Miras Nasıl Paylaşılır? Mirasçılar Anlaşamazsa Ne Olur? 2026

Miras nasıl paylaşılır? Miras ortaklığı, paylaşma sözleşmesi, zorunlu arabuluculuk, ortaklığın giderilmesi, satış ve 2026’da mirasçılara tanınan ilk artırma önceliğini güncel mevzuatla inceleyin.

MIRAS | MIRAS PAYLAŞIMIMIRAS HUKUKU

Av. Süleyman Kesici

9/16/202619 min read

Miras Nasıl Paylaşılır? Mirasçılar Anlaşamazsa Ne Olur?
Miras Nasıl Paylaşılır? Mirasçılar Anlaşamazsa Ne Olur?

Miras Nasıl Paylaşılır? Mirasçılar Anlaşamazsa Ne Olur?

Yayın tarihi: 16 Eylül 2026

Bir kişinin ölümüyle birlikte geride yalnızca taşınmazlar, banka hesapları veya araçlar kalmaz. Alacaklar, borçlar ve diğer malvarlığı hakları da terekenin bir parçasıdır.

Birden fazla mirasçı varsa, mirasın açılmasıyla birlikte bu malvarlığı üzerinde miras ortaklığı meydana gelir. Mirasçılar paylaşma yapılıncaya kadar terekeye elbirliğiyle sahip olur.

Bu durumun pratik sonucu önemlidir:

Bir mirasçının miras payının örneğin dörtte bir olması, evin belirli bir odasının, arsanın belirli bir bölümünün veya banka hesabındaki belirli paranın tek başına ona ait olduğu anlamına gelmez.

Önce terekenin kapsamı ve mirasçıların payları belirlenir. Daha sonra mirasın nasıl paylaşılacağına karar verilir.

Mirasçılar anlaşabiliyorsa paylaşım çoğu zaman mahkemeye gitmeden gerçekleştirilebilir. Anlaşamıyorlarsa ise bir mirasçı diğerlerinin sonsuza kadar ortak kalmasını istemek zorunda değildir. Türk Medeni Kanunu, kural olarak her mirasçıya mirasın paylaşılmasını isteme hakkı tanır.

Bu noktada özellikle 2026 yılında önemli bir değişiklik de yürürlüğe girdi. Miras yoluyla edinilmiş ve dışarıdan üçüncü bir kişinin malik olmadığı bazı taşınmazların ortaklığının satış yoluyla giderilmesinde, ilk açık artırmanın yalnız malik mirasçılar arasında yapılması sistemi getirildi.

Dolayısıyla mirasçılar arasındaki anlaşmazlık artık yalnız:

“Taşınmaz satılacak mı, satılmayacak mı?”

sorusuyla sınırlı değildir.

Asıl değerlendirilmesi gereken;

terekede nelerin bulunduğu,

miras paylarının ne olduğu,

malların aynen bölünüp bölünemeyeceği,

bir malın belirli bir mirasçıya bırakılıp diğerlerine denkleştirme bedeli ödenip ödenemeyeceği

ve ancak bunlar mümkün değilse satış yoluna gidilip gidilmeyeceğidir.

Miras Ne Zaman Mirasçılara Geçer?

Miras, kural olarak mirasbırakanın ölümüyle birlikte mirasçılara geçer.

Türk Medeni Kanunu m.599 uyarınca mirasçılar, mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanırlar. Mirasbırakanın ayni hakları, alacakları, diğer malvarlığı hakları ve borçları kural olarak ölümle birlikte mirasçılara geçer.

Bu nedenle:

“Tapu henüz mirasçıların üzerine geçirilmediği için ev hâlâ ölen kişiye aittir.”

şeklindeki ifade hukuken tam olarak doğru değildir.

Mirasçılar mülkiyeti ölümle kazanır. Tapuda yapılacak miras intikali ise bu hukuki durumun sicile yansıtılması bakımından önem taşır.

Ancak mirasın kazanılması, bütün tereke mallarının o anda mirasçılar arasında tek tek paylaşılmış olduğu anlamına gelmez.

Birden fazla mirasçı varsa paylaşmaya kadar miras ortaklığı devam eder.

Miras Ortaklığı Nedir?

Türk Medeni Kanunu m.640'a göre birden fazla mirasçı bulunduğunda, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.

Bu ortaklıkta mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur.

Elbirliği mülkiyetinin önemli özelliği, mirasçıların tereke içindeki tek tek mallarda bağımsız olarak tasarruf edebilecek belirlenmiş maddi bölümlerinin bulunmamasıdır.

