlaşma Belgesinde Hangi Bilgiler Açıkça Bulunmalıdır?
Anlaşmanın içeriği uyuşmazlığın türüne göre değişir.
Bununla birlikte icra edilebilir bir anlaşma hazırlanırken özellikle tarafların kimliği ve temsil yetkileri, uyuşmazlığın kapsamı, üstlenilen yükümlülükler, ödeme veya teslim tarihleri ve edimlerin nasıl yerine getirileceği açık biçimde gösterilmelidir.
Örneğin para borcu içeren bir anlaşmada;
ödenecek tutarın,
ödeme tarihlerinin,
varsa taksitlerin,
ödeme yapılacak hesabın,
faiz veya gecikmeye ilişkin hükümlerin,
anlaşmanın hangi alacakları kapsadığının
belirlenmesi önemlidir.
Taşınmazla ilgili anlaşmalarda ise taşınmazın tanımlayıcı bilgileri, maliklerin durumu ve yapılacak işlemin hukuki niteliği ayrıca gösterilmelidir.
Belgenin yalnız bugünkü uzlaşmayı değil, gelecekte doğabilecek uygulama sorunlarını da karşılayacak açıklıkta hazırlanması gerekir.
Arabuluculuk Anlaşma Belgesi Sonradan İptal Edilebilir mi?
Anlaşma belgesinin kanunda belirtilen şartlarla düzenlenmesi, belgenin her türlü hukuki denetimden tamamen bağışık olduğu anlamına gelmez.
Örneğin;
taraflardan birinin iradesinin hile, korkutma veya esaslı yanılma nedeniyle sakatlanması,
anlaşmanın emredici hukuk kurallarına aykırı olması,
belgeyi imzalayan kişinin gerekli temsil yetkisinin bulunmaması
gibi iddialar somut olayın özelliklerine göre anlaşmanın geçerliliğine ilişkin uyuşmazlık doğurabilir.
Ancak yalnızca anlaşma sonrasında:
“Daha yüksek tutarda anlaşabilirdim.”
diye düşünmek, tek başına anlaşmanın geçersizliği sonucunu doğurmaz.
Ayrıca anlaşmanın geçerliliğine ilişkin uyuşmazlık ile taraflardan birinin geçerli anlaşmaya rağmen ödeme yapmaması birbirinden farklı konulardır.
İlkinde anlaşmanın hukuki geçerliliği, ikincisinde ise mevcut yükümlülüğün yerine getirilmesi değerlendirilir.
Anlaşma Belgesi İmzalanırken Avukatın Yetkisi Neden Önemlidir?
Tarafların arabuluculuk görüşmelerine avukatları aracılığıyla katılması mümkündür.
Ancak görüşmeye katılma, belirli alacaklardan vazgeçme ve bağlayıcı anlaşma imzalama yetkilerinin kapsamı kontrol edilmelidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.74, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma, sulh olma, feragat ve ibra gibi işlemler bakımından özel yetki aramaktadır.
Özellikle ticari uyuşmazlıklarda yalnız avukatlar ve arabulucunun imzasıyla ilam niteliğinde belge oluşturulabildiğinden, avukatların temsil ve anlaşma yapma yetkileri daha da önem kazanmaktadır.
Ayrıca şirketi temsil eden kişilerin imza ve temsil yetkileri de ticaret sicili ve ilgili kurumsal belgeler üzerinden incelenmelidir.
Adalet Bakanlığı – Arabuluculukta Etkili Taraf Vekilliği
Sık Sorulan Sorular
Arabuluculuk anlaşma belgesi bağlayıcı mıdır?
Kanuna uygun şekilde düzenlenen anlaşma belgesi tarafları bağlar. Ancak belgenin doğrudan ilamlı icraya konu edilip edilemeyeceği imza ve icra edilebilirlik şerhi şartlarına bağlıdır.
Arabuluculuk anlaşma belgesi mahkeme kararı mıdır?
