Tapu iptali ve Tescil Davasında ihtiyati Tedbir Nasıl İstenir? 2026 Güncel Rehber

Tapu iptali ve tescil davasında taşınmazın üçüncü kişilere devrini önlemek için ihtiyati tedbir nasıl talep edilir? Yaklaşık ispat, teminat, tapu şerhi, itiraz ve tedbirin kaldırılmasını 2026 güncel mevzuatıyla inceleyin.

GAYRIMENKUL HUKUKUGAYRIMENKUL | TAPU İPTALI VE TESCIL

Av. Süleyman Kesici

9/12/202613 min read

Tapu İptali ve Tescil Davasında İhtiyati Tedbir Nasıl İstenir? 2026 Güncel Rehber
Tapu İptali ve Tescil Davasında İhtiyati Tedbir Nasıl İstenir? 2026 Güncel Rehber

Tapu İptali ve Tescil Davasında İhtiyati Tedbir Nasıl İstenir? 2026 Güncel Rehber

Yayın tarihi: 12 Eylül 2026

Tapu iptali ve tescil davası açılırken yalnızca davanın sonunda taşınmazın kimin adına tescil edileceğini düşünmek yeterli olmayabilir.

Yargılama devam ederken dava konusu taşınmaz başka bir kişiye satılır, devredilir veya üzerinde yeni ayni haklar kurulursa uyuşmazlığın çözümü daha karmaşık hâle gelebilir. Bu nedenle bazı tapu iptali ve tescil davalarında dava ile birlikte taşınmazın üçüncü kişilere devrini önleyici ihtiyati tedbir talep edilmesi önem taşır.

Ancak tapu iptali davası açılmış olması, taşınmaz üzerine otomatik olarak tedbir konulacağı anlamına gelmez.

Mahkeme;

  • tedbirin gerçekten gerekli olup olmadığını,

  • davacının iddiasını destekleyen mevcut delilleri,

  • taşınmazın uyuşmazlığın doğrudan konusu olup olmadığını,

  • tedbir verilmezse hakkın elde edilmesinin zorlaşıp zorlaşmayacağını,

  • taraflar arasındaki menfaat dengesini

birlikte değerlendirir.

İhtiyati Tedbir Nedir?

İhtiyati tedbir, dava sonucunda verilecek kararın etkisiz kalmasını önlemek veya yargılama sırasında doğabilecek ciddi bir zararı engellemek amacıyla uygulanan geçici hukuki korumadır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya tamamen imkânsız hâle geleceğinden yahut gecikme nedeniyle ciddi bir sakınca veya zararın doğacağından endişe edilmesi durumunda uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

Tapu iptali ve tescil davalarında bunun en tipik örneği, dava konusu taşınmazın yargılama devam ederken üçüncü kişiye devredilme ihtimalidir.

Tapu İptali Davası Açılınca Tapuya Kendiliğinden Tedbir Konulur mu?

Hayır.

Davanın açılması ile ihtiyati tedbir birbirinden farklı işlemlerdir.

Davacı, taşınmazın üçüncü kişilere devredilmesini önlemek istiyorsa bunun için ayrıca ihtiyati tedbir talebinde bulunmalıdır.

Mahkeme de talebi HMK m.389 ve devamı hükümleri kapsamında değerlendirir.

Dolayısıyla:

“Tapu iptali davası açtım, artık taşınmaz satılamaz.”

şeklinde genel bir kabul doğru değildir.

Dava devam ederken taşınmazın hukuki durumunun korunması isteniyorsa tedbir talebinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Tapu İptali ve Tescil Davasında Neden Tedbir İstenir?

Temel amaç, dava konusu taşınmazın yargılama sırasında el değiştirmesi nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşmasını önlemektir.

Örneğin davacı;

  • muris muvazaası,

  • vekâlet görevinin kötüye kullanılması,

  • ehliyetsizlik,

  • inançlı işlem,

  • muvazaa,

  • sözleşmeden kaynaklanan tescil hakkı

gibi bir hukuki nedene dayanarak tapu kaydının kendi adına geçirilmesini talep ediyor olabilir.

Davalı taşınmazı dava sırasında üçüncü kişiye devrederse, üçüncü kişinin hukuki durumu, iyi niyet iddiası ve tapu siciline güven ilkesi gibi yeni sorunlar gündeme gelebilir.