Örneğin üç kardeşe miras kalan tek bir daire düşünelim.

Kardeşlerden birinin miras payı üçte bir olabilir. Fakat bu kişi:

“Salon benim üçte birlik payımdır, tek başıma satıyorum.”

diyemez.

Mirasçının terekenin tamamı üzerinde miras payı vardır; ancak paylaşma yapılmadan önce belirli bir eşyanın belirli fiziksel bölümü üzerinde münferit mülkiyet hakkı oluşmuş değildir.

Miras Payı ile Tereke Malı Üzerindeki Pay Aynı Şey midir?

Her zaman değil.

Mirasçının miras payı, terekenin tamamı içindeki hukuki oranını gösterir.

Ancak paylaşma tamamlanıncaya kadar bu oran otomatik olarak bütün malların tapuda aynı oranda bağımsız paylara bölündüğü anlamına gelmez.

Örneğin terekenin içinde;

bir ev,

bir arsa,

bir otomobil,

banka hesabı

ve çeşitli alacaklar

bulunabilir.

Mirasçıların miras payları bellidir. Buna rağmen paylaşma sırasında bütün malların aynı oranlarda bölünmesi zorunlu değildir.

Mirasçılar anlaşarak evin bir mirasçıya, arsanın başka bir mirasçıya, banka hesabındaki paranın ise payları dengeleyecek biçimde diğer mirasçılara verilmesini kararlaştırabilir.

Burada önemli olan sonuçta her mirasçının hakkının korunmasıdır.

Miras Paylaşımına Başlamadan Önce Ne Yapılmalıdır?

Sağlıklı bir paylaşım için önce terekenin ne olduğunun belirlenmesi gerekir.

Yalnız tapudaki taşınmazlara bakılması çoğu zaman yeterli değildir.

Mirasbırakanın;

taşınmazları,

araçları,

banka hesapları,

şirket payları,

alacakları,

menkul kıymetleri,

borçları,

devam eden dava ve icra dosyaları

gibi malvarlığı unsurları birlikte değerlendirilmelidir.

Çünkü miras yalnız aktiflerden oluşmaz.

Türk Medeni Kanunu m.641 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından da müteselsilen sorumludur. Ayrıca her mirasçı paylaşmadan önce tereke borçlarının ödenmesini veya güvenceye bağlanmasını isteyebilir.

Bu nedenle yalnız:

“Ev ne kadar ediyor ve kim alacak?”

sorusuyla paylaşım yapılması, özellikle borçlu terekelerde ciddi sorunlar doğurabilir.

Mirasçılık Belgesi Alınması Gerekir mi?

Uygulamada paylaşım işlemlerinin başında çoğunlukla mirasçılık belgesi, diğer adıyla veraset ilamı alınır.

Mirasçılık belgesi, kimlerin mirasçı olduğunu ve miras paylarını gösterir.

Türk Medeni Kanunu m.598 uyarınca yasal mirasçılar mirasçılık belgesi talep edebilir. Güncel düzenlemede bu belge, şartları bulunduğunda sulh hukuk mahkemesinden veya noterlikten alınabilir. Bazı uyuşmazlıklı veya özel durumlarda ise noterlikten belge verilmesi mümkün olmayabilir.

Mirasçılık belgesi paylaşmanın kendisi değildir.

Belge:

“Kim mirasçı ve oranı ne?”

sorusunu cevaplar.

Buna karşılık:

“Hangi mal hangi mirasçıya kalacak?”

sorusu paylaşma aşamasında çözülür.

Mirasçılar Anlaşırsa Miras Nasıl Paylaşılır?

Mirasçılar arasında uyuşmazlık yoksa kanun onlara geniş bir paylaşım serbestisi tanır.

Türk Medeni Kanunu m.646'ya göre, aksine bir düzenleme bulunmadıkça mirasçılar paylaşmanın nasıl yapılacağını serbestçe kararlaştırabilir.

Örneğin terekenin;

bir daire,

bir arsa

ve 1.500.000 TL banka mevduatından

oluştuğunu düşünelim.

Mirasçılar bütün malları matematiksel olarak parçalara bölmek zorunda değildir.

Dairenin bir mirasçıya, arsanın diğer mirasçıya bırakılması ve aradaki değer farkının banka hesabındaki parayla dengelenmesi mümkün olabilir.

Bu yöntem, özellikle aile içinde korunmak istenen taşınmazların satışını önleyebilir.