Hayır. Anlaşma, tarafların kendi iradeleriyle oluşturdukları belgedir. Kanundaki şartlar gerçekleştiğinde mahkeme ilamı olmamasına rağmen ilam niteliğinde belge sayılabilir.
Arabuluculuk anlaşmasına uyulmazsa doğrudan icra takibi yapılabilir mi?
Anlaşma belgesi ilam niteliğindeyse ve içerdiği yükümlülük muaccel ve cebri icraya elverişliyse ilamlı icra takibi başlatılabilir. Aksi hâlde gerekli hukuki işlemler ayrıca değerlendirilmelidir.
Her arabuluculuk anlaşması için icra edilebilirlik şerhi zorunlu mu?
Hayır. Kanunun öngördüğü imza şartlarını taşıyan bazı anlaşmalar şerhsiz ilam niteliğinde belge sayılır. Ancak 6325 sayılı Kanun m.17/B ve m.18/B kapsamındaki özel uyuşmazlıklarda şerh zorunludur.
İcra edilebilirlik şerhi hangi mahkemeden alınır?
Genel olarak dava açılmadan önceki arabuluculukta arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden; dava sırasında başvurulmuşsa davanın görüldüğü mahkemeden istenir. Taşınmazlarla ilgili özel yetki kuralları saklıdır.
Ticari arabuluculukta tarafların imzası olmadan anlaşma belgesi ilam niteliği kazanabilir mi?
Evet. Gerekli temsil yetkileri bulunmak koşuluyla ticari uyuşmazlıklarda avukatlar ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, şerhin zorunlu tutulmadığı hâllerde ayrıca icra edilebilirlik şerhi aranmadan ilam niteliğinde belge sayılır.
Arabuluculuk son tutanağı tek başına icra edilebilir mi?
Sırf anlaşmaya varıldığını gösteren son tutanak, her durumda doğrudan icra edilebilir bir belge değildir. Belgenin içeriği, imzaları ve kanuni şartları değerlendirilmelidir.
Anlaşmaya varılan bir konuda yeniden dava açılabilir mi?
6325 sayılı Kanun m.18/5 uyarınca üzerinde anlaşmaya varılan hususlarda taraflarca yeniden dava açılamaz. Ancak anlaşmanın geçerliliğine ilişkin uyuşmazlıklar ve anlaşma kapsamı dışında kalan talepler ayrıca değerlendirilebilir.
Arabuluculukta yalnız bazı talepler üzerinde anlaşılabilir mi?
Evet. Kısmi anlaşma mümkündür. Üzerinde anlaşmaya varılan ve varılamayan konuların son tutanakta açıkça ayrılması gerekir.
Kira uyuşmazlığındaki anlaşma belgesinde şerh zorunlu mu?
6325 sayılı Kanun m.18/B kapsamındaki kira uyuşmazlıklarında anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur.
Miras kalan taşınmaz arabuluculukta paylaşılabilir mi?
Evet. Kanuni koşullara uyulması, bütün hak sahiplerinin durumunun değerlendirilmesi ve gerekli icra edilebilirlik şerhinin alınması şartıyla taşınmazın paylaşılması konusunda anlaşma yapılabilir.
Arabuluculuk anlaşmasıyla tapuda devir yapılabilir mi?
Kanundaki koşulları taşıyan ve icra edilebilirlik şerhi alınmış anlaşma belgesine dayanılarak tapuda tescil talep edilebilir. Tapu müdürlüğü gerekli mevzuat incelemelerini yapar. Uygulamada şerh kararının kesinleşmiş olması da aranır.
Avukatın arabuluculuk anlaşması imzalaması için özel vekâlet yetkisi gerekir mi?
Evet. HMK m.74 kapsamında alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, sulh ve anlaşmanın içeriğine göre gerekli diğer özel yetkiler kontrol edilmelidir.
Arabuluculukta anlaşılan borç taksitler hâlinde ödenebilir mi?
Evet. Taraflar ödeme planını kararlaştırabilir. Ancak taksit tutarları, vadeler ve ödeme yapılmaması hâlindeki sonuçlar anlaşma belgesinde açıkça düzenlenmelidir.