Bu nedenle dava konusu taşınmazın hukuki durumunun yargılama sonuna kadar korunması bazı dosyalarda davanın etkili şekilde yürütülebilmesi açısından önemlidir.

İhtiyati Tedbir İçin Hangi Şartlar Aranır?

Tapu iptali ve tescil davasında da genel ihtiyati tedbir hükümleri uygulanır.

Temelde üç noktaya dikkat edilir.

1. Uyuşmazlık konusu bir taşınmaz bulunmalıdır

Tedbir kural olarak uyuşmazlık konusu üzerinde uygulanır.

Davada iptali ve tescili istenen taşınmaz doğrudan uyuşmazlığın konusu olduğundan, üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik tedbir bu açıdan tipik örnektir.

Buna karşılık dava konusu olmayan başka bir taşınmaz üzerine yalnızca alacağın güvence altına alınması amacıyla tedbir istenmesi aynı hukuki kurum kapsamında değerlendirilmez.

Bu noktada ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz birbirine karıştırılmamalıdır.

2. Tedbir verilmezse bir risk bulunmalıdır

Davacı, neden tedbire ihtiyaç bulunduğunu açıklamalıdır.

Örneğin;

taşınmazın daha önce kısa aralıklarla el değiştirmesi,

satış girişiminin bulunması,

davalının taşınmazı üçüncü kişiye devredeceğine ilişkin somut davranışları,

önceki devir zinciri,

uyuşmazlığın ortaya çıkmasından sonra gerçekleştirilen tasarruflar

tedbir ihtiyacının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

Ancak her dosyada mutlaka gerçekleşmiş bir satış teşebbüsünün bulunması gerektiği söylenemez.

Mahkeme somut risk üzerinden değerlendirme yapar.

3. Davacı haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir

İhtiyati tedbir aşamasında davanın tamamı sonuçlandırılmaz.

Davacının iddiasını kesin olarak ispat etmesi de bu aşamada beklenmez.

Ancak hiçbir delil göstermeden yalnızca:

“Taşınmaz aslında benimdir.”

denilmesi de kural olarak yeterli değildir.

HMK m.390/3, tedbir talep eden kişiden davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesini ister.

Yaklaşık İspat Ne Demektir?

Yaklaşık ispat, mahkemenin henüz davanın sonunda vereceği kesin kanaate ulaşması anlamına gelmez.

Tedbir aşamasında amaç, mevcut delillere bakıldığında davacının ileri sürdüğü hakkın ciddi ve korunmaya değer bir olasılık taşıyıp taşımadığını değerlendirmektir.

Tapu uyuşmazlığının türüne göre;

  • tapu kayıtları,

  • resmi senetler,

  • sözleşmeler,

  • banka transferleri,

  • vekâletnameler,

  • mirasçılık belgeleri,

  • geçmiş devir kayıtları,

  • yazılı belgeler,

  • başka dava veya soruşturma dosyaları

yaklaşık ispat değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Hangi delilin yeterli olacağı ise davanın hukuki sebebine göre değişir.

Örneğin muris muvazaasına dayanan bir dava ile vekâlet görevinin kötüye kullanılmasına dayanan dava aynı delil sistemiyle değerlendirilmez.

Mahkeme Karşı Tarafı Dinlemeden Tedbir Verebilir mi?

Evet.

HMK m.390/2 uyarınca hakların derhâl korunmasının zorunlu olduğu durumlarda hâkim karşı tarafı dinlemeden ihtiyati tedbir kararı verebilir.

Bunun nedeni oldukça açıktır.

Örneğin taşınmazın kısa süre içinde devredileceğine ilişkin ciddi bir risk varsa karşı tarafa önceden haber verilmesi, tedbirin ulaşmak istediği amacı ortadan kaldırabilir.

Ancak karşı taraf dinlenmeden verilen tedbir kararına daha sonra itiraz edilebilir.

Tapuya Ne Tür Tedbir Konulur?

Uygulamada talep çoğu zaman dava konusu taşınmazın:

üçüncü kişilere rızai olarak satış ve devrinin önlenmesi

şeklinde kurulur.

Mahkeme tedbirin kapsamını somut uyuşmazlığa göre belirler.