Miras Paylaşma Sözleşmesi Nedir?

Mirasçılar anlaşmaya vardıklarında paylaşımı bir miras paylaşma sözleşmesi ile düzenleyebilir.

Türk Medeni Kanunu m.676'ya göre mirasçılar arasında yapılan paylaşma sözleşmesinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması gerekir.

Sözleşmede;

hangi tereke malının hangi mirasçıya bırakıldığı,

varsa diğer mirasçılara ödenecek denkleştirme bedelleri,

borçların iç ilişkide kim tarafından karşılanacağı,

taşınmazların nasıl intikal ettirileceği

açık biçimde düzenlenebilir.

Özellikle birden fazla taşınmazın, şirket payının veya yüksek değerli malvarlığının bulunduğu terekelerde sözleşmenin açık hazırlanması sonradan çıkabilecek uyuşmazlıkları önemli ölçüde azaltır.

Miras Paylaşma Sözleşmesi Noterde Yapılmak Zorunda mı?

Türk Medeni Kanunu m.676 bakımından temel geçerlilik şartı yazılı şekildir.

Dolayısıyla kanunun bu maddesi açısından her paylaşma sözleşmesinin mutlaka noterlikte düzenlenmesi gerektiği söylenemez.

Ancak terekenin içinde taşınmaz bulunuyorsa, paylaşma sözleşmesinden sonra tapu sicilinde yapılacak tescil işlemleri ve ilgili kurumların aradığı belgeler ayrıca dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle:

“Bir kâğıda yazıp hepimiz imzaladık, bütün tapu işlemleri kendiliğinden tamamlandı.”

şeklinde düşünülmemelidir.

Sözleşmenin geçerliliği ile paylaşımın tapu ve diğer sicillere uygulanması birbirinden farklı aşamalardır.

Mirasçılardan Biri Paylaşımı Kabul Etmezse Ne Olur?

Miras paylaşımında en sık karşılaşılan sorunlardan biri budur.

Örneğin dört mirasçıdan üçü taşınmazın satılmasını veya belirli biçimde bölüşülmesini istiyor, biri ise hiçbir işleme onay vermiyor olabilir.

Bu durumda çoğunluğun istemesi tek başına bütün tereke üzerinde serbestçe tasarruf edilmesine imkân vermez.

Miras ortaklığı elbirliği mülkiyetine dayandığı için paylaşma öncesinde terekeye ilişkin tasarruflarda birlikte hareket edilmesi esastır.

Ancak bir mirasçının anlaşmaya yanaşmaması da diğer mirasçıları süresiz ortak kalmaya zorlamaz.

Türk Medeni Kanunu m.642:

her mirasçının, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanan bir devam zorunluluğu bulunmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebileceğini düzenlemektedir.

Dolayısıyla paylaşım için bütün mirasçıların dava açmayı kabul etmesi gerekmez.

Tek bir mirasçı da hukuki süreci başlatabilir.

Mirasçılar Anlaşamıyorsa Doğrudan Dava Açılabilir mi?

Günümüzde önemli bir aşama daha vardır: dava şartı arabuluculuk.

1 Eylül 2023'ten itibaren taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı hâline getirilmiştir.

Bu düzenleme 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B'de yer almaktadır.

Adalet Bakanlığı da ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarının 1 Eylül 2023'ten itibaren dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğunu açıkça belirtmektedir.

Dolayısıyla miras kalan taşınmaz veya diğer ortak malların paylaşılması konusunda uyuşmazlık varsa, mahkemeye gitmeden önce somut talebin dava şartı arabuluculuk kapsamında olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Arabuluculukta Miras Paylaşımı Yapılabilir mi?

Evet.

Mirasçılar arabuluculuk sırasında terekenin paylaşılması konusunda anlaşabilir.

Örneğin;

bir mirasçı evin kendisine bırakılmasını,

diğer mirasçılar bedellerinin para olarak ödenmesini,

başka bir taşınmazın diğer mirasçıya geçirilmesini

kararlaştırabilir.

6325 sayılı Kanun, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıkları açıkça arabuluculuk kapsamına almıştır. Taşınmazla ilgili anlaşmalarda ise kanundaki şekil ve sicil kurallarına uyulması gerekir.

Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa uzun sürebilecek bir paylaşma ve satış süreci önlenebilir.

Anlaşma sağlanamazsa mahkeme yolu açılır.

Miras Paylaşımı Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?

Taşınır veya taşınmaz mal ya da hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalarda görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.4 bunu açıkça düzenlemektedir.