Sonuç
Arabuluculuk anlaşma belgesinin hukuki etkisi, yalnız tarafların görüşmeler sonunda anlaşmaya varmış olmasına bağlı değildir.
Anlaşmanın içeriği, imzaları ve uyuşmazlığın niteliği birlikte değerlendirilmelidir.
6325 sayılı Kanun, belirli şartlarda anlaşma belgesine ilam niteliği tanımaktadır. Böylece taraflar, gerektiğinde ayrıca alacak davası açmadan ilamlı icra yolunu kullanabilir.
Ancak bütün anlaşmaların aynı imza şartlarına tabi olduğu veya her anlaşmanın doğrudan icra edilebildiği düşünülmemelidir.
Genel kuralda tarafların, avukatlarının ve arabulucunun imzaları önem taşırken ticari uyuşmazlıklarda avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladığı belge yeterli olabilir.
Buna karşılık kira, ortaklığın giderilmesi ve kanunda belirtilen taşınmaz uyuşmazlıklarında icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur.
2024 yılında taşınmazların tapuda tesciline ilişkin getirilen düzenleme ise belirli arabuluculuk anlaşmalarının, mahkemeden gerekli şerh alındıktan sonra ayrıca resmî senet düzenlenmesine gerek olmaksızın tapu siciline uygulanabilmesine imkân sağlamıştır.
Bu nedenle anlaşma belgesi hazırlanırken yalnız:
“Taraflar hangi miktarda veya hangi koşullarda anlaştı?”
sorusu değil;
“Anlaşmanın konusu hangi kanuni düzenlemeye tabi?”
“Belgeyi kimler imzalayacak?”
“İcra edilebilirlik şerhi zorunlu mu?”
“Yükümlülükler yeterince açık mı?”
“Anlaşmaya uyulmazsa hangi hukuki yol kullanılabilecek?”
soruları da birlikte değerlendirilmelidir.
Arabuluculuk anlaşmasının gerçek işlevi yalnız mevcut uyuşmazlığı sona erdirmek değil, tarafların üstlendikleri yükümlülüklerin daha sonra yeni bir uyuşmazlık yaratmadan yerine getirilebilmesini sağlamaktır.
Hukuki Dayanaklar
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu; özellikle m.17, m.17/B, m.18 ve m.18/B.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.74.
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun ilamlı icraya ilişkin hükümleri.
7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun.
7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 2024/5 sayılı Tapu Sicilinde Arabuluculuk Uygulamaları Genelgesi.
Adalet Bakanlığı – Arabuluculuk Mevzuatı
Adalet Bakanlığı – Arabuluculuk Yenileme Eğitim Modülü
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü – Arabuluculuk Uygulamaları
Adalet Bakanlığı – Tarım Arazilerinde Arabuluculuk Anlaşmaları
İlgili Yazılar
Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk Hangi Uyuşmazlıklarda Uygulanır?
Miras Nasıl Paylaşılır? Mirasçılar Anlaşamazsa Ne Olur?
Kira ve Taşınmaz Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Nasıl İşler?
İşçilik Alacaklarında Zorunlu Arabuluculuk Nasıl İşler?
İcra Takibine İtiraz Nasıl Yapılır? Süresi ve Hukuki Sonuçları
Yazar: Av. Süleyman Kesici
Yayın tarihi: 22 Eylül 2026
Son hukuki kontrol: 23 Eylül 2026
Bilgilendirme Notu: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Arabuluculuk anlaşma belgelerinin hukuki etkisi ve icra edilebilirliği; uyuşmazlığın niteliğine, anlaşmanın kapsamına, imzalayan kişilerin yetkilerine, gerekli icra edilebilirlik şerhinin bulunup bulunmadığına ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Kesici Hukuk
© 2026 Kesici Hukuk, Avukat Süleyman Kesici Hukuk Bürosu. Tüm hakkı saklıdır.