HMK m.391, mahkemeye sakıncayı veya zararı önleyecek uygun tedbire karar verebilme imkânı tanır.

Bu nedenle talepte yalnızca:

“Tedbir konulsun.”

demek yerine;

hangi taşınmaz üzerinde, hangi tasarrufların ve hangi kapsamda sınırlandırılmasının istendiğinin açıkça belirtilmesi

daha sağlıklı bir yaklaşımdır.

Ada, parsel, bağımsız bölüm ve mümkünse güncel tapu bilgileri açıkça gösterilmelidir.

“Davalıdır” Şerhi ile İhtiyati Tedbir Aynı Şey mi?

Hayır.

Bu iki kurum birbirine karıştırılmamalıdır.

Tapu kaydında taşınmaz hakkında dava bulunduğunu gösteren şerh, üçüncü kişilere uyuşmazlığın varlığını bildiren bir fonksiyon görebilir.

Ancak davalıdır şerhi tek başına malikin tasarruf yetkisini engellemez.

İhtiyati tedbir ise kararın kapsamına göre taşınmazın satış veya devrini fiilen sınırlandırabilir.

Bu nedenle:

“Tapuda dava şerhi var, artık taşınmaz satılamaz.”

şeklindeki yaklaşım her durumda doğru değildir.

İhtiyati Tedbir Dava Açılmadan Önce İstenebilir mi?

Evet.

HMK m.390'a göre dava açılmadan önce ihtiyati tedbir, esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden istenebilir.

Dava açıldıktan sonra ise tedbir talebi ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeye yapılır.

Ancak dava açılmadan önce tedbir kararı alınmışsa bunun devamı için önemli bir süre vardır.

HMK m.397 uyarınca tedbir isteyen taraf, tedbir kararının uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak zorundadır.

Aksi hâlde ihtiyati tedbir kendiliğinden kalkar.

Tedbir Kararı Alındıktan Sonra Başka Bir İşlem Yapmak Gerekir mi?

Evet.

Mahkemenin tedbir kararı vermesi tek başına sürecin her durumda tamamlandığı anlamına gelmez.

HMK m.393 uyarınca ihtiyati tedbir kararının uygulanması, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmelidir.

Bu süre içinde uygulanması istenmezse tedbir kararı kendiliğinden kalkabilir.

Taşınmazlar bakımından tedbir kararının ilgili tapu müdürlüğüne ulaştırılarak tapu siciline işlenmesi uygulamada kritik öneme sahiptir.

Kararın alınması kadar uygulanmasının takip edilmesi de bu nedenle önemlidir.

2026'da Tapu Siciline Tedbir Şerhi Neden Özellikle Önemli?

2026 yılında Anayasa Mahkemesinin gündemine gelen bir bireysel başvuruda, mahkemece verilen ihtiyati tedbir şerhinin tapu sicil müdürlüğünce işlenmemesinin ardından aile konutu niteliğindeki taşınmazın satılması tartışma konusu olmuştur.

Bu olay, pratik açıdan önemli bir noktayı gösterir:

Tedbir kararının varlığı ile kararın tapu sicilinde fiilen uygulanması aynı şey değildir.

Bu nedenle taşınmaz davalarında mahkeme kararından sonra tedbir şerhinin ilgili sicile işlenip işlenmediğinin takip edilmesi önemlidir.

İhtiyati Tedbir İçin Teminat Göstermek Gerekir mi?

Kural olarak evet.

HMK m.392'ye göre ihtiyati tedbir talep eden taraf, ileride haksız çıkması hâlinde karşı tarafın veya üçüncü kişilerin uğrayabileceği muhtemel zararları karşılamak üzere teminat göstermek zorundadır.

Ancak kanun bazı istisnalara da izin verir.

Talep;

  • resmî belgeye,

  • başka kesin bir delile

dayanıyorsa veya somut durum ve koşullar bunu gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini açıklayarak teminat alınmamasına karar verebilir.

Adli yardımdan yararlanan kişinin ise teminat göstermesi gerekmez.

Dolayısıyla:

“Tapu iptali davasında tedbir her zaman teminatsızdır.”

şeklinde bir kural bulunmamaktadır.

Teminat Miktarı Nasıl Belirlenir?