Bu davalarda malın değerinin çok yüksek olması görevi asliye hukuk mahkemesine geçirmez.

Örneğin ortaklığın giderilmesi istenen taşınmazın değerinin 2 milyon TL veya 50 milyon TL olması görevli mahkemenin belirlenmesi bakımından temel kuralı değiştirmez.

Ancak yetkili mahkeme ve somut talebin niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Mahkeme Mirası Nasıl Paylaştırır?

Mirasçılar anlaşamıyorsa ilk akla gelen çözüm her zaman satış olmamalıdır.

Türk Medeni Kanunu m.642 uyarınca mirasçılardan biri, terekeye dâhil belirli malların aynen, bunun mümkün olmaması hâlinde ise satış yoluyla paylaştırılmasını mahkemeden isteyebilir.

Hâkim terekenin tamamını ve malların özelliklerini değerlendirir.

Mümkünse belirli bir taşınmazın tamamı bir mirasçıya bırakılabilir ve mirasçıların payları arasındaki değer farkı para ödenerek denkleştirilebilir.

Bu hüküm uygulamada önemlidir.

Çünkü miras kalan her taşınmazın mutlaka açık artırmada satılması gerektiği şeklindeki yaygın düşünce doğru değildir.

Öncelikle aynen paylaşımın mümkün olup olmadığı değerlendirilir.

Aynen Paylaşma Nedir?

Aynen paylaşma, tereke malının satılmadan mirasçılar arasında bölünmesi veya malların ayrı ayrı mirasçılara özgülenmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesidir.

Örneğin terekenin birbirine yakın değerde üç bağımsız taşınmazdan oluştuğunu ve üç mirasçının bulunduğunu düşünelim.

Şartlar uygunsa her taşınmazın farklı bir mirasçıya bırakılması değerlendirilebilir.

Değerler birebir aynı değilse aradaki fark para ile giderilebilir.

Bu sistem, tereke mallarının aile dışına çıkmasını engellemek ve gereksiz satışları önlemek açısından önem taşıyabilir.

Ancak tek bir dairenin fiziksel olarak üçe bölünmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığı durumlarda aynen paylaşma mümkün olmayabilir.

Miras Kalan Ev Bölünemiyorsa Ne Olur?

Tek bir konutun birden fazla mirasçı arasında fiziksel olarak bölünmesi çoğu zaman mümkün değildir.

Bu durumda birkaç çözüm gündeme gelebilir.

Mirasçılardan biri taşınmazı alıp diğerlerinin miras payı karşılığını ödeyebilir.

Terekede başka mallar varsa denkleştirme yapılabilir.

Anlaşma sağlanamıyor ve aynen paylaşım mümkün olmuyorsa satış yoluyla ortaklığın giderilmesi gündeme gelebilir.

Dolayısıyla:

“Dört mirasçı var, ev de otomatik olarak dört parçaya bölünür.”

şeklindeki düşünce doğru değildir.

Payların hukuki olarak belirlenmesi ile taşınmazın fiilen bölünebilir olması farklı konulardır.

Bir Mirasçı “Ben Evi Satmak İstemiyorum” Derse Satış Engellenir mi?

Tek başına böyle bir irade paylaşmayı süresiz olarak engellemez.

Türk Medeni Kanunu m.642'nin temel prensibi, her mirasçının paylaşmayı isteyebilmesidir.

Bu nedenle mirasçılardan biri taşınmazın aynen korunmasını istese bile diğer bir mirasçı ortaklığın sona ermesini talep edebilir.

Bununla birlikte mahkemenin doğrudan satışa geçeceği sonucu da çıkarılmamalıdır.

Öncelikle;

aynen paylaşımın mümkün olup olmadığı,

taşınmazın bir mirasçıya bırakılıp diğerlerine denkleştirme bedeli ödenmesinin mümkün olup olmadığı,

paylaşmanın ertelenmesini gerektiren özel bir durum bulunup bulunmadığı

değerlendirilebilir.

Mirasın Paylaşılması Ertelenebilir mi?

Evet, bazı durumlarda.

Türk Medeni Kanunu m.642'ye göre paylaşmanın derhâl yapılması paylaşılacak malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa, sulh hâkimi mirasçılardan birinin talebi üzerine paylaşmanın ertelenmesine karar verebilir.

Bu istisnai bir düzenlemedir.