Kanunda tapu iptali davaları için bütün dosyalarda uygulanacak sabit bir teminat oranı öngörülmemiştir.

Teminat miktarı, tedbir nedeniyle karşı taraf veya üçüncü kişiler bakımından ortaya çıkabilecek muhtemel zarar dikkate alınarak mahkeme tarafından belirlenir.

Taşınmazın değeri, tedbirin kapsamı ve dosyanın özellikleri bu değerlendirmeyi etkileyebilir.

Mahkeme teminat alınmamasına karar veriyorsa bunun gerekçesini de açıklamalıdır.

Tedbire İtiraz Edilebilir mi?

Evet.

Karşı taraf dinlenmeden verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edilebilir.

HMK m.394 uyarınca karşı taraf;

tedbir uygulanırken hazır bulunmuşsa uygulamadan,

hazır bulunmamışsa uygulamaya ilişkin tutanağın kendisine tebliğinden

itibaren bir hafta içinde tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebilir.

Tedbir nedeniyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de tedbiri öğrendikten sonra kanundaki şartlarla itirazda bulunabilir.

Mahkeme itiraz sonucunda tedbiri;

  • aynen devam ettirebilir,

  • değiştirebilir,

  • kaldırabilir.

İtiraz Yapılması Tedbiri Otomatik Olarak Durdurur mu?

Hayır.

Kanunda aksi yönde karar verilmedikçe, ihtiyati tedbire yapılan itiraz tedbirin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz.

Benzer şekilde tedbir kararına ilişkin kanun yolu başvurusu yapılması da kural olarak uygulamayı durdurmaz.

Böylece tedbirin koruyucu fonksiyonunun yalnız itiraz nedeniyle etkisiz hâle gelmesi önlenmiştir.

Tedbir Daha Sonra Kaldırılabilir mi?

Evet.

İhtiyati tedbir dava sonuna kadar değişmez biçimde devam etmek zorunda değildir.

HMK m.395 kapsamında uygun teminat gösterilmesi hâlinde tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması mümkün olabilir.

Ayrıca HMK m.396 uyarınca tedbir kararının verilmesine neden olan durum ve koşullar değişirse mahkeme talep üzerine tedbiri değiştirebilir veya kaldırabilir.

Örneğin yargılama ilerlemiş, önemli deliller toplanmış veya tedbiri gerektiren risk ortadan kalkmış olabilir.

Mahkeme güncel koşulları yeniden değerlendirir.

Tedbir Dava Sonuna Kadar Devam Eder mi?

HMK m.397 uyarınca aksi belirtilmediği takdirde ihtiyati tedbir kararının etkisi nihai karar kesinleşinceye kadar devam eder.

Ancak bu hüküm, tedbirin hiçbir şekilde kaldırılamayacağı anlamına gelmez.

İtiraz, teminat veya koşulların değişmesi nedeniyle tedbir daha önce kaldırılabilir veya değiştirilebilir.

İhtiyati Tedbir Yıllarca Devam Edebilir mi?

Yargılamaların uzaması halinde taşınmaz üzerindeki tedbirin uzun süre devam etmesi mülkiyet hakkı açısından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir mesele hâline gelir.

Anayasa Mahkemesi 2025 sonunda açıkladığı bazı bireysel başvuru sonuçlarında, ihtiyati tedbirlerin uzun süre devam etmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Bu nedenle tedbirin ilk verildiği tarihte hukuka uygun olması, tedbirin süresinin ve devam eden gerekliliğinin hiçbir zaman sorgulanamayacağı anlamına gelmez.

Geçici hukuki koruma, niteliği gereği ulaşılmak istenen amaçla orantılı biçimde uygulanmalıdır.

Mahkeme Tedbir Talebini Reddederse Ne Olur?

İhtiyati tedbir talebinin reddedilmesi, tapu iptali ve tescil davasının da reddedildiği anlamına gelmez.

İki değerlendirme birbirinden farklıdır.

Mahkeme henüz dava başında:

“Mevcut deliller yaklaşık ispat için yeterli değil.”

diyerek tedbir talebini reddedebilir.

Buna rağmen yargılama devam eder, yeni deliller toplanır ve davanın sonunda tapu iptali ve tescil talebi kabul edilebilir.