Amaç, paylaşma hakkını tamamen ortadan kaldırmak değil; hemen yapılacak paylaşım nedeniyle ortaya çıkabilecek ciddi değer kaybını önlemektir.

Bu nedenle yalnız:

“Şu an satış yapılmasını istemiyorum.”

şeklindeki kişisel tercih tek başına erteleme için yeterli değildir.

Kanundaki şartların somut olayda gerçekleşmesi gerekir.

Mirasbırakan Malların Nasıl Paylaşılacağını Belirleyebilir mi?

Belirli ölçüde evet.

Türk Medeni Kanunu m.647 uyarınca mirasbırakan, ölüme bağlı tasarrufuyla mirasın nasıl paylaşılacağı ve payların nasıl oluşturulacağı hakkında kurallar koyabilir.

Örneğin vasiyetnamede belirli bir taşınmazın paylaşım sırasında belirli bir mirasçıya özgülenmesine ilişkin düzenleme bulunabilir.

Ancak bu düzenlemenin;

saklı pay hükümleri,

vasiyetnamenin geçerliliği,

mirasbırakanın gerçek iradesi

ve varsa diğer ölüme bağlı tasarruflarla birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Mirasbırakanın bir malı belirli bir mirasçıya göstermiş olması, her durumda diğer mirasçıların miras hakkının ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Mirasçılardan Biri Tereke Malını Tek Başına Kullanıyorsa Ne Olur?

Miras kalan evde yalnız bir mirasçının oturması veya tarlayı yalnız bir mirasçının kullanması, o malın otomatik olarak yalnız o kişiye geçtiği anlamına gelmez.

Miras ortaklığı devam ettiği sürece diğer mirasçıların da tereke üzerinde hakları vardır.

Tek başına kullanımın hukuki sonuçları somut olaya göre değişebilir.

Özellikle diğer mirasçıların kullanımının engellenmesi, gelir getiren bir malın tek başına işletilmesi veya diğer mirasçıların payının kullandırılmaması hâlinde ecrimisil ve benzeri talepler ayrıca gündeme gelebilir.

Ancak bu mesele miras paylaşımından ayrı olarak kullanım şekli, intifadan men ve somut olayın özellikleri üzerinden değerlendirilmelidir.

Mirasçılardan Biri Kendi Miras Payını Satabilir mi?

Mirasçının miras payı ile terekeye dâhil belirli bir malı tek başına satması birbirinden ayrılmalıdır.

Türk Medeni Kanunu m.677, mirasçılar arasında miras payının devrine ilişkin sözleşmelerin yazılı şekilde yapılmasını öngörmektedir.

Bir mirasçının miras payı konusunda üçüncü kişiyle yaptığı sözleşmenin ise noterlikçe düzenlenmesi gerekir. Böyle bir üçüncü kişi, sırf bu sözleşmeyle doğrudan paylaşmaya katılan mirasçı hâline gelmez; paylaşma sonunda devreden mirasçıya düşecek değeri isteme hakkı kazanır.

Dolayısıyla:

“Mirasın dörtte biri benim, evin dörtte birini istediğim kişiye tek başıma sattım.”

şeklindeki yaklaşım miras ortaklığının hukuki yapısını doğru ifade etmez.

Tereke Borçları Paylaşılmadan Önce Ne Olur?

Miras paylaşımında yalnız malların dağıtılması değil, borçların durumu da dikkate alınmalıdır.

Türk Medeni Kanunu m.649'a göre mirasçılardan her biri tereke borçlarının paylaşmadan önce ödenmesini veya güvenceye bağlanmasını talep edebilir.

Mirasçılar kendi aralarında:

“Bu borcu bir mirasçı ödeyecek.”

şeklinde düzenleme yapabilir.

Ancak bu iç anlaşma her durumda tereke alacaklısını bağlamaz.

Nitekim TMK m.681'e göre alacaklı borcun bölünmesine veya bir mirasçıya nakledilmesine açık veya örtülü olarak rıza göstermemişse, mirasçılar paylaşmadan sonra da belirli süre boyunca tereke borçlarından müteselsilen sorumlu olmaya devam edebilir. Kanunda bu teselsülün kural olarak paylaşma veya daha sonra muaccel olan borçlarda muacceliyet tarihinden itibaren beş yıl sonra sona ermesi öngörülmektedir.

Bu nedenle borçlu bir terekenin paylaşılması, yalnız aktiflerin dağıtıldığı basit bir mal paylaşımı olarak görülmemelidir.

2026'da Miras Kalan Taşınmazların Satışında Ne Değişti?