Ayrıca değişen delil ve koşullara göre yargılama sırasında yeniden ihtiyati tedbir talep edilmesi de mümkün olabilir.

Tedbir Talebi Reddedilirse İstinafa Gidilebilir mi?

HMK m.391'e göre ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekçeli kararla yapılır ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir.

Aynı şekilde karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir kararları bakımından da kanun yolu gündeme gelebilir.

Tedbire ilişkin kanun yolu incelemeleri öncelikli olarak yapılır ve kanunun öngördüğü şekilde kesin karara bağlanır.

Bu nedenle tedbir talebi reddedildiğinde yalnızca:

“Mahkeme kabul etmedi.”

denilip sürecin bırakılması yerine, ret gerekçesinin özellikle yaklaşık ispat, tedbir ihtiyacı ve ölçülülük açısından değerlendirilmesi gerekir.

Haksız İhtiyati Tedbir Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?

Evet.

İhtiyati tedbir güçlü bir hukuki koruma olduğu için, haksız tedbirin sonuçlarına ilişkin de ayrı bir sorumluluk mekanizması vardır.

HMK m.399'a göre lehine ihtiyati tedbir verilen tarafın tedbir talep ettiği anda haksız olduğu anlaşılır veya tedbir kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılırsa, şartlarının oluşması hâlinde haksız tedbir nedeniyle ortaya çıkan zararların tazmini gündeme gelebilir.

Bu nedenle ihtiyati tedbir:

“Nasıl olsa bir zararı olmaz, her davada isteyelim.”

şeklinde kullanılan rutin bir talep olmamalıdır.

Tedbirin amacı, gerçek bir riski önlemektir.

Tapu İptali Davasında İhtiyati Tedbir Talebi Nasıl Kurulmalıdır?

Sağlıklı bir tedbir talebinde yalnız sonuç bölümü değil, talebin gerekçesi de açık olmalıdır.

Dilekçede mümkün olduğunca şu sorular cevaplanmalıdır:

Hangi taşınmaz hakkında tedbir isteniyor?

Ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgileri açıkça belirtilmelidir.

Davacının taşınmaz üzerindeki iddiasının hukuki sebebi nedir?

Muris muvazaası mı?

Vekâlet görevinin kötüye kullanılması mı?

Ehliyetsizlik mi?

Başka bir hukuki sebep mi?

Mevcut deliller nelerdir?

Yaklaşık ispatı sağlayabilecek belgeler somut biçimde gösterilmelidir.

Tedbir verilmezse hangi risk doğacaktır?

Taşınmazın devri, yeni ayni hak kurulması veya uyuşmazlığın daha karmaşık hâle gelmesi gibi riskler açıklanmalıdır.

Tam olarak hangi tedbir isteniyor?

Örneğin dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere rızai satış ve devrinin önlenmesi.

Bu şekilde kurulmuş bir talep, yalnızca:

“Tedbir istiyoruz.”

ifadesinden hukuken çok daha anlamlıdır.

Sık Sorulan Sorular

Tapu iptali davası açınca taşınmaz otomatik olarak satılamaz hâle gelir mi?

Hayır. Dava açılması tek başına ihtiyati tedbir değildir. Taşınmazın devrinin önlenmesi isteniyorsa ayrıca tedbir talep edilmesi gerekir.

Tapu iptali davasında tedbir şart mı?

Her dosyada zorunlu değildir. Tedbir ihtiyacı taşınmazın devredilme riski ve somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.

Mahkeme karşı tarafı dinlemeden tapuya tedbir koyabilir mi?

Hakların derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde HMK m.390 gereğince karşı taraf dinlenmeden tedbir kararı verilebilir.

Tedbir için davayı kesin olarak ispatlamak gerekir mi?

Hayır. İhtiyati tedbir aşamasında yaklaşık ispat aranır. Ancak yalnız soyut iddia da yeterli değildir.

Tapu iptali ve tescil davasında teminat zorunlu mu?

Kural olarak tedbir isteyen taraf teminat gösterir. Ancak HMK m.392'de belirtilen koşullarda mahkeme gerekçesini açıklayarak teminatsız tedbir kararı verebilir.

“Davalıdır” şerhi taşınmazın satışını engeller mi?

Kural olarak dava şerhi, uyuşmazlığın varlığını gösterir; ihtiyati tedbir gibi tasarruf yetkisini otomatik olarak sınırlandırmaz.

Tedbir kararına kaç gün içinde itiraz edilir?

Karşı taraf dinlenmeden verilen tedbirde, HMK m.394'te belirtilen başlangıç anından itibaren bir haftalık itiraz süresi bulunmaktadır.

Dava açılmadan önce tedbir alınabilir mi?

Evet. Ancak kararın uygulanmasının talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas dava açılmazsa tedbir kendiliğinden kalkar.

Mahkeme tedbir verdi, başka işlem yapmam gerekir mi?

Evet. Tedbir kararının uygulanması HMK m.393 kapsamında süresinde talep edilmelidir. Taşınmaz bakımından kararın tapu siciline işlenmesinin takip edilmesi ayrıca önemlidir.

Tedbir reddedilirse daha sonra tekrar istenebilir mi?

Dosyaya yeni deliller girmesi veya koşulların değişmesi durumunda yeniden tedbir talebi gündeme gelebilir.

Tedbir tapu davası kesinleşinceye kadar devam eder mi?

Aksi belirtilmedikçe HMK m.397 uyarınca tedbirin etkisi nihai karar kesinleşinceye kadar devam eder. Ancak koşullar oluşursa daha önce değiştirilmesi veya kaldırılması mümkündür.

Sonuç

Tapu iptali ve tescil davalarında ihtiyati tedbirin amacı davacıya henüz davayı kazanmış gibi bir hak vermek değildir.

Amaç, yargılama sonunda verilecek kararın anlamını kaybetmesini önlemektir.

Bu nedenle tedbir değerlendirmesinin merkezinde üç soru bulunur:

Davacının korunmaya değer bir hak iddiası mevcut mu?

Bu iddia mevcut delillerle yaklaşık olarak ortaya konulmuş mu?

Tedbir verilmezse hakkın elde edilmesi ciddi biçimde zorlaşabilir mi?

Özellikle taşınmazın üçüncü kişiye devredilme ihtimali bulunan tapu iptali ve tescil davalarında bu değerlendirme önem kazanır.

Ancak tedbirin kapsamı da gereğinden geniş olmamalıdır.

İhtiyati tedbir bir taraftan davacının olası hakkını korurken diğer taraftan mevcut tapu malikinin mülkiyet hakkını sınırlandırır. Bu nedenle gereklilik, yaklaşık ispat ve ölçülülük birlikte değerlendirilmelidir.

Dava açılırken yalnızca “tapu iptali ve tescil” talebinin nasıl kurulacağı değil, yargılama devam ederken dava konusu taşınmazın hukuki durumunun nasıl korunacağı da düşünülmelidir.

Bazı taşınmaz uyuşmazlıklarında davanın en kritik ilk adımlarından biri tam olarak budur.

Hukuki Dayanaklar

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389–399.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun tapu siciline ve ayni haklara ilişkin hükümleri.

Anayasa m.35.

Anayasa Mahkemesinin mülkiyet hakkı ile ihtiyati tedbirlerin süresi ve ölçülülüğüne ilişkin bireysel başvuru kararları.

İlgili Yazılar

Tapu İptali ve Tescil Davası Nedir? Hangi Durumlarda Açılır?

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası

Vekâlet Görevinin Kötüye Kullanılması Nedeniyle Tapu İptali Davası

Tapu Siciline Güven İlkesi Ne Anlama Gelir?

Yazar: Av. Süleyman Kesici

Yayın tarihi: 12 Eylül 2026

Bilgilendirme Notu: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İhtiyati tedbir kararı; davanın hukuki sebebi, mevcut deliller, taşınmazın durumu ve somut riskler dikkate alınarak her dosyada ayrıca değerlendirilir.

Kesici Hukuk

© 2026 Kesici Hukuk, Avukat Süleyman Kesici Hukuk Bürosu. Tüm hakkı saklıdır.

Faaliyet Alanları
Avukat Süleyman Kesici | Antalya avukat | Av. Süleyman Kesici | Avukat Süleyman Kesici Hukuk BürosuAvukat Süleyman Kesici | Antalya avukat | Av. Süleyman Kesici | Avukat Süleyman Kesici Hukuk Bürosu