2026 yılının miras uyuşmazlıkları bakımından en önemli değişikliklerinden biri 7589 sayılı Kanun ile yapıldı.

31 Temmuz 2026'da yayımlanan düzenlemeye göre, bütün maliklerin taşınmazı miras yoluyla edinmiş olması ve mirasçılar dışında üçüncü bir kişinin taşınmazda mülkiyet hakkının bulunmaması hâlinde, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilirse yapılacak ilk artırma yalnız malik olan mirasçılar arasında gerçekleştirilir. Bu usul bir defaya mahsus uygulanır.

Düzenlemenin amacı, miras kalan taşınmazın daha ilk açık artırmada aile dışındaki üçüncü kişilere geçmesi riskini azaltmak ve mirasçılara taşınmazı kendi aralarında edinme konusunda ilk fırsatı vermektir.

Adalet Bakanlığının 12. Yargı Paketi açıklamasına göre bu ilk artırmada teklifin, taşınmazın muhammen kıymetinin yüzde yüzünü karşılaması gerekir. İlk artırmada sonuç alınamaması hâlinde sonraki satış aşaması genel kurallar doğrultusunda ilerler.

Bu değişiklik özellikle yıllardır:

“Aileden kalan taşınmaz ihalede yabancı bir kişiye gider mi?”

endişesi yaşayan mirasçılar bakımından önemlidir.

Ancak düzenleme her ortaklığın giderilmesi dosyasında uygulanmaz.

Taşınmazda mirasçı olmayan üçüncü bir malik varsa özel koşullar ayrıca değerlendirilmelidir.

Mirasçılardan Biri Taşınmazı Satın Alabilir mi?

Evet.

Mirasçıların anlaşması hâlinde zaten paylaşma sırasında taşınmazın tamamı bir mirasçıya bırakılıp diğer mirasçıların payları para veya başka tereke mallarıyla denkleştirilebilir.

Uyuşmazlık mahkemeye taşınmış ve ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmişse de 2026 yılında getirilen yeni sistem belirli miras taşınmazlarında ilk artırmaya yalnız malik mirasçıların katılmasını öngörmektedir.

Dolayısıyla taşınmazın aile içinde kalmasını isteyen mirasçı açısından artık ayrıca değerlendirilmesi gereken bir satış mekanizması bulunmaktadır.

Miras Paylaşımında Çoğunluk Kararı Yeterli midir?

Kural olarak paylaşma sözleşmesi bakımından mesele çoğunluk oylaması değildir.

Örneğin beş mirasçıdan dördünün:

“Evi şu kardeşimize verelim.”

demesi, beşinci mirasçının hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Miras ortaklığı elbirliği mülkiyetine dayandığından, anlaşmalı paylaşım için hak sahibi mirasçıların iradelerinin uyuşması gerekir.

Anlaşma sağlanamıyorsa çözüm çoğunluğun diğer mirasçıyı zorlaması değil; arabuluculuk ve gerekli hâllerde mahkeme yoluyla paylaşımın sağlanmasıdır.

Miras Paylaşımı İçin Bir Süre Var mı?

Türk Medeni Kanunu m.642'nin temel kuralına göre, mirasçılardan her biri ortaklığı sürdürme yükümlülüğü bulunmadıkça her zaman paylaşmayı isteyebilir.

Bu nedenle mirasın üzerinden yıllar geçmiş olması tek başına paylaşma hakkının ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Ancak bu durum:

“Miras dosyalarında hiçbir süre yoktur.”

şeklinde anlaşılmamalıdır.

Tenkis, miras sebebiyle istihkak, vasiyetnamenin iptali, mirasın reddi veya farklı alacak talepleri bakımından ayrıca zamanaşımı veya hak düşürücü süreler bulunabilir.

Bu nedenle miras uyuşmazlığının hangi hukuki talebe dayandığı belirlenmeden yalnız “miras davasının süresi yoktur” şeklinde genel bir sonuca varılmamalıdır.

Mirasın Paylaşılmasında En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?

Uygulamada sorunların önemli bir bölümü, paylaşmanın yalnız taşınmazların bölüşülmesi olarak görülmesinden kaynaklanır.

Örneğin mirasçılık belgesindeki oranların doğrudan her taşınmazın fiziksel bölümü olduğu düşünülmesi, tereke borçlarının dikkate alınmaması, sözlü aile anlaşmalarına güvenilmesi, bütün malvarlığı araştırılmadan paylaşma sözleşmesi imzalanması veya yalnız bir taşınmaz ele alınarak geri kalan terekenin gözden kaçırılması daha sonra yeni uyuşmazlıklar doğurabilir.

Benzer şekilde, mirasçılardan birinin:

“Ben imza atmazsam bu miras hiçbir zaman paylaşılamaz.”

düşüncesi de doğru değildir.

Kanun, diğer mirasçılara paylaşmayı talep etme hakkı tanımaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Mirasçılar mirası kendi aralarında paylaşabilir mi?

Evet. Mirasçılar kanundaki sınırlamalara uymak kaydıyla mirasın nasıl paylaşılacağını serbestçe kararlaştırabilir. Paylaşma sözleşmesinin yazılı yapılması gerekir.

Bütün mirasçıların paylaşmayı kabul etmesi gerekir mi?

Anlaşmalı paylaşım için mirasçıların ortak iradesi gerekir. Bir mirasçı anlaşmaya katılmıyorsa diğer mirasçılar tek taraflı bir sözleşmeyle onun hakkını ortadan kaldıramaz. Ancak bu mirasçının paylaşımı sonsuza kadar engelleyebileceği anlamına da gelmez.

Bir mirasçı tek başına mirasın paylaşılmasını isteyebilir mi?

Evet. Türk Medeni Kanunu m.642 uyarınca ortaklığın devamını gerektiren özel bir durum bulunmadıkça her mirasçı mirasın paylaşılmasını isteyebilir.

Mirasçılar anlaşamazsa ilk olarak ne yapılır?

Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Anlaşma sağlanamazsa mahkeme yoluna başvurulabilir.

Miras paylaşımı davasına hangi mahkeme bakar?

Taşınır veya taşınmaz mal ya da hakkın paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi davalarında sulh hukuk mahkemesi görevlidir.

Miras kalan ev mutlaka satılır mı?

Hayır. Öncelikle aynen paylaşımın veya taşınmazın bir mirasçıya bırakılarak diğer mirasçılara denkleştirme bedeli ödenmesinin mümkün olup olmadığı değerlendirilebilir. Aynen paylaşım mümkün değilse satış gündeme gelebilir.

Bir mirasçı evi satmak istemezse satış tamamen engellenir mi?

Kural olarak hayır. Bir mirasçı paylaşmayı talep edebilir. Ancak somut olayda aynen paylaşım, denkleştirme ve kanundaki erteleme koşulları önce değerlendirilmelidir.

Miras paylaşma sözleşmesi sözlü yapılabilir mi?

Türk Medeni Kanunu m.676 uyarınca paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.

Miras paylaşma sözleşmesinin noterde yapılması zorunlu mu?

TMK m.676 bakımından kanuni geçerlilik şartı yazılı şekildir. Bununla birlikte taşınmazların tescili ve diğer resmî işlemler bakımından ilgili kurumların şekil ve belge şartları ayrıca yerine getirilmelidir.

Miras kalan taşınmaz açık artırmada yabancı bir kişiye satılabilir mi?

2026 düzenlemesi bu konuda önemli bir değişiklik getirmiştir. Bütün maliklerin taşınmazı miras yoluyla edinmiş olduğu ve mirasçı olmayan üçüncü bir malikin bulunmadığı belirli dosyalarda, satış yoluyla ortaklığın giderilmesinde ilk artırma yalnız malik mirasçılar arasında yapılır.

2026'daki ilk artırmada taşınmaz hangi bedelden satılabilir?

Adalet Bakanlığının 12. Yargı Paketi açıklamasına göre yalnız mirasçılar arasında yapılan ilk artırmada muhammen kıymetin yüzde yüzü esas alınır.

Mirasçılardan biri tereke borcunu tek başına öderse ne olur?

İç ilişkide borcun kime ait olduğu paylaşma sözleşmesine göre belirlenebilir. Bir mirasçı kendi payından fazla tereke borcu ödemişse şartlarına göre diğer mirasçılara rücu edebilir.

Miras paylaşılınca tereke borçlarından sorumluluk hemen sona erer mi?

Her durumda hayır. Alacaklı borcun bölünmesine veya nakline rıza göstermemişse mirasçıların paylaşma sonrasında da kanundaki koşullarla müteselsil sorumluluğu devam edebilir. TMK m.681 bu sorumluluğun sona ermesine ilişkin beş yıllık süreyi düzenlemektedir.

Sonuç

Mirasın paylaşılması, mirasçılık belgesindeki oranları alıp bütün mallara aynı şekilde uygulamaktan ibaret değildir.

Öncelikle terekenin tamamı belirlenmelidir.

Taşınmazlar, banka hesapları, araçlar, şirket payları ve alacakların yanında tereke borçları da hesaba katılmalıdır.

Daha sonra mirasçıların payları tespit edilir.

Mirasçılar anlaşabiliyorsa kanun onlara paylaşmanın yöntemi konusunda geniş bir hareket alanı tanır. Bir taşınmaz bir mirasçıya bırakılabilir, başka bir mal diğerine verilebilir ve değer farkları para ile denkleştirilebilir.

Bu nedenle miras kalan her malın satılması zorunlu değildir.

Anlaşma sağlanamıyorsa da tek bir mirasçının karşı çıkması ortaklığın süresiz devam edeceği anlamına gelmez.

Her mirasçı, kanundaki istisnalar dışında paylaşmayı isteyebilir.

Günümüzde paylaşım veya ortaklığın giderilmesi uyuşmazlığında mahkemeden önce dava şartı arabuluculuk aşamasının da dikkate alınması gerekir.

Arabuluculukta çözüm sağlanamazsa sulh hukuk mahkemesinde paylaşım veya ortaklığın giderilmesi gündeme gelebilir.

Mahkeme açısından ilk seçenek her zaman satış değildir. Aynen paylaşımın mümkün olup olmadığı ve uygun koşullarda belirli malların mirasçılara özgülenerek değer farkının para ile giderilip giderilemeyeceği değerlendirilir.

Satış zorunlu hâle gelirse 2026 yılında yürürlüğe giren yeni düzenleme ayrıca önem taşır.

Tüm maliklerin taşınmazı miras yoluyla edindiği ve mirasçı olmayan üçüncü kişinin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda, satış yoluyla ortaklığın giderilmesinde ilk artırma yalnız malik mirasçılar arasında yapılmaktadır.

Bu nedenle miras paylaşımında doğru sıra çoğu dosyada şöyledir:

Terekeyi belirlemek.

Mirasçıları ve payları tespit etmek.

Borçları ve diğer yükümlülükleri incelemek.

Anlaşmalı paylaşım olanağını değerlendirmek.

Gerekirse arabuluculuğa başvurmak.

Anlaşma olmazsa aynen paylaşım, denkleştirme ve son aşamada satış seçeneklerini değerlendirmek.

Miras uyuşmazlığında en pahalı çözüm çoğu zaman malları doğrudan satışa götürmek; en sağlıklı çözüm ise terekenin tamamını ve her mirasçının gerçek hukuki durumunu görerek paylaşım modelini baştan doğru kurmaktır.

Hukuki Dayanaklar

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu; özellikle m.598, m.599, m.640-650, m.676-682.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.4.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B.

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu m.114.

7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun.

Türk Medeni Kanunu – TBMM

7445 Sayılı Kanun – Resmî Gazete

Adalet Bakanlığı – Dava Şartı Arabuluculuk Hakkında Bilgi

7589 Sayılı Kanun – TBMM

Adalet Bakanlığı – 12. Yargı Paketi ve Miras Kalan Taşınmazların Satışı

İlgili Yazılar

Yasal Mirasçılar Kimlerdir? Miras Payları Nasıl Hesaplanır? 2026

Mirasçılık Belgesi (Veraset ilamı) Nasıl Alınır?

Miras Kalan Taşınmazda Ortaklığın Giderilmesi Davası Nasıl Açılır?

Muris Muvazaası Nedir? Mirastan Mal Kaçırma Nasıl İspatlanır?

Saklı Pay Nedir? Tenkis Davası Hangi Şartlarda Açılır?

Yazar: Av. Süleyman Kesici

Yayın tarihi: 16 Eylül 2026

Son hukuki kontrol ve güncelleme: 16 Eylül 2026

Bilgilendirme Notu: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Mirasın paylaşılmasında mirasçıların kimliği ve payları, terekenin kapsamı, borçlar, ölüme bağlı tasarruflar, taşınmazların niteliği ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.

Kesici Hukuk

© 2026 Kesici Hukuk, Avukat Süleyman Kesici Hukuk Bürosu. Tüm hakkı saklıdır.

Faaliyet Alanları
Avukat Süleyman Kesici | Antalya avukat | Av. Süleyman Kesici | Avukat Süleyman Kesici Hukuk BürosuAvukat Süleyman Kesici | Antalya avukat | Av. Süleyman Kesici | Avukat Süleyman Kesici Hukuk Bürosu